Ortadoğu‘daki Gelişmelerin Ekonomiye Etkileri
Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Başkanı Şerafettin Aşut, son birkaç yıldır küresel anlamda yaşanan sosyal, ekonomik, siyasal ve çevresel problemlerin, dünyada hiçbir ülkenin tam anlamıyla güvende olmadığını gösterdiğini belirterek, "Risksiz ülke yoktur ve her zaman beklenmeyen gelişmeler olabilir.
Aşut, yaptığı açıklamada, son dönemde Kuzey Afrika ve Ortadoğu‘da yaşanan gelişmelerin ekonomiye yansımalarını değerlendirdi. Bu gelişmelerle birlikte Avro bölgesindeki sıkıntılar ve AB ülkelerinin kemer sıkma politikaları ile özellikle hiçbir hesapta yer almayan Japonya‘da yaşanan felaketin piyasalara yansımasının, sıkıntılı bir döneme girileceğinin açıkça göstergesi olduğunu ifade eden Aşut, "Hele hele önemli bir genel seçim sürecine girdiğimizi ve her genel seçimin öncesindeki ve sonrasındaki üçer ayın belirsizliğini de hesaba katarsanız, 2011 gerçekten tahminleri zorlayacak bir yıl olarak önümüzde duruyor. Yani, iş dünyası olarak her zaman olduğundan daha dikkatli olmamız gerektiği uyarımızı tekrar etmekte yarar görüyorum. Her ne kadar ekonomi bir bilim ise de bu hesaplanabilir ve analitik alanın tahmin edilemeyen bir yanı olduğu da akıldan çıkarılmamalıdır" diye konuştu. Her zaman bir ‘B‘ planı yapılması gerektiği uyarısında bulunan Aşut, en kötüsü düşünülmezse krizlerin atlatılamayacağını belirterek, şöyle konuştu; "Düne kadar Kuzey Afrika için yükselen pazar derken ve olağan üstü beklentilerle birçok firma iş yaptıkları pazarları ihmal etme pahasına buralara yönelirken, bir hafta içinde bu pazarlar dünyanın en riskli bölgesine dönüşüverdi. MTSO olarak gerek bölgesel gerek ulusal çapta her zaman iş dünyasını uyardık. Hiçbir pazarımızı kaybetmek, ihmal etmek gibi bir lüksümüz yok. Unutmayalım ki, hala ihracatımızın yüzde 50‘sini Avrupa ülkelerine yapıyoruz. Ve hala en çok ihracat yaptığımız ilk 10 ülkenin 5‘i AB ülkesi. Bu da Avrupa pazarının bizim için hala ne kadar önemli olduğunu göstermektedir. Ancak, öte yandan Kuzey Afrika ve Ortadoğu‘da sıkıntı var diye bu pazarları bırakacak ve oralardan uzak duracak da değiliz. Mısır ve Libya‘da en sıkıntılı zamanlarda bile oradaki yetkililerle görüşmeyi kesmedik. Bu sıkıntıların geçeceğini, ilişkilerin tekrar normale döneceğini ve Mersin olarak her zaman kendilerine destek olacağımızı belirttik. En kısa sürede kardeş ülkelerdeki bu sıkıntıların geçmesi tek dileğimizdir."
Son birkaç yıldır küresel anlamda yaşanan sosyal, ekonomik, siyasal ve çevresel problemlerin, dünyada hiçbir ülkenin tam anlamıyla güvende olmadığını gösterdiğine vurgu yapan Aşut, "Risksiz ülke yoktur ve her zaman beklenmeyen gelişmeler olabilir. Hangi açıdan bakarsanız bakın, kaos bir sistemin çöküşü değildir, kaos çöken sistemin yerine yenisini koyamamanızdır. Aynı şekilde, ihracatta kaos bir pazarın kaybolması değil, kaybolan pazarın yerine yeni pazarlar bulamamaktır. Bir sektörde kayıplar yaşanabilir. Bunu başka sektörlerle telafi edebiliyorsanız sıkıntı olmaz. Bu anlamda Mersin kendi dinamikleriyle, girişimci iş dünyasıyla yaşadığı sıkıntıları yeni açılımlarla telafi edebilen bir kent olmuştur. Krizde sanayi üretimi düşerken, tarım-gıda ve turizmde oluşturduğu katma değerle kayıplarını telafi etti ve Türkiye genelinde ihracat yüzde 25-30 düşerken, Mersin ihracatında düşüş yaşanmadı. Avrupa pazarı düşünce, yakın ve yükselen pazarlara düzenlediği Ro-Ro ve feribot seferleri ile tanıtım günleriyle faklı pazarlar oluşturdu. Kısacası, Mersin bugün bir yükseliş trendi yakaladıysa ve bir farklılık yarattıysa bunun arkasında oturup beklemek yerine elinde bavulu ülke ülke dolaşan Mersinli iş adamları vardır. Sıkıntılar var ve her zaman olacaktır. Küresel anlamda her şey daha da zorlaşıyor. Ama Mersin‘de kolay pes edecek bir kent değil. Biz kendimize de, kentimize de güveniyoruz" dedi.
Kaynak: İHA
Son birkaç yıldır küresel anlamda yaşanan sosyal, ekonomik, siyasal ve çevresel problemlerin, dünyada hiçbir ülkenin tam anlamıyla güvende olmadığını gösterdiğine vurgu yapan Aşut, "Risksiz ülke yoktur ve her zaman beklenmeyen gelişmeler olabilir. Hangi açıdan bakarsanız bakın, kaos bir sistemin çöküşü değildir, kaos çöken sistemin yerine yenisini koyamamanızdır. Aynı şekilde, ihracatta kaos bir pazarın kaybolması değil, kaybolan pazarın yerine yeni pazarlar bulamamaktır. Bir sektörde kayıplar yaşanabilir. Bunu başka sektörlerle telafi edebiliyorsanız sıkıntı olmaz. Bu anlamda Mersin kendi dinamikleriyle, girişimci iş dünyasıyla yaşadığı sıkıntıları yeni açılımlarla telafi edebilen bir kent olmuştur. Krizde sanayi üretimi düşerken, tarım-gıda ve turizmde oluşturduğu katma değerle kayıplarını telafi etti ve Türkiye genelinde ihracat yüzde 25-30 düşerken, Mersin ihracatında düşüş yaşanmadı. Avrupa pazarı düşünce, yakın ve yükselen pazarlara düzenlediği Ro-Ro ve feribot seferleri ile tanıtım günleriyle faklı pazarlar oluşturdu. Kısacası, Mersin bugün bir yükseliş trendi yakaladıysa ve bir farklılık yarattıysa bunun arkasında oturup beklemek yerine elinde bavulu ülke ülke dolaşan Mersinli iş adamları vardır. Sıkıntılar var ve her zaman olacaktır. Küresel anlamda her şey daha da zorlaşıyor. Ama Mersin‘de kolay pes edecek bir kent değil. Biz kendimize de, kentimize de güveniyoruz" dedi.
