Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker Manisa'da
Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, "Desteklemelerdeki yolsuzluk ve istismarları önleyecek proje yapıyoruz.

TZOB Ege Bölge Toplantısı Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, Türkiye Ziraat Odaları Birliği Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Manisa, İzmir, Aydın, Denizli, Muğla ve Burdur illerinin Ziraat Odaları Birliği başkan ve yöneticilerin katıldığı toplantı Manisa Anemon Otelinde yapıldı. Tarımsal soruların ele alındığı toplantıda, Türk tarımının genel sorunlarının yanı sıra Ege Bölgesinin sorunları, Türkiye'nin üretimde lider durumda olduğu üzüm ve incir ile pamuk, tütün, zeytin ve mısır konularıgörüşüldü. Toplantıda ayrıca, çiftçinin kredi kullanımı, tarım sigortası, sulama, elektrik, hayvancılık ve destek başvuruları ile ilgili fikir alışverişinde bulunuldu. Toplantının sonunda Ziraat Odalarının önümüzdeki yıllarda izleyeceği politika ve geleceğe ilişkin hedefleri konuşuldu. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker Anemon Otel girişinde üreticiler tarafından açılan standı inceledi
TARIM SEKTÖRÜNÜN ÖNEMİ ARTTI Toplantının açış konuşmasını TZOB Başkan Vekili ve Manisa Ziraat Odası Başkanı Nuri Sorman yaptı. Tarım sektörünün son yıllarda öne çıktığını anlatan Sorman, şöyle konuştu: "Yıldızı parlayan bir konuma geldi. Dünyada ve ülkemizde yaşanan doğal afetler gibi etkenler tarım sektörünün önemini artırdı. Bu toplantının bölge ve ülkemizin tarımına yeni ivme kazandıracağına inanıyorum. Bu toplantı ayrıca tarım politikalarına yeni bir yön verecektir." Türkiye Ziraat Odaları Birliği Genel Başkanı Şemsi Bayraktar ise konuşmasında Tarım Bakanlığının yükünü Ziraat Odaları olarak paylaşmaya hazır olduklarını söyledi. TZOB Birliğinin ilk bölge toplantısını Trabzon'da yaptıklarını anlatan Bayraktar, sözlerine şöyle devam etti: "İkinci bölge toplantısını Manisa'da yapıyoruz. Bundan sonra kalan bölgeler içinde toplantı yapacağız. Ziraat Odaları ve Ziraat Odaları Birliği son yıllarda idare ve mali yönden güçlü hale geldi. Bunda çıkarılan kanunların rolü var.Para gelmeye başlayınca odalar bu parayı hizmet olarak üreticiye sunuyor. 20 sene önce bu kanun çıkarılmış olsaydı odalar ve birlik başka yerlerde olurdu. Bugün her şeyi tarım müdürlüklerinden bekliyoruz. Ancak gelişmiş ülkelerde bu sorunu STK'lar yapıyor."Tarım Bakanlığının üzerinden bu yükleri almaya hazır olduklarını anlatan Bayraktar, sözlerini şöyle sürdürdü: "Çiftçi kayıt sistemini bir meslek kuruluşu olarak biz yapmalıyız. Bunları bakanlığa sunduk. Ankara'da bir eğitim merkezi kurup üreticiyi ve personeli eğitmek istiyoruz." Ziraat Odaları başkanlarına seslenen Bayraktar, "Parayı bulmak kolay önemli olan parayı nerede ve nasıl kullanacağınızdır. Biz bu alın terini doğru olarak kullanmaya mecburuz. Aksi halde bunun hesabını veremeyiz. Her şeyi devletten bekleme devri çoktan bitmiştir. Biz de üzerimize düşen görevleri yapacağız" dedi
PROJE YAPIN Ziraat Odalarının son dönemde atakta olduğunu belirten Bayraktar, şöyle konuştu: "Hedefimiz Türkiye'deki 700 odamızın proje üretmesidir. Biz AB'ye verdiğimiz parayı proje üreterek geri alacağız. Tüm Ziraat Odalarının proje üretmesini istiyorum. Sadece hizmet binası yapmayın. Bunun yanında laboratuvarlar da yapın." TZOB ile Tarım Bakanlığının önemli çalışmalar yaptığını belirten Bayraktar, sözlerine şöyle devam etti: "Artık bölgelerimiz yabancı çiftçiyi eğitime almaya başladı. Verimliliğin ayağı bilgidir. Önümüzdeki günlerde Ege Bölgesinde Filistinli çiftçileri eğiteceğiz." İSRAİL'E BOYKOT Ziraat Odaları olarak hükümetin tavrını ve tarım politikalarını doğru bulduğunu belirten Bayraktar, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Biz de hükümetimiz gibi İsrail mallarını boykot ediyoruz. Ancak sadece bizim boykot etmemizle olmaz. Bunun ticaretini yapanlarda taşın altına eline soksun. Kimse Türk çiftçisine İsrail tohumu satmasın. Herkes kaderini yaşayacak. Bu şımarık ülkenin hakkından Türkiye gelecektir" ARAZİ BÖLMELERİNİ ÖNLEYİN Dünyada üretim şekillerinin değiştiğini ve bunun da gıda fiyatlarına yansıyacağını belirten TZOB Genel Başkanı Bayraktar, "Bunu fırsata çevirmeliyiz. Bunu yapamazsak biz üreticiyi ve ülkemizi zengin edemeyiz" dedi. Burada herkese düşen görevler olduğunu anlatan Bayraktar, şunları söyledi: "Çiftçi tarlaya girince sanayici hemen zam yapıyor. Bunun yanlış olduğunu anlatıyoruz. Biz bu sektörde yapısal sorunları çözmediğimiz takdirde ne yaparsak yapalım maliyet sorunlarını çözemeyiz. 50 yıldır çözülemeyensorunlar bugün önümüze geliyor. Artık göletler, barajlar kanallar daha çabuk yapılmalıdır. Hükümetin bu politikasını destekliyoruz. Ancak, hükümetten talebimiz arazi bölmelerinin önüne geçilmesidir. İşin kaynağına inilmesi gerekiyor." Türkiye'de örgütlenme sorununun çözülmesi gerektiğini söyleyen Bayraktar, taleplerini şöyle sıraladı: "Ekonomik örgütlenmede başarılı olamadık. Bugün devletten bekliyoruz. Ekonomik örgütleri fonksiyonel yapmak zorundayız. Bayilik konusunda üreticiye öncülük sağlanmasını istiyoruz. Bu kuruluşu idare ve mali açıdan güçlendirelim. Güç olmadıkça başarı olmaz." TZOB'un görevinin siyaset olmadığını belirten Bayraktar, "Ben burada olduğum sürece bu kurum siyaset üstü olarak kalacak. Siyaset yapmak isteyen gideryapar" diyerek resti çekti.
Manisa Valisi Halil İbrahim Daşöz de konuşmasında toplantının önemine değinerek şunları söyledi: "Bölge toplantısının Manisa'da yapılması çok önemlidir. Bende çiftçi ailesinin çocuğuyum. Biz de tarımsal üretimin içinde bulunduk. Bugünkü toplantıda herkes tarımın önemini bir kez daha anlayacak. Tarım hizmet ve sanayi sektörünün de önemli bir alt yapısını oluşturuyor. Bu bölge ülkemizin lokomotifi konumundadır. Dünyada birincilikleri var. Bu bölge ekonomiye yaptığı katkılarla diğer bölgelere de örnekoluyor." TARIM FEDAKARLIK İSTER Gıdakd bulmak kolay önemli olan para Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker ise Türkiye'de tarım sektöründe 5 milyon insanın çalıştığını hatırlattı ve tarımın sorunlarını işin içinde olanlarla konuşmanın önemli olduğunu söyledi
Amacın tarım sektörünün daha verimli ve önemli hale gelmesi olduğunu anlatan Bakan Eker, şöyle konuştu: "Ayrıca, bu sektörün içinde bulunanların hayat standardının yükseltilmesini amaçlıyoruz. Bugün tarım yapılan topraklarda bundan 500 yıl sonra da tarım yapılmasını amaçlıyoruz. Bunu üretircilerle birlik olduğumuz sürece gerçekleştireceğimize inanıyoruz. Tarım fedakarlık isteyen, tatili olmayan, tabiat şartlarının risklerine açık bir sektördür. Sonunda ise elde edilen gelir maalesef çok yüksekolmamaktadır. Bunu yapmak aşk ister, sevda ister. Üreticilerimiz bunu yapıyorlar." Eker, Türkiye'nin dünyanın en büyük 7. Tarım ülkesi olduğuna dikkat çekerek sözlerine şöyle devam etti: "Son 9 yıl içinde temel meselelerin hepsine hükümet olarak dokunduk. 14 kanun çıkardık. Türkiye'de bir Tarım Kanunu yoktu çıkardık. Üretici birlikleri, Ziraat Odaları Birliği Kanunu çıkardık. Temel meselelerimiz var. Üreticiler adına topluma yanlış mesajlar veren var. Biz aynaya bakmaktan korkmuyoruz. Eksikleri konuşma, hatalarımızı giderme, geleceğe doğru sağlam adımlar atma konusunda irademiz var.Ancak başarılarımızın da övülmesini istiyoruz. Türkiye bundan 20 yıl önce tarımı en büyük dünyanın 11. ülkesiydi. Son 4 yıl içinde dünyadaki tüm kuruluşlar FAO'da dahil olmak üzere Türkiye'nin 7. sıraya çıktığını söylüyor. Bu sayede tarım hasılamız 3 kat arttı. 2007-2008 yılları Türkiye'de en şiddetli kuraklığın yaşandığı yıllardı. Biz buna rağmen büyüdük." Tarım topraklarının verimli olduğunu belirten Eker, sözlerini şöyle sürdürdü: "Ticaretin iki tarafı vardır. Biri ithalat diğeri ithalattır. Dünyada ben sadece ithalat yapacağım diyen veya ben sadece ihracat yapacağım diyen bir ülke yok. Türkiye bugün Avrupa'nın en büyük tarım hasılasını gerçekleştiren ülkedir. Biz bu dönemde Türkiye'nin daha iyi bir noktaya gelmesi için çalışacağız. 61. Hükümetin tarım programını uygularken TZOB Birliği ile istişare halinde olacağız ve ortak akılla çalışacağız." 61. Hükümetin programında bu dönemde kesin olarak tarım arazilerinin miras yoluyla bölünmesine izin veren kanunu değiştireceklerini anlatan Eker, şunları söyledi: "Bundan sonra miras yoluyla arazi bölünmelerini önleyeceğiz. Bu hükümetimizin tarım politikasının ilk sırasındaki maddedir. Daha önceki hükümetimiz döneminde arazi bölmelerine sınırlama getirmiştik. Artık bunu kaldırıyoruz. Daha önce 42 bin hektar bölünmüş arazi birleştirilmişti. Biz 2002 den bu yana 3 milyon hektarda toplulaştırma yaptık. 42yılda yapılanın milyonlarca katını yaptık." Bakan Eker, yaptığı açıklamada ayrıca, "Konya ve GAP bölgesindeki arazilerin tamamı toplulaştırılacak. Bu da 61. Hükümetimizin programıdır" ifadelerini kullandı.
Tarımsal alt yapı konusuna değinen Eker, "Sulanabilir alanların tamamının sulamaya açılmasını sağlayacağız. Bu da 61. Hükümetimizin programıdır" dedi
Ziraat Odalarının eksiklerinin giderilmesi gerektiğini belirten Eker, "Biz bu skd bulmak kolay önemli olan paraüreci desteklemeye hazırız. Bu konuda kararlıyız. Biz üreticiye en iyi hizmeti Ziraat Odalarının götüreceğine inanıyoruz. Onlara yetkimizi devretmeye hazırız ancak öncelikle odaların eksiklerini tamamlayacağız" ifadelerini kullandı.Göreve geldiklerinde Türkiye'nin tarım envanterini çıkardıklarını belirten Eker, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bakanlık bugün tarım haritasına sahip. Ben bugün Türkiye'deki topraklarda hangi ürünün yetiştirildiğini biliyorum. Bu envanteri çıkarmak çok zor oldu. Üretim planlamasını buna göre yapıyoruz ve destek primleri buna göre çıkarıyoruz. Vatandaşı verimli olmayan bir üründe ısrar etmemeye alıştıracağız." Tarım Bakanlığı olarak İTÜ ile ortak çalışma içinde olduklarını belirten Bakan Eker, "Desteklemelerdeki yolsuzluk ve istismarları önleyecek proje yapıyoruz. Üreticiye haksızlık yapılmasını önleyeceğiz. Böyle bir mekanizma kurulması için çalışmalarımız sürüyor" dedi.
Daha önce çıkardıkları 14 kanunun bugün verim olarak geri döndüğünü belirten Eker, sözlerine şöyle devam etti: "Bugün bağımlı değiliz. Birçok sektörde önemli gelişmeler var. Dünyanın 3. büyük tohum gen bankasını biz kurduk. Özel iklim odalarımız var. Türkiye coğrafyasında ekilen tohumların tamamını kendimiz üretiyoruz." Ege bölgesindeki bir seracılık firmasının ürettiği tüm ürünü Hollanda'ya sattığını belirten Eker, "Bu firma 500 dönüm alanda dünyanın dikkatini çekmiş bir firma oldu. Artık Türkiye bu hale geldi. Günden güne büyüyoruz" dedi
GELECEĞİN TEMELLERİ ATILIYOR Önümüzdeki 30-40 yılda dünyada gıda ve tarımın geçmişten daha büyük öneme sahip olacağını iddia eden Eker, "Üreticilik kaybolmayacak aksine büyüyecek ve güçlenecek. Bugün bunun temellerini atıyoruz. Onun için ortak akıl çalışmalarına ihtiyacımız var" diye konuştu.
Hükümet olarak Kırsal Kalkınmaya büyük destek olduklarını söyleyen Eker, sözlerini şöyle tamamladı: "Geçen dönemde yüzde 50'ye varan doğrudan hibe destekleri verdik. 3 bin 168 tarıma dayalı tesisin açılışını yaptık. 700 milyona yakın doğrudan hibe destek ödemesi yaptık. Sadece Manisa'da 95 tarıma dayalı sanayi tesisinin açılışını yaptık. 2011- 2015 yılı destekleme programında limiti 500 binden 600 bin liraya çıkardık. Şimdi de et ve süt ile ilgili müdahale kurumu oluşturuyoruz. Bu hükümetimizinprogramında da var. Bakanlığımızın da esas işlerinden birisidir."
