Mimar Sinan Ölümünün 423. Yılında Anıldı
Dünyanın gelmiş geçmiş en büyük mimarlarından biri kabul edilen Mimar Sinan, ölümünün 423‘üncü yılında, çeşitli etkinliklerle anıldı.

Törende konuşan Mimarlar Odası Adana Şube Genel Sekreteri Kamuran Pekçetin, "Mimar Sinan‘ın Ölümünün 423. Yılında anmak üzere tekrar bir araya gelmiş bulunuyoruz. Elli yıla yakın süreyi kapsayan, Osmanlı Devleti‘nde yaptığı mimarlık görevi boyunca, yarattığı eserler ve getirdiği yeniliklerle, Osmanlı - Türk mimarlığını zirveye taşımış, tüm dünyada bilinen Osmanlı mimarisi tarzının yaratıcısı olmuştur. Anadolu‘da ve Avrupa‘da birçok eserin yapımını gerçekleştiren Mimar Sinan, birçoğu İstanbul‘da olan, 84 cami, 52 mescit, 57 medrese, 7 okul ve darülkurra, 22 türbe, 17 imaret ve 3 darüşşifa, 7 suyolu kemeri, 8 köprü, 20 kervansaray, 35 köşk ve saray, 6 ambar ve mahzen, 48 hamam ve kaydı olmayanlarla beraber, üç yüz elliyi aşkın yapının baş mimarlığını üstlenmiştir" dedi.
"Koca Sinan bu kadar yapıyı belli tarz ve üslup doğrultusunda inşa etmiştir" diye konuşan Pekçetin, "Mimar Sinan‘ın yapıları ile bıraktığı mesajı doğru anlamak ve bundan dersler çıkarmak, mimarlığa olan borcumuz gereğidir. Ülkemizde neo-Osmanlıcılığın ideolojik olarak dayatıldığı bir ortamda, ‘tarihi yapıtların kopyalarını yapmak‘ özellikle kamu eli ile yapılan yapılarda moda haline dönüşmüştür. Mimar Sinan‘ın akılcı mimari anlayışının özünü oluşturan araştırma, öğrenme, çağdaş bir mimari yaratma ve sürekli olarak kendini aşma çabaları anlaşılmamakta ve kentsel kirlilik oluşturan çağdışı kopyalamalarla tarihe ve Sinan‘a saygısızlık yapılmaktadır" şeklinde konuştu.
Günümüzde yapılaşmanın en önemli kısmı olan proje üretim sürecinin, yatırımcı istekleri doğrultusunda kısacık zamana sıkıştırıldığını belirtern Pekçetin, şöyle devam etti:
"Kopyacı ve patates baskı projelerin türemesiyle, niteliksiz yapılaşmanın sonucu olarak kentimiz kimliğini kaybetmeye yüz tutmuştur. Buna neden olan etkenlerden biride imarla ilgili yaşanan sorunlardır. Kentimizin büyük bir bölümünün uzun süredir imara kapalı olması ve yerel yöneticilerimizin ilgisizliği sonucu kaçak yapılaşma da hızla artmaktadır. Kentimize kimliğini kazandırıp bu kimliğin sürekliliğini sağlamak yalnızca mimarların değil bütün kentlinin ve öncelikle de yerel yönetimlerindir. Kent içi ulaşım sorunları da gün geçtikçe daha sıkıntılı hale gelmektedir."
Pekçetin, bu sorunun çözümü için Adana‘nın ulaşım master planına ihtiyacı olduğunu kaydederek, "Parçacıl ve anlık çözümler üretip, yap-boz yöntemleriyle, deneme yanılma yöntemleriyle şehircilik olmayacağı gibi, yapılan her yanlış, düzeltilmeye çalışılırken maalesef yükün en fazlasını kent sakini çekmektedir" dedi.
Pekçetin, konuşmasını şu sözlerle tamamladı;
"Gerek yerel yönetimdeki siyasi kriz, gerek kent içi ulaşım, gerekse imarla ilgili sorunlar yaşadığımız kentimizi her geçen gün geriye götürmektedir. Mimarlar Odası olarak Büyük Usta Mimar Sinan‘ı ölümünün 423. yıldönümünde anarken ülkemiz ve kentimiz için, en iyisini yapabilmek adına il yöneticilerimizden bütün kent sakinlerine kadar elimizden gelenin fazlasını yapmamız gerektiğini hatırlatıyor, Büyük Usta Mimar Sinan‘ı ve tüm ustalarımızı saygı ile Selamlıyoruz."
Törenin ardından Erol Doğan‘ın konuşmacı olarak katıldığı "Korumanın Tarihi ve Felsefeleri" konulu söyleşi Ramazanoğlu Konağında düzenlendi. Söyleşiye Yard. Doç. Dr. Gözde Ramazanoğlu, mimarlar ve davetliler katıldı.
