Erdoğan, Sultangazi‘de Halka Seslendi
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, oğlunun yaptığı 21 günlük askerlikle ilgili Kılıçdaroğlu‘nun eleştirilerine sert tepki gösterip, "Burada şimdi bir suiistimal mi var, yoksa ben oğlum için özel yasa mı çıkardım? Yahu bu ne edep dışı bir davranış.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, oğlunun yaptığı 21 günlük askerlikle ilgili Kılıçdaroğlu‘nun eleştirilerine sert tepki gösterip, "Burada şimdi bir suiistimal mi var, yoksa ben oğlum için özel yasa mı çıkardım? Yahu bu ne edep dışı bir davranış. Yani bundan prim elde edeceğini mi zannediyorsun?" dedi. Kılıçdaroğlu‘nun kendilerini "projelerinizde insan yok" diye eleştirdiğini belirten Erdoğan "Geminin yerine biz kanalda insan yürütsek bu seferde Bay Kemal der ki ‘bu insanlar yüzmeyi
bilmiyor‘. Onun için bahane hazır" diye konuştu.
Başbakan Erdoğan, seçim mitinglerini Sultangazi‘de sürdürdü. Yüzlerce kişiye seslenen Erdoğan, seçim barajının yüzde 10‘a düşürülmesi önündeki tepkileri eleştirdi. Konuşmasında sık sık ana muhalefet partisini eleştiren Erdoğan, "Ne yaptığımızı biliyoruz, ne yağacağımıza da inanıyoruz yapacağız. Bunların elinde aslında proje filan yok. Dikkat edin hep söyledikleri ‘AK Parti ne veriyorsa, biz beş katı vereceğiz‘ diyor. Adını koyamıyorlar. Çünkü adını koydukları anda bitecekler. ‘Biz her aileye 600 lira
vereceğiz‘ diyor. Sayın Kılıçdaroğlu, bak inanmamışlar. Şüphesiz onunda inananları olabilir. Ama gerçek başka. Sayın Kılıçdaroğlu‘nun şu anda bir tane adayı var. CHP‘nin Muğla milletvekili adayı, DGM‘nin eski savcısı 21 Mayıs 2009 tarihli neşter operasyonu iddianamesinde bakın ne diyor; Kılıçdaroğlu‘nun genel müdürlük koltuğunda oturduğu SSK‘da yolsuzlukların diz boyu olduğunu belirtiyor. Şimdi de Kılıçdaroğlu‘nun Muğla‘da milletvekili adayı. O zaman ki iddianamesinde yazıyor. Hani yolsuzlukla mücadele
ediyordun, yolsuzluğun içine gömüldün. SSK şu anda iyi gidiyor, Kılıçdaroğlu genel müdürlüğü üstlendiği anda SSK yavaş yavaş battı. Baktı ki Ben boğuluyorum merhum Ecevit‘e gitti ‘ben aday olayım‘ diye. Ecevit veto etti, aday yapmadı. Aday oldu da ne oldu, ne olduğu belli" şeklinde konuştu.
Kılıçdaroğlu‘nun ikide bir "Tayyip Erdoğan‘a iktidara geldiğimde Türkiye‘yi dar edeceğim" dediğini anlatan Erdoğan, "Kılıçdaroğlu önce kendine gel" diye seslendi. Erdoğan, "Bak parlamentodayız sen ana muhalefet partisinin grup başkanvekilleri arasında bulundun, elinde dosyalarla dolaştın. Madem elinde dosyalar vardı niye savcılara teslim etmedin? Eğer Tayyip Erdoğan ile ilgili böyle bir şey vardı bugüne kadar neden yapmadın seni tutan mı vardı? Bunların dürüstlükle alakası yok. Aynısını Bahçeli‘de
söylüyor. İkiniz bir araya gelin beraber yapın. 40 çürük yumurtadan bir sağlam yumurta etmez bunu böyle bilin. Hadi bir araya gelin varsa bir yolsuzluk bunu yapın. Biz buraya yolsuzlukla mücadele ede ede geldik. Eğer mücadele etmemiş olsaydık 23.5 milyar dolar IMF borcu ile devraldık. Hükümette MHP, DSP vardı. Şimdi Kılıçdaroğlu‘nun yanındalar. Birlikte yürüyorlar bu yolda. Kim vardı ANAP. Ne oldu, onlar borçlandı biz ödedik 5.2 milyar dolar borca indirdik" şeklinde konuştu.
"Bu onurlu milletin onuruyla oynayanlar karşısında nasıl konuşmamız gerekirse aynı öyle konuşuruz" diyen Erdoğan, "Bunların on yıllar boyu ne yazık ki batılı karşısında el pençe divan durduklarını iyi bilirsiniz. Artık öyle bir Türkiye yok. 23.5 milyar doları buraya getirdik. Fakat MHP milliyetçiyiz diyor dimi. Bunların milliyetçiliğin lafını yapıyor" dedi. "Kılıçdaroğlu buna sulandı biliyor musunuz? ‘Nasıl olsa para bol buradan dağıtırız‘ diyorlar. Benim milletlim uyandı size artık bu kasaları teslim
etmez" diyen Başbakan Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü;
"Biz onlar gibi kaynak Kemal‘dir, ya da kaynak Tayyip‘tir demedik. Üniversitelerde bizden önce verilen burs 45 lira. Şu anda 200 lira. Kredi Yurtlar Kurumu‘nda kalıyorsa 150 lira daha veriyoruz. Kemal efendi biz bunları uyguluyoruz, vaat etmiyoruz. Fakir fukaraya her ay 150 lira veriyoruz. Kemal efendi bu 150 liradan haberin var mı? Erzak, kömür veriyoruz. Sadaka dağıtıyorsunuz dediler. Devlet sadaka dağıtır mı?"
Erdoğan, alanı dolduran kalabalığa seslenerek, "En az 3 çocuk" önerisini tekrarladı. Bunun gerekçesini de anlatan Erdoğan, "Bazıları ‘2 tane, 1 tane yeter‘ diyor. Sakın ha bu oyuna gelmeyin, bu bir tuzaktır. Bu tuzağa düşmeyin. Bu milletin nüfusunu azaltmak istediler, kısırlaştırmak istediler, doğum kontrol hapı yaptılar. İstediler ki bu millet yaşlasın, ihtiyarlasın, batının şu an ki düştüğü duruma düşürdüler. Genç dinamik, eğitimli nüfusa sahip olacağız. Yeter ki el ele verelim" şeklinde konuştu.
Sağlık alanında yaptıkları yatırımlardan bahseden Erdoğan "Bay Kemal" diye hitap ettiği Kılıçdaroğlu‘na yüklendi. Erdoğan, "Bay Kemal‘in hastaneleriyle, devletin hastanelerini birleştirdik. CHP, ‘hayır olmaz bu iş‘ dedi. ‘Olur olur bal gibi olur‘ diye bir şarkı var ya. İşte bal gibi oldu" dedi.
Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü;
"Bu Bay Kemal çok vaktimi alıyor. O genel müdürken, ben sigortalıydım. Sabahın erken saatinde hastaneye giderdik bize numara verirlerdi. Alırdık o numarayı. Eğer ilk numaraları alırsan yandın. Alsan ne olacak doktorun yanına gidiyorsun seni muayeneye çağırıyor. Ameliyat edecekse yine aynı hastanede ediyor. Adeta orayı atlama mevkii olarak kullandılar. Şimdi böyle bir şey var mı? Kemal bey sizin genel müdürlük döneminizde ilaç bile alamıyorduk. İlacımızı yarım alırdık. Kemal Bey ilacımızı nereden alacağız
diye sorardık. Siz denendiniz Kemal Bey, benim milletim sizi bir daha denemez. Bir SSK‘da genel müdürlük yönetemeyen bir kişi sen mi Türkiye‘yi yöneteceksin. Bunları hatırlatınca çıldırıyor, çıldırdıkça ağzı bozuluyor. Senin ağzın ne kadar bozulursa bozulsun bizim terbiyemiz buna müsaade etmez.
Edep yahu. Biz de buna davet ediyoruz. Siz her ne kadar bu sınırları aşsanız da bizim edebimiz buna müsaade etmez, biz yine sizin annenize saygı gösteriyoruz. Farkımız bu."
İki şehir projesini CHP‘nin sahiplendiğini de belirten Erdoğan, "Kılıçdaroğlu, ‘benim genel başkan yardımcım söylemişti‘ diyor. Merak etim baktım Saroz Körfezi. Saroz Körfezi ne zamandan beri İstanbul‘a bağlı. Kağıthane‘de oturduğunu söyleyecek yerde Kağıttepe diyor. İstanbul‘un böyle bir ilçesi var mı? Kaydı maydı yaptıramadı. Herkese ‘oy kullanın‘ derken garibim kendisi oy kullanamadı. Referandum hatırasını biliyorsunuz" diye konuştu.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Kılıçdaroğlu‘nun şimdi de oğlunun askerliğini diline doladığını belirterek, şöyle konuştu;
"Şimdi de ağzına askerliği doladı. Kafayı takmış benim oğluma. ‘Ne olacak kendi oğlu 21 gün askerlik yaptı‘ diyor. Kardeşim dövizli askerliği ben mi çıkardım? Dövizli askerliğin tarihi belli. Benim oğlum yurt dışında okumuş, doktorasını yapıyor, Dünya Bankası‘nda çalışmış bütün bunlar sebebiyle böyle bir hakkı kazanmışsa, bu hakkının gereği olarak her vatan evladının istifade ettiği bir hakkı o da geldi aynen bu şekilde kullanmış. Bunu şimdi her yerde gidip kullanıyor. Burada şimdi bir suiistimal mi var,
yoksa ben oğlum için özel yasa mı çıkardım? Yahu bu ne edep dışı bir davranış. Yani bundan prim elde edeceğini mi zannediyorsun. İkide bir her gittiği yerde onu konuşuyor."
Erdoğan, "Çılgın Proje" diye adlandırılan Kanalistanbul Projesi ile ilgili de ana muhalefet partisinin "insan yok" diyerek eleştirilerde bulunduğunu ifade ederek, "Arkadaşım dedi ki ‘gemi yerine insan koysak‘. Dedim ki ‘geminin yerine biz kanalda insan yürütsek bu seferde Bay Kemal der ki bu insanlar yüzmeyi bilmiyor‘. Onun için bahane hazır. Bunlar şimdi tüneli yaptılar. Silivri‘den Meclis‘e. bunların da kabiliyeti bu istikamette" dedi.
Konuşmasının sonunda BDP‘yi de eleştiren Erdoğan, "Bölücü terör örgütünün liderini peygamber olarak görenlerle bizim işimiz olamaz. Biz cumayı, birlik ve beraberliğimizin simgesi olarak biliriz. Evlerde biz Cuma namazı kılmayız, kasabada, ilçede, ilde kılarız o bizim birliğimizin, beraberliğimizin simgesidir. BDP, terör örgütü, ayrılıkçılar Diyarbakır Ulu Cami‘de bir tarafta namaz kılınırken, onların bir kısmı arkada seyrediyor, bir kısmı güya namaz kılıyor. Bu ayrılıkçılığa bizim dinimizde yer yok.
Dinimizi istismar edenlere yer yok. Bunlara 12 Haziran‘da benim milletim en güzel cevabı verecektir" ifadelerini kullandı.
Kaynak: İHA
bilmiyor‘. Onun için bahane hazır" diye konuştu.
Başbakan Erdoğan, seçim mitinglerini Sultangazi‘de sürdürdü. Yüzlerce kişiye seslenen Erdoğan, seçim barajının yüzde 10‘a düşürülmesi önündeki tepkileri eleştirdi. Konuşmasında sık sık ana muhalefet partisini eleştiren Erdoğan, "Ne yaptığımızı biliyoruz, ne yağacağımıza da inanıyoruz yapacağız. Bunların elinde aslında proje filan yok. Dikkat edin hep söyledikleri ‘AK Parti ne veriyorsa, biz beş katı vereceğiz‘ diyor. Adını koyamıyorlar. Çünkü adını koydukları anda bitecekler. ‘Biz her aileye 600 lira
vereceğiz‘ diyor. Sayın Kılıçdaroğlu, bak inanmamışlar. Şüphesiz onunda inananları olabilir. Ama gerçek başka. Sayın Kılıçdaroğlu‘nun şu anda bir tane adayı var. CHP‘nin Muğla milletvekili adayı, DGM‘nin eski savcısı 21 Mayıs 2009 tarihli neşter operasyonu iddianamesinde bakın ne diyor; Kılıçdaroğlu‘nun genel müdürlük koltuğunda oturduğu SSK‘da yolsuzlukların diz boyu olduğunu belirtiyor. Şimdi de Kılıçdaroğlu‘nun Muğla‘da milletvekili adayı. O zaman ki iddianamesinde yazıyor. Hani yolsuzlukla mücadele
ediyordun, yolsuzluğun içine gömüldün. SSK şu anda iyi gidiyor, Kılıçdaroğlu genel müdürlüğü üstlendiği anda SSK yavaş yavaş battı. Baktı ki Ben boğuluyorum merhum Ecevit‘e gitti ‘ben aday olayım‘ diye. Ecevit veto etti, aday yapmadı. Aday oldu da ne oldu, ne olduğu belli" şeklinde konuştu.
Kılıçdaroğlu‘nun ikide bir "Tayyip Erdoğan‘a iktidara geldiğimde Türkiye‘yi dar edeceğim" dediğini anlatan Erdoğan, "Kılıçdaroğlu önce kendine gel" diye seslendi. Erdoğan, "Bak parlamentodayız sen ana muhalefet partisinin grup başkanvekilleri arasında bulundun, elinde dosyalarla dolaştın. Madem elinde dosyalar vardı niye savcılara teslim etmedin? Eğer Tayyip Erdoğan ile ilgili böyle bir şey vardı bugüne kadar neden yapmadın seni tutan mı vardı? Bunların dürüstlükle alakası yok. Aynısını Bahçeli‘de
söylüyor. İkiniz bir araya gelin beraber yapın. 40 çürük yumurtadan bir sağlam yumurta etmez bunu böyle bilin. Hadi bir araya gelin varsa bir yolsuzluk bunu yapın. Biz buraya yolsuzlukla mücadele ede ede geldik. Eğer mücadele etmemiş olsaydık 23.5 milyar dolar IMF borcu ile devraldık. Hükümette MHP, DSP vardı. Şimdi Kılıçdaroğlu‘nun yanındalar. Birlikte yürüyorlar bu yolda. Kim vardı ANAP. Ne oldu, onlar borçlandı biz ödedik 5.2 milyar dolar borca indirdik" şeklinde konuştu.
"Bu onurlu milletin onuruyla oynayanlar karşısında nasıl konuşmamız gerekirse aynı öyle konuşuruz" diyen Erdoğan, "Bunların on yıllar boyu ne yazık ki batılı karşısında el pençe divan durduklarını iyi bilirsiniz. Artık öyle bir Türkiye yok. 23.5 milyar doları buraya getirdik. Fakat MHP milliyetçiyiz diyor dimi. Bunların milliyetçiliğin lafını yapıyor" dedi. "Kılıçdaroğlu buna sulandı biliyor musunuz? ‘Nasıl olsa para bol buradan dağıtırız‘ diyorlar. Benim milletlim uyandı size artık bu kasaları teslim
etmez" diyen Başbakan Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü;
"Biz onlar gibi kaynak Kemal‘dir, ya da kaynak Tayyip‘tir demedik. Üniversitelerde bizden önce verilen burs 45 lira. Şu anda 200 lira. Kredi Yurtlar Kurumu‘nda kalıyorsa 150 lira daha veriyoruz. Kemal efendi biz bunları uyguluyoruz, vaat etmiyoruz. Fakir fukaraya her ay 150 lira veriyoruz. Kemal efendi bu 150 liradan haberin var mı? Erzak, kömür veriyoruz. Sadaka dağıtıyorsunuz dediler. Devlet sadaka dağıtır mı?"
Erdoğan, alanı dolduran kalabalığa seslenerek, "En az 3 çocuk" önerisini tekrarladı. Bunun gerekçesini de anlatan Erdoğan, "Bazıları ‘2 tane, 1 tane yeter‘ diyor. Sakın ha bu oyuna gelmeyin, bu bir tuzaktır. Bu tuzağa düşmeyin. Bu milletin nüfusunu azaltmak istediler, kısırlaştırmak istediler, doğum kontrol hapı yaptılar. İstediler ki bu millet yaşlasın, ihtiyarlasın, batının şu an ki düştüğü duruma düşürdüler. Genç dinamik, eğitimli nüfusa sahip olacağız. Yeter ki el ele verelim" şeklinde konuştu.
Sağlık alanında yaptıkları yatırımlardan bahseden Erdoğan "Bay Kemal" diye hitap ettiği Kılıçdaroğlu‘na yüklendi. Erdoğan, "Bay Kemal‘in hastaneleriyle, devletin hastanelerini birleştirdik. CHP, ‘hayır olmaz bu iş‘ dedi. ‘Olur olur bal gibi olur‘ diye bir şarkı var ya. İşte bal gibi oldu" dedi.
Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü;
"Bu Bay Kemal çok vaktimi alıyor. O genel müdürken, ben sigortalıydım. Sabahın erken saatinde hastaneye giderdik bize numara verirlerdi. Alırdık o numarayı. Eğer ilk numaraları alırsan yandın. Alsan ne olacak doktorun yanına gidiyorsun seni muayeneye çağırıyor. Ameliyat edecekse yine aynı hastanede ediyor. Adeta orayı atlama mevkii olarak kullandılar. Şimdi böyle bir şey var mı? Kemal bey sizin genel müdürlük döneminizde ilaç bile alamıyorduk. İlacımızı yarım alırdık. Kemal Bey ilacımızı nereden alacağız
diye sorardık. Siz denendiniz Kemal Bey, benim milletim sizi bir daha denemez. Bir SSK‘da genel müdürlük yönetemeyen bir kişi sen mi Türkiye‘yi yöneteceksin. Bunları hatırlatınca çıldırıyor, çıldırdıkça ağzı bozuluyor. Senin ağzın ne kadar bozulursa bozulsun bizim terbiyemiz buna müsaade etmez.
Edep yahu. Biz de buna davet ediyoruz. Siz her ne kadar bu sınırları aşsanız da bizim edebimiz buna müsaade etmez, biz yine sizin annenize saygı gösteriyoruz. Farkımız bu."
İki şehir projesini CHP‘nin sahiplendiğini de belirten Erdoğan, "Kılıçdaroğlu, ‘benim genel başkan yardımcım söylemişti‘ diyor. Merak etim baktım Saroz Körfezi. Saroz Körfezi ne zamandan beri İstanbul‘a bağlı. Kağıthane‘de oturduğunu söyleyecek yerde Kağıttepe diyor. İstanbul‘un böyle bir ilçesi var mı? Kaydı maydı yaptıramadı. Herkese ‘oy kullanın‘ derken garibim kendisi oy kullanamadı. Referandum hatırasını biliyorsunuz" diye konuştu.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Kılıçdaroğlu‘nun şimdi de oğlunun askerliğini diline doladığını belirterek, şöyle konuştu;
"Şimdi de ağzına askerliği doladı. Kafayı takmış benim oğluma. ‘Ne olacak kendi oğlu 21 gün askerlik yaptı‘ diyor. Kardeşim dövizli askerliği ben mi çıkardım? Dövizli askerliğin tarihi belli. Benim oğlum yurt dışında okumuş, doktorasını yapıyor, Dünya Bankası‘nda çalışmış bütün bunlar sebebiyle böyle bir hakkı kazanmışsa, bu hakkının gereği olarak her vatan evladının istifade ettiği bir hakkı o da geldi aynen bu şekilde kullanmış. Bunu şimdi her yerde gidip kullanıyor. Burada şimdi bir suiistimal mi var,
yoksa ben oğlum için özel yasa mı çıkardım? Yahu bu ne edep dışı bir davranış. Yani bundan prim elde edeceğini mi zannediyorsun. İkide bir her gittiği yerde onu konuşuyor."
Erdoğan, "Çılgın Proje" diye adlandırılan Kanalistanbul Projesi ile ilgili de ana muhalefet partisinin "insan yok" diyerek eleştirilerde bulunduğunu ifade ederek, "Arkadaşım dedi ki ‘gemi yerine insan koysak‘. Dedim ki ‘geminin yerine biz kanalda insan yürütsek bu seferde Bay Kemal der ki bu insanlar yüzmeyi bilmiyor‘. Onun için bahane hazır. Bunlar şimdi tüneli yaptılar. Silivri‘den Meclis‘e. bunların da kabiliyeti bu istikamette" dedi.
Konuşmasının sonunda BDP‘yi de eleştiren Erdoğan, "Bölücü terör örgütünün liderini peygamber olarak görenlerle bizim işimiz olamaz. Biz cumayı, birlik ve beraberliğimizin simgesi olarak biliriz. Evlerde biz Cuma namazı kılmayız, kasabada, ilçede, ilde kılarız o bizim birliğimizin, beraberliğimizin simgesidir. BDP, terör örgütü, ayrılıkçılar Diyarbakır Ulu Cami‘de bir tarafta namaz kılınırken, onların bir kısmı arkada seyrediyor, bir kısmı güya namaz kılıyor. Bu ayrılıkçılığa bizim dinimizde yer yok.
Dinimizi istismar edenlere yer yok. Bunlara 12 Haziran‘da benim milletim en güzel cevabı verecektir" ifadelerini kullandı.
