Gazeteciler, Tutuklu Meslektaşları İçin Eylem Yaptı
Gazetecilere Özgürlük Platformu, tutuklu gazetecilerin serbest bırakılması için eylem yaptı.
Gazetecilere Özgürlük Platformu 68 tutuklu gazeteciye destek vermek amacıyla ‘Özgür basın varsa, özgür toplum vardır‘ yazılı pankartı arkasında yürüyüş düzenledi. Yürüyüşe ‘zincirlenmiş gazeteler‘ çemberi içindeki gazeteciler ve tutuklu gazetecilerin yakınları katıldı. Kolej kavşağından başlayan yürüyüşte, gazeteci ve tutuklu gazeteci yakınları ‘TCK 226 değişsin‘, ‘TCK 214 değişsin‘, ‘Özgür Basın, Özgür toplum‘, ‘Telefon dinlemelerine hayır‘ yazılı dövizleri taşıdılar. Yürüyüş sırasında gazetecilere
vatandaşlardan destek geldi. Bir grup basın mensubu da eylem yapan basın mensuplarına destek vererek, kameralarını ve fotoğraf makinelerini yere koydular ve destek veren grup tarafından alkışlanarak karşılandılar.
Gazetecilerin protesto gösterisinde Japonya‘da meydana gelen deprem felaketinde ölenler için 1 dakikalık saygı duruşu yapıldı. Daha sonra Türkiye Gazeteciler Sendikası Başkanı Ercan İpekçi basın açıklaması yaptı. İpekçi, tutuklu gazetecilere özgürlük istemek, yargılanmaktan, tutuklanmaktan korktukları için değil, halkın sesinin kısılmasından endişe ettikleri için toplandıklarını belirterek, "Yozlaşmış, yönlendirici, gerçekleri halktan saklayan, yargısız infazlar, yalan ve iftiralarla dolu ilkesiz
yayıncılık için değil, halka gerçekleri anlatan araştıran, soran, eleştiren, meslek ilkelerine uygun, nitelikli yayın için, bunların önündeki engellerin kaldırılması için sıra bize gelmeden, sıra size gelmeden özgürlük talebimizi haykırmak için sokaklardayız" ifadelerini kullandı.
Tutuklu gazetecilerin tek kurşunlarının yazarken kullandıkları kalem olduğunu söyleyen İpekçi, "Onlar kalemlerinden çıkan kelamlarını, silahtan daha öldürücü, taştan ve sopadan daha yaralayıcı, terörden daha korkutucu sananlarla mücadele ederken, hepinizden daha hızlı davrandılar. Hepinizden önce bu yasalarla yargılanma onuruna erdiler. Fikirlerine, bilgeliklerine, toplumsal dinamikleri harekete geçiren fedakarca mücadele anlayışlarına selam olsun. Yeni meslektaşlarımızı feda etmeden, sesimiz kesilmeden,
herkese özgürlük talebi için alanlardayız" şeklinde konuştu.
İpekçi, Basın 3. ve 12. maddeleri birlikte değerlendirildiğinde, gazetecinin belge ve bilgiye ulaşabilme hakkının güvencesi olarak görüldüğüne dikkat çekerek, "Gazetecilerin susma hakkı kullanarak elde ettiği bilgi ve belgelerin kendisinin bizzat suç işlediğinin kanıtı olarak kabul edilmesi, gazetecinin sanık ya da şüpheli sayılması hatta terör örgütü üyesi olmakla ya da terör örgütü propagandası yapmakla suçlanması durumunda, haber kaynağının gizliliğinden söz edilemeyeceği gibi, basın özgürlüğü de
ortadan kalkmaktadır" diye konuştu.
Tutuklu gazeteciler için tahliye talebinde bulunduklarını belirten İpekçi, "Sayın yargıçlar, on binlerce basın emekçisinin, milyonlarca yurttaşın, özgürlük talebinin göz önünde bulundurun. Elinizdeki dosyaları yeniden değerlendirin. Yasalarda gerekli düzenlemeler yapılıncaya kadar, meslektaşlarımız hakkındaki yargılamaların tutuksuz olarak sürdürülmesi için tahliye taleplerimizi dikkate alın. Hukuk adına, insanlığın ulaştığı evrensel değerler adına, akıl ve vicdan adına cezaevlerindeki gazetecileri özgür
bırakın" dedi.
Basın mensuplarına bir grup CHP‘li milletvekili de destek verdi.
Kaynak: İHA
vatandaşlardan destek geldi. Bir grup basın mensubu da eylem yapan basın mensuplarına destek vererek, kameralarını ve fotoğraf makinelerini yere koydular ve destek veren grup tarafından alkışlanarak karşılandılar.
Gazetecilerin protesto gösterisinde Japonya‘da meydana gelen deprem felaketinde ölenler için 1 dakikalık saygı duruşu yapıldı. Daha sonra Türkiye Gazeteciler Sendikası Başkanı Ercan İpekçi basın açıklaması yaptı. İpekçi, tutuklu gazetecilere özgürlük istemek, yargılanmaktan, tutuklanmaktan korktukları için değil, halkın sesinin kısılmasından endişe ettikleri için toplandıklarını belirterek, "Yozlaşmış, yönlendirici, gerçekleri halktan saklayan, yargısız infazlar, yalan ve iftiralarla dolu ilkesiz
yayıncılık için değil, halka gerçekleri anlatan araştıran, soran, eleştiren, meslek ilkelerine uygun, nitelikli yayın için, bunların önündeki engellerin kaldırılması için sıra bize gelmeden, sıra size gelmeden özgürlük talebimizi haykırmak için sokaklardayız" ifadelerini kullandı.
Tutuklu gazetecilerin tek kurşunlarının yazarken kullandıkları kalem olduğunu söyleyen İpekçi, "Onlar kalemlerinden çıkan kelamlarını, silahtan daha öldürücü, taştan ve sopadan daha yaralayıcı, terörden daha korkutucu sananlarla mücadele ederken, hepinizden daha hızlı davrandılar. Hepinizden önce bu yasalarla yargılanma onuruna erdiler. Fikirlerine, bilgeliklerine, toplumsal dinamikleri harekete geçiren fedakarca mücadele anlayışlarına selam olsun. Yeni meslektaşlarımızı feda etmeden, sesimiz kesilmeden,
herkese özgürlük talebi için alanlardayız" şeklinde konuştu.
İpekçi, Basın 3. ve 12. maddeleri birlikte değerlendirildiğinde, gazetecinin belge ve bilgiye ulaşabilme hakkının güvencesi olarak görüldüğüne dikkat çekerek, "Gazetecilerin susma hakkı kullanarak elde ettiği bilgi ve belgelerin kendisinin bizzat suç işlediğinin kanıtı olarak kabul edilmesi, gazetecinin sanık ya da şüpheli sayılması hatta terör örgütü üyesi olmakla ya da terör örgütü propagandası yapmakla suçlanması durumunda, haber kaynağının gizliliğinden söz edilemeyeceği gibi, basın özgürlüğü de
ortadan kalkmaktadır" diye konuştu.
Tutuklu gazeteciler için tahliye talebinde bulunduklarını belirten İpekçi, "Sayın yargıçlar, on binlerce basın emekçisinin, milyonlarca yurttaşın, özgürlük talebinin göz önünde bulundurun. Elinizdeki dosyaları yeniden değerlendirin. Yasalarda gerekli düzenlemeler yapılıncaya kadar, meslektaşlarımız hakkındaki yargılamaların tutuksuz olarak sürdürülmesi için tahliye taleplerimizi dikkate alın. Hukuk adına, insanlığın ulaştığı evrensel değerler adına, akıl ve vicdan adına cezaevlerindeki gazetecileri özgür
bırakın" dedi.
Basın mensuplarına bir grup CHP‘li milletvekili de destek verdi.
