Başkan Adayı Çiçek‘ten Sıcak Mesajlar

TBMM Başkanlığına aday olan AK Parti Ankara Milletvekili Cemil Çiçek, güzel bir seçim yaptıklarını ancak güzel bir Meclis açılışı yapamadıklarını, milleti üzdüklerini belirterek, ‘‘Siyasetçiler olarak, milletimizi üzmeye hakkımız yok.

Çiçek, beraberinde Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün, AK Parti‘nin geçen dönemki Grup Başkanvekilleri Mustafa Elitaş ve Nurettin Canikli ile TBMM Genel Sekreterliğine gelerek, Meclis Başkanı adaylığı için dilekçesini verdi. 

Daha sonra gazetecilere açıklamalarda bulunan Çiçek, TBMM Başkanlığı adaylığı için dün kendi ismini teklif eden AK Parti‘li milletvekillerine teşekkür etti.

Vatandaşın, 12 Haziran‘da kararını verdiğini vurgulayan Çiçek, ‘‘Hepimize verdiği ortak mesaj, ‘Milli iradenin sahibi, egemenliğin kayıtsız şartsız sahibi olarak ben söyleyeceğimi söyledim, milletvekili olarak görevlendirdiğim insanlar TBMM‘ye gitsinler, seçim öncesi Türkiye‘nin sorunlarıyla ilgili konularda, düşüncelerini, kanaatlerini yasama meclisi çatısı altında gerçekleştirsinler, sorunlarımı çözsünler‘ diyerek, bizleri buraya gönderdi‘‘ diye konuştu.

Çiçek, siyasetçilerin millet adına iş yapan, milletin hukukunu, hakkını temsil eden kişiler olduklarını ifade ederek, ‘‘Dolayısıyla en önce, milletimizin sesine kulak vermiş olmamız gerekir. Milletimizden aldığımız talimatı, bu çatı altında gerçekleştirmemiz gerekir‘‘ dedi.

Güzel bir seçim yaptıklarını ancak güzel bir Meclis açılış töreni yapamadıklarını, bu nedenden dolayı milleti üzdüklerini kaydeden Çiçek, sözlerini, ‘‘Siyasetçiler olarak, bizim milletimizi üzmeye hakkımız yok, ona hizmet borcumuz var. Çünkü o bizi buraya iş yapın diye gönderdi ama biz iş yapmak yerine, o üzüntülü tabloları ortaya koyduk‘‘ diye sürdürdü.

-‘‘VURUŞARAK DEĞİL, KONUŞARAK‘‘-

Meclisin kurulduğundan bu yana 91 yıl geçtiğini anımsatan Çiçek, bu süre içinde Türkiye‘nin çok tecrübe kazandığını dile getirdi.

Çiçek, bu Meclisin daha Kurtuluş Savaşı‘nda, Polatlı‘dan top seslerinin geldiği zamanlarda bile çalışmasını sekteye uğratmadığını, gece-gündüz demeden, çok zor şartlar altında Kurtuluş Savaşı‘nı kazandırdığını anlattı. Çiçek, sözlerini şöyle sürdürdü:

‘‘Ama maalesef 12 Haziran sonrası oluşan Meclis‘te, böylesine sevinçli bir tabloyu ortaya koymak yerine, milletimizi gerçekten üzen, 91 yıl sonra yaşanmaması gereken bir tabloyu yaşadık. Bu da demek ki demokrasimizde bir tecrübedir. Hoş olmasa da bunu da değerlendirmemiz gerekmektedir.  

Her ülkenin bir çok sorunu var. İleri demokrasiye sahip, çağdaş ülkelerde, insanlar sorunlarını konuşarak çözer, vuruşarak çözmez. Bize düşen de ülkemizin önündeki sorunları vuruşarak değil, konuşarak çözmektir. Bu meselelerin konuşulacağı en meşru zemin, en doğru adres TBMM‘dir. Dolayısıyla kimin ne düşüncesi, kanaati varsa, milletimize hizmet yolunda ortaya koyacağı nesi varsa, bunun en önce konuşulacağı, müzakere edileceği, karara bağlanacağı yer TBMM‘dir. Aksi takdirde biz Meclisimizin itibarına gölge düşürmüş, seçimleri anlamsız hale getirmiş oluruz, konuyu başka yerlerde tartışarak... Bu üzücü gelişmelerin arkasından, Türkiye‘nin önündeki sorunları çözebilmek bakımından pazartesi gününden itibaren yeni bir sayfa açmaya ihtiyacımız var. Konuları burada konuşacağız, konuşmalıyız, tartışmalıyız, burada karara bağlamalıyız. Aynen çağdaş toplumlarda, ileri demokrasilerde olduğu gibi sorunları vuruşarak değil, konuşarak çözme noktasında güçlü bir iradeyi hepimiz ortaya koymak durumundayız.‘‘

-‘‘KARARLARIN GÖZDEN GEÇİRİLMESİNDE...‘‘- 

Kaynak: AA