Ab-Türkiye Karma Parlamento Eşbaşkanı Helene Flautre:
Türkiye‘deki seçim sonucunu değerlendiren AB-Türkiye Karma Parlamento Komisyonu Eşbaşkanı Helene Flautre, AK Parti‘nin hükümet olarak meşruiyetinin onaylandığını, geleceğin Türkiye‘sinin konsensus ve yapıcı bir tavırla diyalog içerisinde şekillendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Yazılı bir açıklama yapanFlautre seçim sonuşlarını şöyle değerlendirdi:
"Görünen o ki AK Parti, 326 milletvekili ile çoğunluğa sahip oldu ve tek başına iktidar olabilecek güce sahip. Buna rağmen yeni anayasa için hala uzlaşma aramak durumunda. Anamuhalefet ise göreceli olarak sandalye sayısını arttırdı ki bu da CHP‘nin AB‘ye karşı olan yeni tutumunun kabul gördüğünün bir işareti. MHP zayıflarken, bağımsızlar sayılarını 20‘den 35‘e çıkararak müthiş bir başarı elde ettiler. Oy kullananların sayısındaki artış da Türk halkının Türkiye‘nin geleceğine ilişkin bir şeyler söylemek
konusundaki istekliliğini gösterdi. Yüzde 10 barajı hala demokratik temsil konusunda bir kısıtlama olarak duruyor elbette. Tüm bunların yanı sıra yeni parlamentonun daha çok genç ve kadınlardan oluşan bir oy veren profili ile oluştuğunu duymaktan memnuniyet duydum. AKP‘nin yeniden seçilmesi söz verilmiş olan AB uyum reformları konusunda bu hükümete daha da sorumluluk yüklüyor. Artık anayasa ve Kürt meselesi gibi konuların çözümü gecikmemeli. CHP‘nin seçimdeki başarısını ise bu partinin elitlerinin sosyal
eşitlik, insan hakları ve kürt sorununa yaklaşım yönünde attıkları adımın sonucu olarak görüyorum. Artık CHP‘ye düşen yapıcı bir muhalefet olma görevidir. Şimdi artık acil olarak seçim sırasındaki şiddet dolu ve çirkin atmosferden çıkılması gerekmektedir."
Avrupa Parlamentosu Türkiye Raportörü Ria Rujiten Oomen ise, Başbakan Erdoğan ve AK Parti‘yi kutlayarak bu büyük başarının aynı zamanda büyük sorumluluk getirdiğini belirtti. Reformların tamamlanması, AB ile uyum içerisinde olunması ve AB hedefine tam bağlılık içerisinde hareket edilmesi ve Türkiye‘deki kutuplaşmanın engellenmesi gibi hususlarda hükümete büyük görev düştüğünü ifade eden Oomen şunları söyledi:
"Umarım bundan sonra tüm sorunlar tüm tarafların katılımıyla bir uzlaşma içerisinde çözüme kavuşturulur. Türkiye‘nin geleceği için tek yol diyalog içerisinde, eşit haklar çerçevesinde barışçıl yollarla, halka kulak vererek birlik ve beraberlik ile hareket etmektir. Bu da Türkiye‘yi AB‘ye yakınlaştıracaktır ki bu da hem Türkiye‘nin hem de AB‘nin yararınadır."
Kaynak: İHA
"Görünen o ki AK Parti, 326 milletvekili ile çoğunluğa sahip oldu ve tek başına iktidar olabilecek güce sahip. Buna rağmen yeni anayasa için hala uzlaşma aramak durumunda. Anamuhalefet ise göreceli olarak sandalye sayısını arttırdı ki bu da CHP‘nin AB‘ye karşı olan yeni tutumunun kabul gördüğünün bir işareti. MHP zayıflarken, bağımsızlar sayılarını 20‘den 35‘e çıkararak müthiş bir başarı elde ettiler. Oy kullananların sayısındaki artış da Türk halkının Türkiye‘nin geleceğine ilişkin bir şeyler söylemek
konusundaki istekliliğini gösterdi. Yüzde 10 barajı hala demokratik temsil konusunda bir kısıtlama olarak duruyor elbette. Tüm bunların yanı sıra yeni parlamentonun daha çok genç ve kadınlardan oluşan bir oy veren profili ile oluştuğunu duymaktan memnuniyet duydum. AKP‘nin yeniden seçilmesi söz verilmiş olan AB uyum reformları konusunda bu hükümete daha da sorumluluk yüklüyor. Artık anayasa ve Kürt meselesi gibi konuların çözümü gecikmemeli. CHP‘nin seçimdeki başarısını ise bu partinin elitlerinin sosyal
eşitlik, insan hakları ve kürt sorununa yaklaşım yönünde attıkları adımın sonucu olarak görüyorum. Artık CHP‘ye düşen yapıcı bir muhalefet olma görevidir. Şimdi artık acil olarak seçim sırasındaki şiddet dolu ve çirkin atmosferden çıkılması gerekmektedir."
Avrupa Parlamentosu Türkiye Raportörü Ria Rujiten Oomen ise, Başbakan Erdoğan ve AK Parti‘yi kutlayarak bu büyük başarının aynı zamanda büyük sorumluluk getirdiğini belirtti. Reformların tamamlanması, AB ile uyum içerisinde olunması ve AB hedefine tam bağlılık içerisinde hareket edilmesi ve Türkiye‘deki kutuplaşmanın engellenmesi gibi hususlarda hükümete büyük görev düştüğünü ifade eden Oomen şunları söyledi:
"Umarım bundan sonra tüm sorunlar tüm tarafların katılımıyla bir uzlaşma içerisinde çözüme kavuşturulur. Türkiye‘nin geleceği için tek yol diyalog içerisinde, eşit haklar çerçevesinde barışçıl yollarla, halka kulak vererek birlik ve beraberlik ile hareket etmektir. Bu da Türkiye‘yi AB‘ye yakınlaştıracaktır ki bu da hem Türkiye‘nin hem de AB‘nin yararınadır."
