Ortadoğu‘da Yaşanan Gelişmeler
Zirve Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç Dr. Alper Y. Dede‘nin "Arap Ayaklanmaları: Türk Modelini Tartışmak" başlıklı makalesi uluslararası bir dergide yayınlandı.
Dergide birçok ülkeden akademisyen Arap ayaklanmalarını kendi ülkeleri gözünden değerlendirirken, Türkiye‘den ise Zirve Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Alper Y. Dede konuyu değerlendirdi. Makalesinde Arap ülkelerinin ayaklanmaları neticesinde ortaya çıkacak siyasi yapılarda Türkiye model alınacak bir ülke olabilir mi, eğer olacaksa bu modelin Arap dünyasına uyup uymadığını ele alan Dede, AK Parti‘nin kemikleşmiş oy kitlesi oluşturan, aynı zamanda Anadolu Kaplanları denilen
Gaziantep, Kayseri ve Denizli gibi illerin muhafazakar müteşebbislerinin yeni pazarlara ihtiyaç duyduğu ve bu nedenle ticaretin Ortadoğu‘ya doğru açıldığını kaydetti. Türkiye‘nin model olarak alınmasında Türkiye‘nin kazançlı çıkacağını belirten Dede, "Türkiye‘nin demokrasi için yaptıkları ve ekonomisi örnek alınabilir" dedi.
Türkiye‘nin kendine has dinamikleri olduğunu ve Ortadoğu‘da bunların olmadığını ifade eden Yrd. Dede, "Ortadoğu‘da Anadolu Kaplanları yok, devletçilik hakim ve özel sektör gelişmemiş" derken, sivilleşme, liberalleşme, askerin siyasetteki rolünün azaltılması ve ekonomi alanlarında bazı şartları yerine getirdikleri taktirde Türkiye modelinin Arap dünyası için uygun olduğunu, aksi taktirde bu anlamda başarılı olamayacaklarını dile getirdi.
TÜRK MODELİNE TUNUS, MISIR VE LİBYA‘DAN DAHA UYGUN
Ayaklanmaların olduğu Arap ülkelerinden Türk modelini uygulamaya en yakın ülkenin Tunus olduğunun altını çizen Dede, "Mısır büyük bir ülke. Ülkeler büyüdükçe yönetmek zorlaşıyor. Türk modeli Mısır için şu aşamada zor olabilir. Aynı şekilde Libya‘daki yönetim Türk modeline uygun değil. Ama Tunus bu modeli uygulayabilecek en uygun ülke konumunda görünüyor şu an için" ifadelerini kullandı.
Yrd. Doç. Dr. Dede, makalesinde Türkiye‘nin model olmasının kaçınılmaz olduğunu ancak "Biz modeliz" diye dayatmaların da yapılmaması gerektiğini, Türkiye‘nin bu durumu model dayatmak yerine aktif bir strateji haline getirmesi gerektiğini kaydetti.
Kaynak: İHA
Gaziantep, Kayseri ve Denizli gibi illerin muhafazakar müteşebbislerinin yeni pazarlara ihtiyaç duyduğu ve bu nedenle ticaretin Ortadoğu‘ya doğru açıldığını kaydetti. Türkiye‘nin model olarak alınmasında Türkiye‘nin kazançlı çıkacağını belirten Dede, "Türkiye‘nin demokrasi için yaptıkları ve ekonomisi örnek alınabilir" dedi.
Türkiye‘nin kendine has dinamikleri olduğunu ve Ortadoğu‘da bunların olmadığını ifade eden Yrd. Dede, "Ortadoğu‘da Anadolu Kaplanları yok, devletçilik hakim ve özel sektör gelişmemiş" derken, sivilleşme, liberalleşme, askerin siyasetteki rolünün azaltılması ve ekonomi alanlarında bazı şartları yerine getirdikleri taktirde Türkiye modelinin Arap dünyası için uygun olduğunu, aksi taktirde bu anlamda başarılı olamayacaklarını dile getirdi.
TÜRK MODELİNE TUNUS, MISIR VE LİBYA‘DAN DAHA UYGUN
Ayaklanmaların olduğu Arap ülkelerinden Türk modelini uygulamaya en yakın ülkenin Tunus olduğunun altını çizen Dede, "Mısır büyük bir ülke. Ülkeler büyüdükçe yönetmek zorlaşıyor. Türk modeli Mısır için şu aşamada zor olabilir. Aynı şekilde Libya‘daki yönetim Türk modeline uygun değil. Ama Tunus bu modeli uygulayabilecek en uygun ülke konumunda görünüyor şu an için" ifadelerini kullandı.
Yrd. Doç. Dr. Dede, makalesinde Türkiye‘nin model olmasının kaçınılmaz olduğunu ancak "Biz modeliz" diye dayatmaların da yapılmaması gerektiğini, Türkiye‘nin bu durumu model dayatmak yerine aktif bir strateji haline getirmesi gerektiğini kaydetti.
