"Almanya‘da Minare Tartışması Bitmiş Görünüyor"
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Almanya‘da 133 adet minareli cami bulunduğunu belirterek, ‘‘Artık minareli cami olsun-olmasın tartışması Almanya‘da bitmiş gibi görünüyor‘‘ dedi.
İki günlük temaslarını tamamlayarak THY‘nin tarifeli uçağıyla Almanya‘dan İstanbul‘a gelen Arınç, Atatürk Havalimanı‘nda temasları hakkında bilgi verdi. Almanya‘daki temasları çerçevesinde Alman yetkililerle bir araya geldiğini ifade eden Arınç, ayrıca bu ülkede yaşayan vatandaşlarla görüşerek onların sorunlarını da dinlediğini söyledi.
Arınç, Almanya‘daki Türk vatandaşlarının eğitimde fırsat eşitliği, çifte vatandaşlık ve din eğitimi gibi çeşitli sorunları bulunduğunu, temasları çerçevesinde buradaki vatandaşlarla ve toplum kesimleriyle bu sorunları ele aldıklarını söyledi.
-MİNARE KONUSU-
Değerlendirmesinin ardından basın mensuplarının sorularını da yanıtlayan Arınç, bir gazetecinin ‘‘Almanya‘daki temaslarınız sırasında camilerdeki minare konusu gündeme geldi mi?‘‘ sorusu üzerine, bu konunun gündeme gelmediğini kaydetti.
Almanya‘da 800‘den fazla cami ve mescit bulunduğunu, bunların çoğunda din görevlisinin yer aldığını ifade eden Arınç, bu camilerden 133‘ünde minare bulunduğunu, diğerlerinin ise mescit şeklinde olduğunu söyledi. Almanya‘da geçmişte camilerde minare olmasına çok itirazlar bulunduğunu hatırlatan Arınç, şunları söyledi:
‘‘Almanya‘da artık 130‘u aşan minareli cami ibadete açık hale gelmişse bence sorun çözülmüş demektir. Köln‘de yapılmakta olan cami de 55 metre yükseklikteki minareleri ve çok modern mimarisiyle herkesin ilgisini çekmektedir. Bence o, pek çok şeyi Almanya‘da temsil ediyor. Artık minareli cami olsun-olmasın tartışması Almanya‘da bitmiş gibi görünüyor. Biz de bu konularda pek fazla ısrarcı olmak durumunda değiliz. Çünkü önemli olan insanların ibadet edebileceği bir mescidin yapılmış olmasıdır. Ama minare de tabii İslam‘ın şiarıdır, caminin çok güzel özelliğidir. Almanya‘da veya Avrupa‘da yaşayanlar bu hasrete kavuşmuştur. Artık camilerin minareli olup olmaması tartışmasının belki İsviçre‘de güncelliği vardır ama Almanya‘da bir tartışma konusu olmaktan çıktığını gördüm.‘‘
-ŞİVAN PERVER İLE BULUŞMA-
‘‘Almanya‘daki temaslarınız sırasında sanatçı Şivan Perver ile buluşmanız oldu. Kendisiyle neler konuştunuz?‘‘ sorusu üzerine Köln‘de bulunduğu sırada Perver‘in kendisini ziyaret etmek istediğinin söylendiğini belirten Arınç, şunları kaydetti:
‘‘Bundan büyük bir memnuniyet duydum. Kendisiyle daha evvel hiç tanışmamıştım. Ama çok ünlü bir sanatçı olduğunu biliyorum. Sanıyorum geçtiğimiz sene de Avusturya Cumhurbaşkanı tarafından ödüllendirilmişti ve Avusturya‘nın en prestijli mekanlarından birinde bir konser vermişti. Kendisi iki arkadaşıyla birlikte geldi ve otelde misafirim oldu. Türkiye‘den, Demokratik Açılım‘dan, Milli Birlik ve Kardeşlik Projesi‘nden konuştuk. Konserlerinin nasıl gittiğini sordum. Paris‘te yaşadığını söyledi ama Avrupa ile ilişkisi var. Köln‘de de bir müzik vakfının yöneticiliğini yaptığını söyledi. Tabii Şivan Perver, Türkiye‘ye gelmek için çok istekliydi. Büyük bir vatan hasretini kendisinde gördüm. Türkiye‘ye sıcak bir bağlılık gördüm. Hep Türkiye‘den bahsettik. Çok duygulandı, gözleri yaşardı. Otuz küsur seneden beri memleketinden ayrı olduğunu söyledi. Memleketinden ayrı kalmanın Türkiye‘de yıllar sonra ne kadar büyük bir hüzne yol açtığını hepimiz biliyoruz, Allah kimseye memleketinden ayrılık vermesin. ‘Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda‘ diyor Mehmet Akif. Söylediği şey ‘Allah beni memleketimden ayrı düşürmesin‘ demektir. Elbette dönmeyi düşünüyor ama bazı şartların olgunlaşmasını ve halkın bu konuyu daha iyi özümsemesini beklediğini ifade ediyor.‘‘
Bülent Arınç, Şivan Perver‘in, görüşmelerinde bir filarmoni orkestrası ile çalıştığını söylediğini ifade ederek, ‘‘Ben kendisine Türkiye‘ye gelmesini, konserler vermesini hatta mümkün ise TRT Şeş‘te böyle bir konserin olup olmayacağını sordum. Bundan onur duyacağını ifade etti. ‘Gelme noktasında henüz kararım yok ama buralarda bir konser verebilirsem, TRT Şeş adına böyle bir katkım olursa bundan memnuniyet duyarım‘ dedi. Orkestrayla bir konser vermek istiyor. Yani eline saz alıp sadece söylemek niyetinde değil‘‘ şeklinde konuştu.
Kaynak: AA
Arınç, Almanya‘daki Türk vatandaşlarının eğitimde fırsat eşitliği, çifte vatandaşlık ve din eğitimi gibi çeşitli sorunları bulunduğunu, temasları çerçevesinde buradaki vatandaşlarla ve toplum kesimleriyle bu sorunları ele aldıklarını söyledi.
-MİNARE KONUSU-
Değerlendirmesinin ardından basın mensuplarının sorularını da yanıtlayan Arınç, bir gazetecinin ‘‘Almanya‘daki temaslarınız sırasında camilerdeki minare konusu gündeme geldi mi?‘‘ sorusu üzerine, bu konunun gündeme gelmediğini kaydetti.
Almanya‘da 800‘den fazla cami ve mescit bulunduğunu, bunların çoğunda din görevlisinin yer aldığını ifade eden Arınç, bu camilerden 133‘ünde minare bulunduğunu, diğerlerinin ise mescit şeklinde olduğunu söyledi. Almanya‘da geçmişte camilerde minare olmasına çok itirazlar bulunduğunu hatırlatan Arınç, şunları söyledi:
‘‘Almanya‘da artık 130‘u aşan minareli cami ibadete açık hale gelmişse bence sorun çözülmüş demektir. Köln‘de yapılmakta olan cami de 55 metre yükseklikteki minareleri ve çok modern mimarisiyle herkesin ilgisini çekmektedir. Bence o, pek çok şeyi Almanya‘da temsil ediyor. Artık minareli cami olsun-olmasın tartışması Almanya‘da bitmiş gibi görünüyor. Biz de bu konularda pek fazla ısrarcı olmak durumunda değiliz. Çünkü önemli olan insanların ibadet edebileceği bir mescidin yapılmış olmasıdır. Ama minare de tabii İslam‘ın şiarıdır, caminin çok güzel özelliğidir. Almanya‘da veya Avrupa‘da yaşayanlar bu hasrete kavuşmuştur. Artık camilerin minareli olup olmaması tartışmasının belki İsviçre‘de güncelliği vardır ama Almanya‘da bir tartışma konusu olmaktan çıktığını gördüm.‘‘
-ŞİVAN PERVER İLE BULUŞMA-
‘‘Almanya‘daki temaslarınız sırasında sanatçı Şivan Perver ile buluşmanız oldu. Kendisiyle neler konuştunuz?‘‘ sorusu üzerine Köln‘de bulunduğu sırada Perver‘in kendisini ziyaret etmek istediğinin söylendiğini belirten Arınç, şunları kaydetti:
‘‘Bundan büyük bir memnuniyet duydum. Kendisiyle daha evvel hiç tanışmamıştım. Ama çok ünlü bir sanatçı olduğunu biliyorum. Sanıyorum geçtiğimiz sene de Avusturya Cumhurbaşkanı tarafından ödüllendirilmişti ve Avusturya‘nın en prestijli mekanlarından birinde bir konser vermişti. Kendisi iki arkadaşıyla birlikte geldi ve otelde misafirim oldu. Türkiye‘den, Demokratik Açılım‘dan, Milli Birlik ve Kardeşlik Projesi‘nden konuştuk. Konserlerinin nasıl gittiğini sordum. Paris‘te yaşadığını söyledi ama Avrupa ile ilişkisi var. Köln‘de de bir müzik vakfının yöneticiliğini yaptığını söyledi. Tabii Şivan Perver, Türkiye‘ye gelmek için çok istekliydi. Büyük bir vatan hasretini kendisinde gördüm. Türkiye‘ye sıcak bir bağlılık gördüm. Hep Türkiye‘den bahsettik. Çok duygulandı, gözleri yaşardı. Otuz küsur seneden beri memleketinden ayrı olduğunu söyledi. Memleketinden ayrı kalmanın Türkiye‘de yıllar sonra ne kadar büyük bir hüzne yol açtığını hepimiz biliyoruz, Allah kimseye memleketinden ayrılık vermesin. ‘Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda‘ diyor Mehmet Akif. Söylediği şey ‘Allah beni memleketimden ayrı düşürmesin‘ demektir. Elbette dönmeyi düşünüyor ama bazı şartların olgunlaşmasını ve halkın bu konuyu daha iyi özümsemesini beklediğini ifade ediyor.‘‘
Bülent Arınç, Şivan Perver‘in, görüşmelerinde bir filarmoni orkestrası ile çalıştığını söylediğini ifade ederek, ‘‘Ben kendisine Türkiye‘ye gelmesini, konserler vermesini hatta mümkün ise TRT Şeş‘te böyle bir konserin olup olmayacağını sordum. Bundan onur duyacağını ifade etti. ‘Gelme noktasında henüz kararım yok ama buralarda bir konser verebilirsem, TRT Şeş adına böyle bir katkım olursa bundan memnuniyet duyarım‘ dedi. Orkestrayla bir konser vermek istiyor. Yani eline saz alıp sadece söylemek niyetinde değil‘‘ şeklinde konuştu.
