Arınç‘tan Balkanlarda Güvenlik Vurgusu
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, ‘‘Türkiye olarak bizim Balkanlara politikamız, herkes için güvenliktir, düzeyli siyasi diyalogdur, karşılıklı ekonomik ilişkilerdir‘‘ dedi.
Bursa‘da, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç‘ın himayelerinde, Başbakanlık Basın-Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü (BYEGM) ve Dışışleri Bakanlığı Stratejik Araştırmalar Merkezi (SAM) Başkanlığı tarafından düzenlenen ‘‘Balkan Ülkeleri Medya Forumu‘‘ törenle başladı.
Arınç, burada yaptığı konuşmada, ‘‘Bizler, ortak bir coğrafyanın ve tarihin mensuplarıyız. Hatta bizler, yüzlerce yıl birlikte yaşayarak Balkanların tarihini hep beraber yazdık. Balkanların kaderini birlikte inşa ettik‘‘ dedi.
‘‘Komşularla sıfır problem, çok iyi ilişkiler, Türkiye‘nin dış politikasındaki en önemli unsurlardır‘‘ diyen Bakan Arınç, ‘‘Biz bunun üzerine yeniden dış politikamızı belirledik ve istikrarı korumak ve sağlamlaştırmak için çok ciddi adımlar attık. Bütün olumlu gelişmelere rağmen Balkanlar, halen Avrupa‘nın en kırılgan bölgesidir. Avrupa‘da kalıcı barış ve istikrarın tesisi açısından bölge herkes için bir sınav niteliğindedir. Türkiye olarak bizim Balkanlara politikamız, herkes için güvenliktir, düzeyli siyasi diyalogdur, karşılıklı ekonomik ilişkilerdir. Bölgenin çok etnikli çok kültürlü ve dinli sosyal dokusunun muhafazası olarak dört temel esasa dayanmaktadır. Tüm bölge ülkelerinin Avrupa ve Avrupa-Atlantik perspektifini gönülden destekliyoruz. Balkan politikamızı yürütürken, ‘bölgesel sahiplenme‘ ve ‘kapsayıcılık‘ ilkelerini esas almaktayız. Bölge liderlerinin yakınlaşma ve uzlaşı çabalarını takdirle izliyor ve destekliyoruz‘‘ şeklinde konuştu.
-‘‘NEFRETLE BARIŞ VE HUZUR ORTAMINI YAKALAMAK MÜMKÜN DEĞİLDİR‘‘-
Artık, tarihsel düşmanlıklar ve nefret üzerine oluşturulan politikalar ile bölgesel barış ve huzur ortamını yakalamanın mümkün olmadığını belirten Arınç şöyle devam etti:
‘‘Aynı coğrafyayı paylaşan bizler bütün enerjimizi, kısır çekişmeler, faydasız inatlaşmalar, rasyonel olmayan talepler ve tarihsel düşmanlıkları sürdürmek yerine, insanlarımızın, demokrasiden, özgürlüklerden, huzur ve refahtan pay almaları için kullanmalıyız. İlişkilerimize korkularımız, komplekslerimiz değil, ümitlerimiz ve özgüvenimiz yön vermelidir. Biz içinde akraba ve soydaş topluluklarımızın da yaşadığı Balkanları, kendi evimiz gibi görmekteyiz.‘‘
-‘‘MEDYANIN TARİHİ SORUMLULUĞU‘‘-
Kaynak: AA
Arınç, burada yaptığı konuşmada, ‘‘Bizler, ortak bir coğrafyanın ve tarihin mensuplarıyız. Hatta bizler, yüzlerce yıl birlikte yaşayarak Balkanların tarihini hep beraber yazdık. Balkanların kaderini birlikte inşa ettik‘‘ dedi.
‘‘Komşularla sıfır problem, çok iyi ilişkiler, Türkiye‘nin dış politikasındaki en önemli unsurlardır‘‘ diyen Bakan Arınç, ‘‘Biz bunun üzerine yeniden dış politikamızı belirledik ve istikrarı korumak ve sağlamlaştırmak için çok ciddi adımlar attık. Bütün olumlu gelişmelere rağmen Balkanlar, halen Avrupa‘nın en kırılgan bölgesidir. Avrupa‘da kalıcı barış ve istikrarın tesisi açısından bölge herkes için bir sınav niteliğindedir. Türkiye olarak bizim Balkanlara politikamız, herkes için güvenliktir, düzeyli siyasi diyalogdur, karşılıklı ekonomik ilişkilerdir. Bölgenin çok etnikli çok kültürlü ve dinli sosyal dokusunun muhafazası olarak dört temel esasa dayanmaktadır. Tüm bölge ülkelerinin Avrupa ve Avrupa-Atlantik perspektifini gönülden destekliyoruz. Balkan politikamızı yürütürken, ‘bölgesel sahiplenme‘ ve ‘kapsayıcılık‘ ilkelerini esas almaktayız. Bölge liderlerinin yakınlaşma ve uzlaşı çabalarını takdirle izliyor ve destekliyoruz‘‘ şeklinde konuştu.
-‘‘NEFRETLE BARIŞ VE HUZUR ORTAMINI YAKALAMAK MÜMKÜN DEĞİLDİR‘‘-
Artık, tarihsel düşmanlıklar ve nefret üzerine oluşturulan politikalar ile bölgesel barış ve huzur ortamını yakalamanın mümkün olmadığını belirten Arınç şöyle devam etti:
‘‘Aynı coğrafyayı paylaşan bizler bütün enerjimizi, kısır çekişmeler, faydasız inatlaşmalar, rasyonel olmayan talepler ve tarihsel düşmanlıkları sürdürmek yerine, insanlarımızın, demokrasiden, özgürlüklerden, huzur ve refahtan pay almaları için kullanmalıyız. İlişkilerimize korkularımız, komplekslerimiz değil, ümitlerimiz ve özgüvenimiz yön vermelidir. Biz içinde akraba ve soydaş topluluklarımızın da yaşadığı Balkanları, kendi evimiz gibi görmekteyiz.‘‘
-‘‘MEDYANIN TARİHİ SORUMLULUĞU‘‘-
