Baransu‘nun Dinlendiği İddiasıyla Açtığı Davanın 2. Duruşması Yapıldı
Van eski İl Jandarma Komutanı Kurmay Albay Vecihi Halil İyigün‘ün de aralarında bulunduğu asker ve PKK terör örgütü itirafçılarının Taraf Gazetesi Yazarı Mehmet Baransu ve eşinin telefonlarını, düzenledikleri sahte belgelerle dinlendikleri iddiasıyla Van 1. Ağır Ceza Mahkemesi‘nde görülen davanın ikinci duruşması yapıldı.
Öğle saatlerinde başlayan davanın duruşmasına, Taraf Gazetesi Yazarı Mehmet Baransu, avukatı Ahmet Emre Bayrak‘la birlikte katıldı. Duruşmaya, görev yeri değiştiği için başka illerde bulunan sanıklar katılmadı. Yapılan kimlik tepsinin ardından savunma yapan Baransu, 2007 yılında Taraf Gazetesi‘nden çalışmaya başladıktan sonra gündeme ilişkin birçok haber yaptığını ve bunlardan bir tanesinin de dönemin Kara Kuvvetleri Komutanı İlker Başbuğ‘un, dönemin Anayasa Mahkemesi Başkan vekili ile yapmış olduğu
gizli görüşme olduğunu belirtti. Aktütün ve Dağlıcı taburlarına yapılan baskınlarla ilgili de ayrıntılı haberler yaptığını anlatan Baransu, ayrıca silahlı kuvvetlerinin içerisinde bulunan bir kısım insanların darbe planlarına yönelik çok sayıda haber yaptığını belirtti. Baransu, "Bundan dolayı haber kaynaklarımı merak ettiklerinden benim telefonlarımı dinlemeye aldıklarını düşünüyorum" dedi.
Kendisinin ve eşinin Kürtçe bilmemesine rağmen sanıklardan PKK terör örgütü itirafçısı Abdulkadir Karataş‘ın, ifadesinde ‘Kürtçe bildiği için dinlememizi yaptık‘ dediğini kaydeden Baransu, Karataş tarafından dinlenmiş olmalarının sanıkların suç işleme noktasındaki yoğunluğunu ve savunmalarında gerçekçi olmadıklarını gösterdiğini belirtti. Baransu, "Sanıkların ifadeleri arasında ciddi çelişkiler var. Bu çelişkiler sanıkların atılı suçu işlediklerini ancak cezadan kurtulmak maksadıyla savunma
geliştirdiklerini bize göstermektedir" ifadelerini kullandı.
Dinleme kararını prosedüre uygun olarak alan ve sonlandıran Jandarma İstihbarat Daire Başkanlığı veya iradenin araştırılmasını istediğini belirten Baransu, "Bu kararı kim vermiştir. Bu kişinin de araştırıp sanık konumunda yargılanmak üzere hakkında suç duyurusunda bulunmak istiyorum. Şikayetçiyim, sanıkların cezalandırılmasını talep ediyorum" şeklinde ifade verdi.
Daha sonra savunma yapan avukatı Ahmet Emre Bayrak ise Abdulkadir Karataş‘ın jandarmadaki görevinin sorulmasını istedi. Dosyada bazı belgelerin eksik olduğunu ve bunların temin etmesini de söyleyen Bayrak, sanıklar Murat Gürsoy ve Muharrem Yaşar‘ın beyanları doğrultusunda Jandarma İstihbarat Şube Müdürlüğü‘ne müzekkere yazılarak resmi ve gayrı resmi kaç telefon numarasının dinlendiklerinin sorulmasını istedi.
Sanık avukatları Ramazan Korkmaz ise savunmaların yargılamayı uzatmaya yönelik tuhaf beyanlar olduğunu kaydederek, "Abdulkadir Karataş‘ın dosyada sanık olarak bulunmasının nedenini anlamış değiliz" dedi.
Ramazan Karataş‘ın yalnızca çok özel şive konusunda dinleme yapan kişilere yardımcı olduğunu da belirten Korkmaz, "Karataş hiçbir şekilde diğer sanıklar gibi jandarmadan görev yapan kişi konumunda olmadığı için bu dosyadan tefrik edilmesi gerektiğini düşünüyorum" şeklinde konuştu.
Yapılan savunmaların ardından duruşmaya 10 dakika ara veren mahkeme heyeti, Baransu‘nun bir kısım kişiler hakkında suç duyurusunda bulunma talebi ile sanık avukatı Korkmaz‘ın, Abdulkadir Karataş‘ın dosyasının tefriki hususlarındaki taleplerin reddine karar verirken, tüm aramalara rağmen bulunmayan ve duruşmalardan kaçan sanık Abdulkadir Karataş hakkında tutuklama kararı çıkarmasına oy birliği ile karar verdi. Karataş‘ı yol tutuklaması yaparak en kısa sürede yakalanarak 24 saat içerisinde mahkemede hazır
edilmesini de isteyen mahkeme heyeti, davanın duruşmasını 23 Mayıs 2011 tarihine erteledi.
Öğle saatlerinde Van İl Emniyet Müdürlüğü‘ne ait bir otomobil ile 3 polis nezaretinde adliye binasına gelen Taraf Gazetesi Yazarı Mehmet Baransu, adliye çıkışında kısa bir açıklama yaptıktan sonra aynı şekilde binadan ayrıldı.
Kaynak: İHA
gizli görüşme olduğunu belirtti. Aktütün ve Dağlıcı taburlarına yapılan baskınlarla ilgili de ayrıntılı haberler yaptığını anlatan Baransu, ayrıca silahlı kuvvetlerinin içerisinde bulunan bir kısım insanların darbe planlarına yönelik çok sayıda haber yaptığını belirtti. Baransu, "Bundan dolayı haber kaynaklarımı merak ettiklerinden benim telefonlarımı dinlemeye aldıklarını düşünüyorum" dedi.
Kendisinin ve eşinin Kürtçe bilmemesine rağmen sanıklardan PKK terör örgütü itirafçısı Abdulkadir Karataş‘ın, ifadesinde ‘Kürtçe bildiği için dinlememizi yaptık‘ dediğini kaydeden Baransu, Karataş tarafından dinlenmiş olmalarının sanıkların suç işleme noktasındaki yoğunluğunu ve savunmalarında gerçekçi olmadıklarını gösterdiğini belirtti. Baransu, "Sanıkların ifadeleri arasında ciddi çelişkiler var. Bu çelişkiler sanıkların atılı suçu işlediklerini ancak cezadan kurtulmak maksadıyla savunma
geliştirdiklerini bize göstermektedir" ifadelerini kullandı.
Dinleme kararını prosedüre uygun olarak alan ve sonlandıran Jandarma İstihbarat Daire Başkanlığı veya iradenin araştırılmasını istediğini belirten Baransu, "Bu kararı kim vermiştir. Bu kişinin de araştırıp sanık konumunda yargılanmak üzere hakkında suç duyurusunda bulunmak istiyorum. Şikayetçiyim, sanıkların cezalandırılmasını talep ediyorum" şeklinde ifade verdi.
Daha sonra savunma yapan avukatı Ahmet Emre Bayrak ise Abdulkadir Karataş‘ın jandarmadaki görevinin sorulmasını istedi. Dosyada bazı belgelerin eksik olduğunu ve bunların temin etmesini de söyleyen Bayrak, sanıklar Murat Gürsoy ve Muharrem Yaşar‘ın beyanları doğrultusunda Jandarma İstihbarat Şube Müdürlüğü‘ne müzekkere yazılarak resmi ve gayrı resmi kaç telefon numarasının dinlendiklerinin sorulmasını istedi.
Sanık avukatları Ramazan Korkmaz ise savunmaların yargılamayı uzatmaya yönelik tuhaf beyanlar olduğunu kaydederek, "Abdulkadir Karataş‘ın dosyada sanık olarak bulunmasının nedenini anlamış değiliz" dedi.
Ramazan Karataş‘ın yalnızca çok özel şive konusunda dinleme yapan kişilere yardımcı olduğunu da belirten Korkmaz, "Karataş hiçbir şekilde diğer sanıklar gibi jandarmadan görev yapan kişi konumunda olmadığı için bu dosyadan tefrik edilmesi gerektiğini düşünüyorum" şeklinde konuştu.
Yapılan savunmaların ardından duruşmaya 10 dakika ara veren mahkeme heyeti, Baransu‘nun bir kısım kişiler hakkında suç duyurusunda bulunma talebi ile sanık avukatı Korkmaz‘ın, Abdulkadir Karataş‘ın dosyasının tefriki hususlarındaki taleplerin reddine karar verirken, tüm aramalara rağmen bulunmayan ve duruşmalardan kaçan sanık Abdulkadir Karataş hakkında tutuklama kararı çıkarmasına oy birliği ile karar verdi. Karataş‘ı yol tutuklaması yaparak en kısa sürede yakalanarak 24 saat içerisinde mahkemede hazır
edilmesini de isteyen mahkeme heyeti, davanın duruşmasını 23 Mayıs 2011 tarihine erteledi.
Öğle saatlerinde Van İl Emniyet Müdürlüğü‘ne ait bir otomobil ile 3 polis nezaretinde adliye binasına gelen Taraf Gazetesi Yazarı Mehmet Baransu, adliye çıkışında kısa bir açıklama yaptıktan sonra aynı şekilde binadan ayrıldı.
