Hakimden Avukata Hakaret Davası
Nazilli Adliyesi, ilginç bir davaya tanık oldu. 2009 yılında müvekkilinin bir davası için Ankara‘dan Nazilli‘ye gelen avukat Y.A., iddiaya göre çıktığı mahkemede davası öğleden sonraya kaldığı gerekçesiyle hakime hakaret etti. Bunun üzerine mahkeme hakimi A.Ç., avukat hakkında hakaret davası açtı.
Avukat Y.A, mahkeme hakimine Ankara‘dan geldiğini, 15.20 de uçak bileti olduğunu, Ankara‘ya döneceğini söyledi. Hakimde "Öğle tatiline girdik, dosya öğleden sonraya kaldı" diyerek avukatın talebini reddetti. Bu nedenle bayan hakim ile bayan avukat arasında sözlü atışma başladı. Tanık ifadelerine göre, hakim ve avukat birbirlerine karşılıklı sözler söyledi. Mahkeme hakimi A.Ç., avukat hakkında tutanak tuttu. Ancak avukat, "Siz suçlu yaratmak istiyorsunuz" diyerek bu tutanağı imzalamadı. Kendi tanıkları ile
birlikte ayrı bir tutanak hazırlayan bayan avukat Ankara‘ya döndü ve Adalet Bakanlığına hakim A.Ç. hakkında suç duyurusunda bulundu. Hakim A.Ç. de tuttuğu tutanağı işleme koyarak bayan avukat hakkında şikayetçi oldu.
2009 yılında yaşanan bu olayla ilgili ilk duruşma bugün Nazilli Adliyesinde görüldü. Duruşmaya sanık avukatı sıfatı ile Ankara Boro Başkanı Av. Metin Feyzioğlu, Aydın Baro Başkanı Av. Sümer Germen, Ankara Barosu Genel Sekreteri Av. Sema Aksoy, Ankara Barosu Başkanı Av. Mine Baş katıldı.
Duruşmaya sanık avukat Y.A. katılırken, müşteki hakim A.Ç. mazeret bildirerek duruşmaya gelmedi. Tanık beyanlarının dinlenmesinden sonra mahkeme davayı ileri bir tarihe erteledi.
Dava sonunda Ankara Barosu Başkanı Av. Metin Feyzioğlu ve Aydın Barosu Başkanı Sümer Germen birlikte bir basın açıklaması yaptılar. Feyzioğlu, burada bulunmalarının tatsız bir olay olduğunu belirterek "Meslektaşımız burada hakime hakaret ettiği gerekçesi ile yargılanıyor. Baro olarak bizim görevimiz avukatımızı daima korumak, kollamak ve gözetmektir" dedi.
Avukatların dışlandığı, görevini yapamaz hale geldiği bir sistemde demokrasiden ve hukuk devletinden bahsedilemeyeceğini anlatan
Feyzioğlu, şöyle konuştu: "Dava hakkında somut bir şey söylememiz davanın devam ettiğinden mümkün değildir, mahkeme heyetinin saygın davranışlarından anladığımız şudur ki mahkeme adil bir şekilde devam edecek ve sonuçlanacaktır. Tabii ki adil yargılanmanın devam edileceğini her seferinde gelerek hem Ankara Barosu hem de Aydın Barosu takip edecek. Avukat arkadaşımızı yalnız bırakmayacağız. Yalnız bu konunun dışında bir genelleme ile belirtmek istiyorum her ne kadar kanunda çok doğru olarak ‘avukatlar
yargının kurucu unsurudur hakim ve savcı ile eşittir‘ yazsa da dünyanın bütün gelişmiş memleketlerinde bu durum böyle iken maalesef ülkemizde bu durum böyle değildir ve bu bilinç yerleşmemiştir."
Avukatların adliyede üvey evlat muamelesi gördüğünü anlatan Feyzioğlu, şunları söyledi: "Dışlanmaya kalkışılmaktadır. Avukatın dışlanması avukatın savunma hakkının ihlal edilmesi aslında avukatın ötesinde bireyin hakkının yok edilmesidir."
Aydın Barosu Başkanı Sümer Germen de, incir çekirdeğini doldurmayacak bir sebepten dolayı olayın bu boyutlara geldiğini belirterek sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu durum savunma mesleğine bir bakış açısı. Bu maalesef hakimin savcıların değil ülkeyi yönetenlerin siyasilerinde bir bakış açısı. Herkesin bir gün sığınacağı yer savunmanın bel kemiği olan avukatlardır.Ben bu dava ile ilgili özel bişey söylemek istiyorum. İncir çekirdeğini doldurmayacak bir olayla buradaki heyet saatlerce meşgul edildi. Onun
dışında yargının önemli bir ayağı olan avukatlarla ilgili bakanlığın bu kadar basit dava açma iznine anlam veremiyorum. Baro olarak meslektaşlarımızın yanındayız."
Kaynak: İHA
birlikte ayrı bir tutanak hazırlayan bayan avukat Ankara‘ya döndü ve Adalet Bakanlığına hakim A.Ç. hakkında suç duyurusunda bulundu. Hakim A.Ç. de tuttuğu tutanağı işleme koyarak bayan avukat hakkında şikayetçi oldu.
2009 yılında yaşanan bu olayla ilgili ilk duruşma bugün Nazilli Adliyesinde görüldü. Duruşmaya sanık avukatı sıfatı ile Ankara Boro Başkanı Av. Metin Feyzioğlu, Aydın Baro Başkanı Av. Sümer Germen, Ankara Barosu Genel Sekreteri Av. Sema Aksoy, Ankara Barosu Başkanı Av. Mine Baş katıldı.
Duruşmaya sanık avukat Y.A. katılırken, müşteki hakim A.Ç. mazeret bildirerek duruşmaya gelmedi. Tanık beyanlarının dinlenmesinden sonra mahkeme davayı ileri bir tarihe erteledi.
Dava sonunda Ankara Barosu Başkanı Av. Metin Feyzioğlu ve Aydın Barosu Başkanı Sümer Germen birlikte bir basın açıklaması yaptılar. Feyzioğlu, burada bulunmalarının tatsız bir olay olduğunu belirterek "Meslektaşımız burada hakime hakaret ettiği gerekçesi ile yargılanıyor. Baro olarak bizim görevimiz avukatımızı daima korumak, kollamak ve gözetmektir" dedi.
Avukatların dışlandığı, görevini yapamaz hale geldiği bir sistemde demokrasiden ve hukuk devletinden bahsedilemeyeceğini anlatan
Feyzioğlu, şöyle konuştu: "Dava hakkında somut bir şey söylememiz davanın devam ettiğinden mümkün değildir, mahkeme heyetinin saygın davranışlarından anladığımız şudur ki mahkeme adil bir şekilde devam edecek ve sonuçlanacaktır. Tabii ki adil yargılanmanın devam edileceğini her seferinde gelerek hem Ankara Barosu hem de Aydın Barosu takip edecek. Avukat arkadaşımızı yalnız bırakmayacağız. Yalnız bu konunun dışında bir genelleme ile belirtmek istiyorum her ne kadar kanunda çok doğru olarak ‘avukatlar
yargının kurucu unsurudur hakim ve savcı ile eşittir‘ yazsa da dünyanın bütün gelişmiş memleketlerinde bu durum böyle iken maalesef ülkemizde bu durum böyle değildir ve bu bilinç yerleşmemiştir."
Avukatların adliyede üvey evlat muamelesi gördüğünü anlatan Feyzioğlu, şunları söyledi: "Dışlanmaya kalkışılmaktadır. Avukatın dışlanması avukatın savunma hakkının ihlal edilmesi aslında avukatın ötesinde bireyin hakkının yok edilmesidir."
Aydın Barosu Başkanı Sümer Germen de, incir çekirdeğini doldurmayacak bir sebepten dolayı olayın bu boyutlara geldiğini belirterek sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu durum savunma mesleğine bir bakış açısı. Bu maalesef hakimin savcıların değil ülkeyi yönetenlerin siyasilerinde bir bakış açısı. Herkesin bir gün sığınacağı yer savunmanın bel kemiği olan avukatlardır.Ben bu dava ile ilgili özel bişey söylemek istiyorum. İncir çekirdeğini doldurmayacak bir olayla buradaki heyet saatlerce meşgul edildi. Onun
dışında yargının önemli bir ayağı olan avukatlarla ilgili bakanlığın bu kadar basit dava açma iznine anlam veremiyorum. Baro olarak meslektaşlarımızın yanındayız."
