Maliye Bakanı Mehmet Şimşek:

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, "Mutlaka gelir ve kurumlar vergisinde oranları artırmadan milli gelir oranını artırmalıyız. Bunun için ne gerekiyorsa yapacağız" dedi.

II. Türkiye Sektörel Muhasebe Uygulamaları Sempozyumu‘na katılan Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, bakanlık olarak yaptıkları çalışmalar ile Türkiye‘nin dünya ekonomisindeki yeri hakkında konuştu.

Mükelleflere ‘beyaz sayfa‘ açmak istediklerini sürekli vurguladıklarını söyleyen Bakan Şimşek, denetim kaynaklarının artırılması, teknolojik alt yapının denetimden daha çok kullanılması anlamında yeni bir döneme girdiklerini ifade etti.

Vergi denetmen sayısını ikiye katlayacaklarını belirten Bakan Şimşek, "Mükellef haklarını önemli ölçüde düzenledik. Vergileri de çok ciddi şekilde düşürdükten sonra denetim elemanlarının hangi standartlara uyacağı konusunda çok önemli atılımlar yaptık. Bundan sonrası denetimde etkinlik dönemi olacak. Vergi denetmen sayısını ikiye katlıyoruz. Gelir uzmanlarını denetimlere yardımcı olma adına çok ciddi şekilde kullanacağız. Şu anda çok önemli bilgisayar programları yapılıyor. Arkadaşlar sadece çıkan roporu

götürüp yerinde teyit etme işine başlayacaklar. Teknolojiyi çok iyi şekilde kullanacağız"

Milli gelir oranının artırılması adına gereken ne varsa yapacaklarını belirten Bakan Şimşek, "Mutlaka biz gelir ve kurumlar vergisinde oranları artırmadan elde ettiğimiz milli gelir oranını artıracağız. Bunun için ne gerekiyorsa yapacağız. Türkiye taşıma suyu ile değirmeni döndüremez. Türkiye‘nin borcunun azalttık ama biz mümkün olduğunca kamu harcamalarını sağlıklı vergi gelirlerine finanse edeceğiz. Ayrıca KDV Türkiye‘de maksimum yüzde 18, eğitim, sağlık dallarda ise yüzde 8 oranındadır. Biz AB

ülkelerinden en düşük KDV oranlarından birine sahibiz" diye konuştu.

"KAYIT DIŞI ADALETSİZLİĞİN EN ÖNEMLİ UNSURUDUR"

Kayıt dışı ile alakalı çok ciddi çalışmaları bulunduğunu söyleyen Bakan Şimşek, "Elimizi çok güçlendirecek çalışanlar olacak. Kayıt dışı adaletsizliğin çok önemli bir unsurudur. Bu anlamda adaletsizliği düzenleme adına çalışmalarımızı artırarak sürdüreceğiz. İki tane üretici düşünün, birisi kayıt dışı eleman çalıştırıyor. Kurumlar vergisi gibi kayıt dışılığı var ve büyük bir avantaj elde ettiğini zannedenler var. Kayıt içi çalışan ise rekabet etmek için çok daha yenilikçi rekabetçi bir yapıyla işini

kurgulayabiliyor. O dünya ile rekabet edebiliyor. Ve o nedenle ki Paris‘te mağaza açabiliyor. Diğeri en ufak bir şokta ayakta duramaz. Verimsiz çalıştığının farkında bile değil. Kayıt dışı ülkeyi hakikaten geriye götüren olumsuz etkileyen bir husus. Sadece vergi boyutuyla değil haksız rekabet adaletsizlik ap ayrı bir boyut. Burada önemli olan firmalarımız verimli bir yapıda çalışmıyor. Yenilikçi olmadığı için kayıt dışılık hakikaten Türkiye‘yi geri bırakıyor. Bizim mutlaka bu konudaki çabalarımıza herkesin

destek vermesi gerekiyor. Burada da muhasebeci ve mali müşavirlerin katkıları çok büyük olacak" diye konuştu.

"TÜRKİYE EKONOMİSİNİN TEMELLERİ SAĞLAM"

Çok önemli reform ve doğru politikalar uygulandığı için krizden tahribat yaşamadan güçlü bir şekilde çıkan Türkiye‘nin önünün açık olduğunu söyleyen Bakan Şimşek, "Slovenya 2009‘da yüzde 9 küçülmüşler. Kriz sonrası 2010‘da da toparlanma olmamış büyüme oranı yüzde 1 civarında. Türkiye ise dış taleplerin azalması nedeniyle bazı sektörler etkilendi ama Türkiye‘nin makro ekonomik temelleri çok sağlam olduğu için Türkiye çok hızlı bir şekilde kriz öncesine hemen hemen her göstergede döndü. Amerika kriz

boyunca 6.5 milyon istihdam kaybetti. Türkiye 2.2 milyon net istihdam kazancıyla bu dönemi kapattı. Geçen yıl 1 milyon 300 bin vatandaş iş buldu. Çünkü faizler enflasyon tek hanede genel bir istikrar var yani önünü görebiliyor. Ama çok önemli konular. Doğru politikalar olmazsa bunlar garanti değil. Son 40 yıla bakıldığında bunlar istisnai dönemler. Türkiye‘nin yakın dönem ekonomik tarihini incelediğinizde tek haneli enflasyon tek haneli faiz oranları istisnai dönemdir. Enflasyon 1968‘den beri en düşük

seviyededir aslında o seviyede tutulabilirdi ama her zaman dış şoklar öngörülemiyor. Dünya gıda fiyatları tahıl fiyatları rekor düzeylere ulaştı. Petrol fiyatları son bir yıl içinde yüzde 60 düzeyinde yukarıda. Maalesef önümüzdeki aylarda petrol ve gıda fiyatlarının enflasyon üzerinde oluşturacağı baskı olabilir. Ama biz şuna inanıyoruz enflasyon kalıcı bir şekilde tek haneye düşmüştür. Şuanda bir hedefimiz var düşük tek haneli enflasyonu orta ve uzun vadede tutmaktır. Bunun içinde içerde rekabeti

arttırmamız gerekir. Çünkü rekabet beraberinde verimliliği ve yenilikçiliği getiriyor. Buda fiyatların düşük tutuyor tüketici ve ülke ekonomisi lehine. Türkiyenin büyüme potansiyeli yüksektir. Bu yıl yüzde 4,5 mütevazı temkinli bir düşüncemiz var. Burada bizim için önemli olan uzun vadede sürdürülebilir büyümedir" ifadelerini kullandı.

"Her şeyin başında istikrar ve güven gelir" diyen Bakan Şimşek, "Çok geç değil 10 yıl önce Türkiye‘nin vergi gelirleri faiz ödemelerine yetmiyordu. Türkiye uçurumun eşiğindeydi. Ama şimdi böyle değil. Türkiye her geçen gün büyüyor" diyerek konuşmalarını sonlandırdı.

Yapılan konuşmanın ardından günün anlam ve önemine ilişkin sempozyuma katılan Bakan Şimşek‘e plaket verildi.

Kaynak: İHA