Enerji Bakanı Uzan Davasını Değerlendirdi
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Uzan ailesinin kaybettiği Libananco davası sonrası çok sert açıklamalarda bulunarak, "Türkiye böyle bir sülükten ve kamburdan kurtulmuştur" dedi.

Kendisini devletten üstün sayanların geldiği noktayı gördüklerini söyleyen Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, "Özellikle Cem Uzan`ın, Başbakanımıza yönelik siyasi linç kampanyasına alet etmek için kullandığı bu dava sonuçlandı. Kendini devletten üstün sayanların hukuk tanımayanların en son geldiği noktayı gördük. AK Parti hükümetlerinden önce bunların sahtekarlık, yolsuzlukları bilinmiyor değildi. Devletin, milletin haklarının koruyacak irade yoktu. Bu siyasi bir hareket değildir. Uzan`larınsıkça kullanmaya çalıştığı gibi siyasi bir konu değildir. 5 dava görüldü. 5 davanın toplam tutarı 230 milyar dolar. Bu kişiler bu davalarında haklı olduklarını anlatabilseler, AİHM dahilinde istedikleri para 230 milyar dolardı. 2003 yılında 235 milyar dolar gayri safi milli hasıla vardı. Vatandaşımızdan kişi başına 3 bin dolar gelir talep ettiler. Bu kadar organize ve sahtecilikle, özellikle Polonya`da hileli evrak kullanmak ve sahtecilik yapmakla ilgili resmi belgeler vardı. Başbakan ve Cumhurbaşkanımızabize destek oldukları için teşekkür ediyorum. Bu kişi başına düşen milli gelirin tamamını isteyen, Türkiye Cumhuriyeti hükümetlerinin uluslararası en büyük davasıdır. Temyiz yolu vardır. Hakem heyeti ve tahkim kuruluna teşekkür ediyoruz. Kendilerinin sağduyusuna ve yaklaşımlarına zaten güveniyorduk. Bu güven boşa çıkmadı. Uluslararası soygun tarzında düzenlenen bir yapıydı. Onlarda göz yummadılar. Bizim için son derece önemli konu. Son dava 10.1 milyar dolar, faizleriyle 18 milyar dolar olan bir dava.Kendilerinin yetkili kılınması ile olan dava reddedildi. Türkiye Cumhuriyeti haklı bulundu" ifadelerini kullandı
Bakanlık olarak 6 yıldan bu yana işlerinin yüzde 50`sini Uzan`ların davasına verdiklerini ifade eden Taner Yıldız, sülükten ve kamburdan kurtulduklarını söyledi. Yıldız, "Türkiye`de yapmamız gereken birçok işten fedakarlık yapıp bu davaya yoğunlaşıp tekzip ettik. Türkiye böyle bir sülükten ve kamburdan kurtulmuştur. Kangren olmaya yüz tutmuş kol kesilip atılmıştır. Devlet içinde devlet olmaya çalışmanın, kural tanımayanların güçlü Türkiye Cumhuriyeti karşısında ezilmiş olmasını gördük. Türkiye`ninuluslararası hukuk alanında başarısıdır. Türkiye`nin hukuk alanındaki başarıları için önemli bir başarı olmuştur" diye konuştu. Davada temyiz yoluna gidilip gidilmediğinin sorulması üzerine, sonuçlanan dosyanın usül açısından yapılan bir dava olduğunu vurgulayan Bakan Yıldız, şöyle konuştu; "Bu kadar uzamış olması da problemli olduğunu gösteriyor. Bu dava kabul edilmiş olsa, Uzan`ların müracaatı kabul edilse, esastan görüşülmeye başlanacaktı. Davanın daha giriş kısmında reddedilmesi çok önemli. Düzenlemiş oldukları sahte evrakların, hile yolu ile yapılan evrakların, bu şirketlerden imtiyaz haklarının fesh edilmesinden zarar gördüklerini iddia etmişlerdi. Uluslararası hukuk alanında tekrar bir temyiz yolunun olması bizi sıkıntıya uğratmıyor. Biz uluslararası arenada özellikle hakem heyetininson derece sağduyulu olduğunu düşünüyoruz. Haklı olduğumuz davada, haklı olduğumuzun görülmesi sevindiricidir." Davanın, Türkiye`nin önemli bir hukuk zaferi olduğunun altını çizen Bakan Yıldız, "Her vatandaşımızın hakkı olan, toplanan vergilerden böyle bir paranın ödenmesinin vatandaşlara haksızlık olduğunu düşündük. Göreve geldiğimizde Edirne`den Kars`a 4 milyar dolarlık yatırım bütçemiz vardı. Şu anda Gayri Safi Milli Hasılanın 3`de 1`ini tahsil etmeye çalışan yapıyla karşı karşıyayız. Bu yüzden çok kızgınım. Harçlıklarımızdan biriktirdiklerimizi Somali`deki insanlara verebiliriz. Ama haksızlıkla, yolsuzluklabizden 1 dolar almak isteyenlere karşıyız. Vatandaşımız bu paraları bize emanet etti. Bu dava kendi haline bırakılsa kesinlikle bu insanlar, bu ülkenin sülükleri bunu emmek isteyecekler. AK Parti öncesinde de bu tür işler yaptılar. ÇEAŞ ve Kepez ile alakalı 2 kez gelip el koyamamışlardır. Emniyet`e ve her kuruma nüfus eden insanlardeaklı olduklarını anlatabilseler, AİHM dahilinde isteı. Bu sahtecilik yeni olan bir şey değildi. Bu siyasi bir hareket değildir. Son derece sıkıntı doğurabilecek bir yapıdır.Türkiye`nin özellikle Türkiye`deki yargıların hukuki temel prensiplerine uygunluğunun da teyididir. AİHM`ye verdikleri dava tutarı 180 milyar dolardı. Onun temyizi yok. O davada Türkiye Cumhuriyeti lehine sonuçlandı. Tamamen düşmanca tavırlarla, Türkiye`yi düşman yerine koyarak, davadaki üslup ve avukatların üslubuna da dikkat çekiyorum. O insanlar da bu ülkede yaşayıp para kazandılar. Bu kadar büyük bir organize ve soygunla karşı karşıydık. Türkiye`nin önemli bir hukuki zaferidir" ifadelerine yerverdi.
Bakan Taner Yıldız, bir gazetecinin sorusu üzerine Başbakan Recep Tayyip Erdoğan`a dün akşam bilgi verdiğini, kendisinin sonucu memnuniyetle karşıladığını anlatırken, açıklamasını şöyle sürdürdü; "Türkiye Cumhuriyeti hükümetinin en büyük davası olarak bakıldı. Oluşturabileceği tahribat açısından da bakarsak başbakanımıza bu süreçte çamur atılmaya çalışıldı. Bu dava kalkan olarak kullanılmaya çalışıldı." Uzanlar`ın kırmızı bültenle arandığının hatırlatması üzerine ise Bakan Yıldız şöyle konuştu: "Kendisinin yeri bellidir. Adalet Bakanlığı`mızın bu hususta girişimleri olacak. İade ile ilgili kısımlar bakanlığımızın çalışması değildir. Burada suç işlenmiştir. Dava sonuçlanmıştır. İadesiyle alakalı talep Adalet Bakanlığımızla takip edecektir."
