Hipertansiyondan ve Tedavisi
SamsunPark Tıp Merkezi Kardiyoloji Uzmanı Dr.

Türk toplumu gibi dünya üzerinde en sık görülen kronik hastalıkların başında gelen hipertansiyon konusunda bilgi veren SamsunPark Tıp Merkezi Kardiyoloji Uzmanı Dr. Muharrem Arslandağ, özellikle gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde en önemli ölüm nedeni olan kalp ve damar hastalıklarının tedavi edilebilir hastalıklar arasında olduğunu kaydetti. Tıbbi derneklerimizin yapmış olduğu birçok çalışmada Türkiye`de her 3 yetişkinden birinin hipertansiyon (HT) mevcut olduğu gösterdiğini belirten Arslandağ,özellikle yaş ve eşlik eden kronik hastalıklar arttıkça HT`nin daha da arttığını ifade etti. HT hastalarının büyük bir kısmının hastalığının farkında olmadığına dikkat çeken Arslandağ, farkında olan toplulukta da çok az bir kesim doğru hekime gidip doğru tedaviyi alabildiğini vurguladı. Tansiyon değerinin yüksek çıkmasının hipertansiyon hastalığının belirtisi olabileceğini belirten Dr. Arslandağ, "Sağlıklı bireylerde kalbin her atışı ile kan damarlarına pompalanan kan ve bu kanın damar duvarında yaptığıstres ile oluşan kan basıncı (KB) değeri, sistolik (büyük) tansiyon için 120 mmHg ve diyastolik (küçük) tansiyon için 80 mmHg ve altındadır. Dolayısı ile büyük KB değeri 140 ve küçük KB değeri 85 mmHg değerlerinden yüksek olan bireyler HT varlığından söz edilir. 120-140 ve 80-85 mmHg arasında kalan bireyler ise HT oluşması için risk altında bulunan bireylerdir. Bu kişiler için her zaman ilaç tedavisi gerekmeyebilir" dedi.
"Hipertansiyon hastalığının hedef organları içinde en fazla miktarda kan damarı bulunduran hayati öneme haiz dokulardır. Bunlar beyin, böbrek, kalp ve göz dokusudur" diyen Arslandağ, "Bu dokularda meydana gelen hasar belli bir evreye kadar geri çevrilebilir, ancak geç kalınmışsa hasar geri dönmez ve kalıcı fonksiyon kaybı oluşur. Bu fonksiyon kaybı gelişmiş kişilerde ve şeker hastalarında hedef kan basıncı değerleri daha aşağı düzeylerdedir, sınır değer bu bireyler için 130 mmHg ve altında olmasıdır.Kan basıncı ile ilgili bir olayda dipper (düşen) ve non dipper (düşmeyen) hasta profilidir. Normal yaşantımızda kan basıncı değerimiz gün içinde akşama kadar yavaş bir meyille yükselir, istirahate geçmemiz ve uyku ile azalır ve sabah vakitlerinde en düşük olması gereken sınıra iner. İşte 24 saatlik kan basıncı holteri ile yapılan takipte gece saatlerinde kan basıncı değerinin düşmediği hastalara non dipper denilir ve bu hastalarda kalp ve damar hastalıkları daha erken ve yaygın görülür" diye konuştu. Hipertansiyon hastalığının yüzde 90`ının nedeninin belli olmadığını, bu duruma esansiyel hipertansiyon dendiği bilgisini veren Arslandağ, şunları dedi: "Kalan yüzde 10 grupta tansiyon yüksekliğine neden olan bir hastalık mevcuttur ve bu hastalığın ortadan kaldırılması ile hipertansiyon durumu hemen her zaman düzelir. Bu hastalıklar sıklıkla böbrek ve böbrek damarlarından kaynaklanır. Ayrıca troid bezi ve böbrek üstü bezi hastalıkları da neden olabilir. Özellikle genç yaşlarda görülen hipertansiyon durumlarında bu hastalıklar incelenmelidir. Hipertansiyon tedavisi ömür boyu süren bir tedavidir. Tanısı konulduktan sonra başta yaşam tarzı değişiklikleridediğimiz tedaviler ve sonra ilaçlar ile hipertansiyon kontrol altına alınmalı ve hedef organ hasarı meydana gelmemesi sağlanmalıdır. Yaşam tarzı değişiklikleri denilen tedaviler içinde kilonun ideal kiloya ulaştırılması, tuz tüketiminin asgariye indirilmesi, sigara ve alkol gibi alışkanlıkların terk edilmesi, ideal kolesterol ve şeker değerlerine ulaşılması, düzenli ve yeterli fizik aktivite bulunmaktadır. Hafif düzeyde hipertansiyon hastalarında ilaç tedavisinden önce bu yaşam tarzı değişiklikleriuygulanabilir. Yaklaşık 6 hafta içinde yeterince cevap alınmazsa ilaç başlanabilir." Arslandağ, ilaç tedavisinin asla kesilmemesi gerektiğini, hipertansiyon tedavisinin ömür boyu süren bir tedavi olduğunu, doktora danışmadan ilaç adet ve adını değiştirmemesi gerektiğini de sözlerine ekledi.
