Gazeteci Akgül Davası
Adana‘da, yolda yürüyerek evine giden 53 yaşındaki Gazeteci Seyit Ali Akgül‘e çarparak yaralı halde ölüme terk ettiği ileri sürülen ve polisin geniş çaplı araştırması sonucu yakalandıktan sonra tutuklanarak cezaevine gönderilen minibüs şoförü, Adli Tıp Kurumu tarafından, "Zamanında hastaneye götürülmesi halinde de kurtulmasının kesin olmadığı" yönünde rapor verilince tahliye edildi..
Olay, 2 Aralık 2009 günü, Öğretmenler Bulvarı üzerinde meydana geldi. Yerel Yeni Soluk Gazetesi‘nin imtiyaz sahibi Akgül, 2 Aralık 2009 tarihinde Öğretmenler Bulvarı kenarında ağır yaralı halde bulunurken, kaldırıldığı hastanede öldü. Trafik kazası geçirdiği anlaşılan Akgül‘e çarpan minibüs şoförü Coşkun Ağaçdalı (46), kısa sürede yakalanıp çıkarıldığı mahkemede tutuklandı. "İhmalli davranışla kasten adam öldürme" suçundan 25 yıla kadar hapis cezası istemiyle hakkında dava açılan sanık Coşkun
Ağaçdalı‘nın yargılandığı Adana 1. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti, olayla ilgili Adlı Tıp Kurumu raporunun gelmesi üzerine dava dosyası üzerinden duruşma yaptı.
Ağaçdalı, havanın yağışlı ve karanlık olmasından dolayı önce neye çarptığını anlamadığını, başına gelebileceklerden korktuğu için de kaza yerini terk ettiğini savundu. Bir kişiye çarptığını ertesi günü gazetelerden okuduğunu iddia eden Ağaçdalı, şöyle dedi:
"Seyir halinde olduğum sırada ses duydum ve birine çarptığımdan şüphelendim. Orada portakal satanlar vardı. Korktum. Aracımı biraz ileride durdurdum ve olay yerine doğru yürüdüm. Ambulans sesi duydum. İnsanlar kalabalıklaşınca korkum arttı ve geri dönüp aracımla eve gittim. Olayı medyadan duyduktan sonra vicdan azabı çekip teslim oldum. Maktulü tanımıyordum, onun için öldürme kastım olamaz."
Mahkeme heyeti, Adli Tıp Kurumu‘ndan gelen ve son bölümünde "Yaralanmanın çok ağır olması, hastaneye götürüldüğünde genel durumunun kötü, kafatası kemik kırığı, epidural kanama, batın içi kanama ve organ yaralanmasının mevcut olması birlikte değerlendirildiğinde, kişinin zamanında hastaneye götürülmesi halinde de kurtulmasının kesin olmadığı oy birliğiyle mütalaa olunur" şeklindeki rapor üzerine, sanığın tahliyesine karar vererek duruşmayi ileri bir tarihe erteledi.
Seyit Ali Akgül‘ün kızı müşteki Zehra Akgül‘ün avukatı Ali Akıncı da sanığın ara kararla tahliye edilmesine itiraz edeceklerini söyledi.
Kaynak: İHA
Ağaçdalı‘nın yargılandığı Adana 1. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti, olayla ilgili Adlı Tıp Kurumu raporunun gelmesi üzerine dava dosyası üzerinden duruşma yaptı.
Ağaçdalı, havanın yağışlı ve karanlık olmasından dolayı önce neye çarptığını anlamadığını, başına gelebileceklerden korktuğu için de kaza yerini terk ettiğini savundu. Bir kişiye çarptığını ertesi günü gazetelerden okuduğunu iddia eden Ağaçdalı, şöyle dedi:
"Seyir halinde olduğum sırada ses duydum ve birine çarptığımdan şüphelendim. Orada portakal satanlar vardı. Korktum. Aracımı biraz ileride durdurdum ve olay yerine doğru yürüdüm. Ambulans sesi duydum. İnsanlar kalabalıklaşınca korkum arttı ve geri dönüp aracımla eve gittim. Olayı medyadan duyduktan sonra vicdan azabı çekip teslim oldum. Maktulü tanımıyordum, onun için öldürme kastım olamaz."
Mahkeme heyeti, Adli Tıp Kurumu‘ndan gelen ve son bölümünde "Yaralanmanın çok ağır olması, hastaneye götürüldüğünde genel durumunun kötü, kafatası kemik kırığı, epidural kanama, batın içi kanama ve organ yaralanmasının mevcut olması birlikte değerlendirildiğinde, kişinin zamanında hastaneye götürülmesi halinde de kurtulmasının kesin olmadığı oy birliğiyle mütalaa olunur" şeklindeki rapor üzerine, sanığın tahliyesine karar vererek duruşmayi ileri bir tarihe erteledi.
Seyit Ali Akgül‘ün kızı müşteki Zehra Akgül‘ün avukatı Ali Akıncı da sanığın ara kararla tahliye edilmesine itiraz edeceklerini söyledi.
