Erdem Başçı, Enflasyon Tahminlerini Açıkladı
2012 ve 2013 yılı enflasyon tahminlerini açıklayan Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı, "Enflasyonun, yüzde 70 olasılıkla, 2012 yılı sonunda orta noktasının yüzde 6,5 olmak üzere yüzde 5,1 ile yüzde 7,9 aralığında, 2013 yılı sonunda ise orta noktası yüzde 5,1 olmak üzere yüzde 3,3 ile yüzde 6,9 aralığında gerçekleşeceğini tahmin ediyoruz" dedi.

Yüksek oranlı fiyat ayarlamaları ve işlenmemiş gıda fiyatlarındaki gelişmelerin kısa vadede enflasyonda öngörülenin üzerinde bir artışa neden olduğunu ifade eden Başçı, 'Bu durumun beklentileri bozmasına izin vermemek için Ekim ayından itibaren para politikasında önemli bir sıkılaştırmaya gittik. Bu çerçevede, faiz koridorunu yukarı doğru genişlettik ve bir hafta vadeli repo ihalesi ile yapılan Türk Lirası fonlama miktarını ayarlayarak ortalama fonlama maliyetini belirgin şekilde yükselttik 'dedi.
Erdem Başçı, Para Politikası Kurulu olarak enflasyon görünümünün orta vadeli hedeflerle uyumlu olması için para politikasındaki sıkı duruşun bir müddet daha devam etmesi gerektiğini düşündüklerini, ayrıca, küresel ekonomiye dair belirsizliklerin sürmesi nedeniyle de para politikasında esnekliğin korunmasının uygun olacağı kanaatinde olduklarını ifade etti. Uyguladıkları politikaların etkisiyle son dönemde getiri eğrisinin aşağı yönlü bir eğim aldığının görüldüğünü anımsatan Baçlı, 'Bu durum parapolitikası duruşunun sıkı olduğunu gösteriyor. Böylelikle, kredi artış oranının da daha makul seviyelere doğru gerilediğini görüyoruz 'şeklinde konuştu. 'HÜKÜMETE AÇIK MEKTUP GÖNDERECEĞİZ ' 2011 yılının son çeyreğinin parasal ve finansal koşullardaki sıkılaşmanın devam ettiği ve kredilerdeki yavaşlamanın belirginleştiği bir dönem olduğunu ifade eden Erdem Başçı, enflasyonun 2011 yılı sonunda yüzde 10,45 seviyesine ulaşarak hedefin belirgin olarak üzerinde gerçekleştiğini söyledi. Başçı, 'Bildiğiniz gibi, Merkez Bankası Kanunu`nun 42. maddesi uyarınca, enflasyonun hedeften belirgin olarak sapması durumunda sapmanın nedenlerini ve alınması gereken önlemleri hükümete yazılı olarak bildirmemizve kamuoyuna açıklamamız gerekiyor. Bugün hükümete göndereceğimiz açık mektubu saat 12.00`de internet sayfamızda yayımlamak suretiyle kamuoyu ile paylaşacağımızı da burada duyurmakta fayda görüyorum 'dedi.
Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı, bir önceki rapordan bu yana yaşanan bazı gelişmelerin enflasyonun Ekim ayında açıkladıkları tahminlerden önemli ölçüde sapmasına neden olduğunu ifade ederek şunları söyledi; 'Bu sapmada işlenmemiş gıda fiyatlarında gerçekleşen öngörülerimizin üzerindeki artışlar önemli rol oynadı. Diğer taraftan, risk iştahının bozulmaya devam etmesi ve bunun sonucunda Türk lirasındaki değer kaybının sürmesi de kısa vadeli tahminlerimizin sapmasına yol açan bir diğer gelişme oldu. Enflasyonun tahmin aralığı içinde kalma olasılığı yüzde 70`tir. Yılın son çeyreğinde temel enflasyon göstergeleri döviz kuru gelişmelerinin gecikmeli etkilerine bağlı olarak artış eğilimini korudu. Bu artışın esasolarak temel mal fiyatlarından kaynaklandığını gözlüyoruz. Öte yandan, hizmet enflasyonunun ana eğiliminin yansıda da görüldüğü gibi ılımlı bir seyir izlemesi, ikincil etkilerin sınırlı kaldığını gösteriyor. ' 2011 yılının son çeyreğine ilişkin göstergelerin yurt içi nihai talebin yatay seyrini koruduğunu ve ekonomideki dengelenmenin öngördükleri şekilde sürdüğünü gösterdiğini anlatan Başçı, 'Önümüzdeki dönemde parasal sıkılaştırmanın da etkisiyle yurt içi nihai talep büyümesinin sınırlı kalmaya devam edeceğini düşünüyoruz. Nitekim yakın döneme ilişkin kredi ve sipariş verileri bu görünümü destekliyor. Bu çerçevede, enflasyon tahminlerimizi oluştururken yılın ilk aylarında yurt içi talebin yavaşlamaya devamettiği bir görünümü esas aldık. Konuşmamın başında da belirttiğim gibi, Ekim Enflasyon Raporu`nu yayımladığımız tarihten bu yana küresel büyüme tahminleri özellikle Euro bölgesi kaynaklı olarak belirgin şekilde aşağı yönlü güncellendi. Bunun bir yansıması olarak, Türkiye için ihracat ağırlıklı küresel büyüme endeksine ilişkin projeksiyonlar da dış talebimizde bir önceki döneme kıyasla daha düşük bir büyüme görünümü ortaya koyuyor Dolayısıyla, tahminlerimizi oluştururken dış talebin bir önceki döneme kıyasladaha zayıf seyrettiği bir çerçeveyi esas aldık. Özetle, çıktı açığı tahminlerimizi, üçüncü çeyrekte iktisadi faaliyetin beklenenden daha güçlü gerçekleşmesi nedeniyle, 2011 yılının ikinci yarısı için yukarı yönlü güncellemiş bulunuyoruz 'dedi
'2012 YILSONU ENFLASYON TAHMİNİNİ YUKARI YÖNLÜ GÜNCELLEDİK ' Başçı, enflasyon tahminlerini oluştururken para politikasındaki sıkı duruşun bir müddet daha devam edeceğini; bu doğrultuda kredilerin yıllık büyüme eğiliminin yüzde 15 civarında seyredeceğini, Türk lirasının ise ılımlı bir değerlenme eğilimi sergileyeceğini varsaydıklarını söyledi. Bu çerçevede, enflasyonun, yüzde 70 olasılıkla, 2012 yılı sonunda orta noktasının yüzde 6,5 olmak üzere yüzde 5,1 ile yüzde 7,9 aralığında, 2013 yılı sonunda ise orta noktası yüzde 5,1 olmak üzere yüzde 3,3 ile yüzde 6,9aralığında gerçekleşeceğini tahmin ettiklerini anlatan Başçı, 'Orta vadede enflasyonun yüzde 5 hedefi düzeyinde istikrar kazanacağını öngörüyoruz Enflasyonun tahmin aralığı içinde kalma olasılığı yüzde 70`tir 'diye konuştu.
Talep ve maliyet unsurlarına ilişkin olarak son üç ay içinde kaydedilen gelişmelerin bir önceki rapora kıyasla önemli bir değişime işaret etmediğini dile getiren Başçı, buna karşın, yeni tahminlerin hemen öncesinde gerçekleşmiş olan enflasyon oranının önceki rapora kıyasla daha yüksek bir seviyede oluşması nedeniyle 2012 yılsonu enflasyon tahmininin yukarı yönlü güncellemiş bulunduklarını ifade etti. Başçı, şöyle devam etti; '2011 yılında döviz kuru ve emtia fiyatlarındaki birikimli artışlar, işlenmemiş gıda fiyatlarındaki hızlı yükseliş ve yönetilen/yönlendirilen fiyatlardaki gelişmeler sonucunda enflasyon yüksek seviyelere çıkmış bulunuyor. Enflasyonun yılın ilk çeyreğinde bu seviyeleri koruyacağını, ikinci çeyrekten itibaren ise kademeli bir düşüş eğilimi sergileyeceğini tahmin ediyoruz. Ekim ayından bu yana uyguladığımız sıkı para politikası, beklentileri kontrol altına alarak fiyatlama davranışlarının bozulmasınıengellemektedir. Dolayısıyla, geçici fiyat hareketlerinin yıllık enflasyon üzerindeki birikimli etkileri 2012 yılında kademeli olarak ortadan kalktıkça enflasyonun aşağı yönlü bir seyir izlemesini bekliyoruz.Bu çerçevede, enflasyondaki düşüşün özellikle yılın son çeyreğinde belirginleşeceğini tahmin ediyoruz. Enflasyon görünümüne dair risklere geçmeden önce bir konuya özellikle değinmek istiyorum. Dikkat ederseniz 2012 yılsonu için yüzde 5 hedefimizin üzerinde bir tahmin verdim. Çünkü enflasyonu hemen 2012 yılının sonunda hedefe getirmenin oldukça maliyetli olabileceğini düşünüyoruz. Mevcut durumda yüzde 10,45 olan enflasyonu 12 ay içinde yüzde 5 düzeyine düşürmek iktisadi faaliyette arzu edilmeyendalgalanmalara yol açabilecektir. Bu nedenle hedefe ulaşma sürecinin yaklaşık bir buçuk yıllık bir zaman dilimine yayılmasının daha uygun olacağını düşünüyoruz. Dolayısıyla, enflasyonun yüzde 5`lik hedefe 2013 yılının ortalarında ulaşacağı bir çerçeveyi esas aldık. Öte yandan, önümüzdeki dönemde risk iştahının belirgin şekilde iyileşmesi ve gelişmekte olan ülkelere yönelik sermaye akımlarının tekrar hızlanarak Türk lirasındaki değerlenmenin baz senaryodaki varsayımımıza kıyasla daha güçlü olması durumunda,hedefe 2012 yılının sonunda ulaşılması mümkün olabilecektir. Bu noktada, açıklanacak her türlü yeni veri ve haberin para politikası duruşunu değiştirmemize neden olabileceğini tekrar vurgulamak isterim. Dolayısıyla, tahminlerimizi oluştururken para politikasının görünümüne ilişkin ifade etmiş olduğum varsayımlar tarafımızca verilmiş bir taahhüt olarak algılanmamalıdır. ' 'EURO BÖLGESİNE İLİŞKİN SORUNLAR ÖNÜMÜZDEKİ DÖNEMDE KÜRESEL PİYASALARDAKİ OYNAKLIĞIN SÜRECEĞİNE İŞARET EDİYOR ' 2011 yılının son üç ayında tüketici fiyatlarının birikimli artış oranının yüzde 5,66 olduğunu dile getiren Başçı, 'Bu artış 2012 yılının son çeyreğine kadaryıllık enflasyon hesabının içinde kalacak. Bu nedenle önümüzdeki dönemde enflasyonun ana eğilimi hedefle uyumlu seviyelere gerileyecek olsa dahi, 12 aylık birikimli fiyat artışları ile ölçülen enflasyon yılın son çeyreğine kadar hedefin belirgin olarak üzerinde seyredebilir. Ekim ayından itibaren gerçekleştirdiğimiz parasal sıkılaştırma ikincil etkilerin ortaya çıkma olasılığını azaltmış olsa da, önümüzdeki dönemde enflasyon beklentileri ve fiyatlama davranışlarını dikkatle takip ederek orta vadelienflasyon görünümünün hedefle uyumlu olması için gereken tedbirleri alacağımızı tekrar vurgulamakta fayda görüyorum. Küresel ekonomiye dair belirsizliklerin devam etmesi para politikasında esnek bir yaklaşıma sahip olmanın önemini ortaya koyuyor. Raporda sunduğumuz orta vadeli görünüm Euro Bölgesi`ndeki sorunların kademeli bir şekilde çözüleceği ve küresel ekonomide ek bir kötüleşme olmayacağı varsayımına dayanıyor 'ifadelerini kullandı.
Erdem Başçı, Euro bölgesindeki sorunların çözümünün beklenenden uzun ve sancılı olma olasılığının hem küresel büyüme, hem de risk iştahına dair aşağı yönlü risk oluşturduğunu vurguladı. Çözüme yönelik atılan adımların beklenenden daha hızlı ve kararlı bir şekilde sonuçlandırılması halinde ise küresel ekonomiye dair öngörülenden daha olumlu bir algılama ortaya çıkabildiğini dile getiren Başçı, 'Böyle bir durum, gelişmiş ülkelerin merkez bankalarının uyguladığı miktarsal genişleme politikasının daetkisiyle risk iştahını güçlendirerek gelişmekte olan ülkelere yönelen sermaye akımlarını tekrar hızlandırabilir. Sonuç olarak, Euro Bölgesi`ne ilişkin süregelen sorunlar ve buna yönelik tedbirlerin etkililiğine ilişkin belirsizlikler, önümüzdeki dönemde küresel piyasalardaki oynaklığın süreceğine işaret ediyor. Bu görünümün, birden fazla aracın kullanıldığı esnek para politikası yaklaşımını gerekli kıldığı kanaatindeyiz. Önümüzdeki dönemde küresel ekonomideki gelişmeleri yakından izleyerek üzerimize düşentedbirleri gecikmeksizin almaya devam edeceğimizi bir kez daha ifade etmekte fayda görüyorum 'dedi.
Enflasyon görünümüne dair bir diğer risk unsurunun petrol fiyatlarına ilişkin belirsizlikler olduğunu ifade eden Başçı, 'Her ne kadar küresel iktisadi görünümün zayıf seyri emtia fiyatları üzerinde aşağı yönlü baskı oluştursa da, son dönemde petrol arzına dair sorunların belirginleşmesinin, enerji fiyatlarının görünümüne ilişkin yukarı yönlü bir risk unsuru olarak ortaya çıktığını görüyoruz. Böyle bir riskin gerçekleşmesi halinde, geçici fiyat hareketlerine tepki vermeyeceğimizi, ancak beklentilerinbozulmasına kesinlikle müsaade etmeyeceğimizi tekrar vurgulamak istiyorum 'diye konuştu.
