Erdoğan: Demokrasiye Geçiş Kolay Değil

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Tunus‘ta başlayan, Mısır ve Libya‘da devam eden gelişmeleri endişe ile izlediklerini belirterek, otokratik düzenlerden demokrasiye geçişin kolay olmadığını, bu sürecin mutlaka sıkıntılarının olacağını söyledi.

Başbakan Erdoğan, Alman RTL televizyonuna verdiği demeçte, Tunus‘ta başbakanlık görevini üstlenmiş olan Muhammed Gannuşi‘nin görevini bıraktığını haber aldıklarını, bunun da geçiş döneminin ne kadar sıkıntılı olduğunu gösterdiğini ifade etti.

Bu süreçte başbakanlık görevini üstlenecek insanların önemli bir liderlik mücadelesi vermesi ve hassasiyet göstermesi gerektiğini kaydeden Erdoğan, halkın güvenini kazanmanın önemli olduğunu, güven olmadığı takdirde neticeye ulaşılamayacağını söyledi. Erdoğan, otokratik düzenlerden demokrasiye geçişin kolay olmadığını, bu sürecin mutlaka sıkıntılarının olacağını söyledi.

Libya‘daki gelişmelerin farklı olduğunu, bu ülkedeki petrol kuyularının ele geçirilmeye başlandığını belirten Erdoğan, kendilerinin ise en hızlı bir şekilde Türk vatandaşlarını bu ülkeden tahliye etmek konusuna yoğunlaştığını, şu ana kadar Türkiye‘nin 17 bin Türk vatandaşını ve 600 yabancıyı bu ülkeden tahliye ettiğini bildirdi.

Erdoğan, Libya‘da petrol kuyularını ele geçirme çabasından çok bu ülkeye demokrasi getirilmesi çabası içinde olunması gerektiğini ifade ederek, Libya lideri Muammer Kaddafi‘nin görevde kalıp kalamayacağının sorulması üzerine de Kaddafi‘nin kendisini halkının lideri olarak gördüğünü ve ölünceye kadar mücadeleye devam edeceğini söylediğini hatırlatarak, Kaddafi‘ye zorla bir şey yaptırılamayacağına, kendisine iktidardan ayrılması için cazip tekliflerin sunulması gerektiğine inandığını kaydetti.

Libya‘ya bir NATO müdahalesini gerekli görüp görmediğinin sorulması üzerine Erdoğan, böyle bir şeyin çok yanlış olacağını, çünkü burada ne NATO‘nun ne de NATO ile ilgisi olan bir ülkenin tehdit altında olduğunu belirterek, Libya‘ya yönelik yaptırımların Libya halkını da sıkıntıya sokacak yaptırımlar olmaması gerektiğini söyledi.

Arap ülkelerindeki gelişmelerin İslamiyet‘te bir kriz yaşandığına dair belirtiler olup olmadığı sorusuna karşılık da Erdoğan, bunun İslamiyet ile yakından uzaktan bir ilgisinin olmadığını ifade ederek, bunun halkları baskı altında tutan rejimlerin yarattığı sıkıntıların bir sonucu olduğunu kaydetti.

-‘‘HEPİMİZ BİRBİRİMİZE MUHTACIZ‘‘-

Türkiye‘nin AB üyeliği konusunda önerilen ‘‘imtiyazlı ortaklık‘‘ konusundaki düşüncelerinin sorulması üzerine Erdoğan, bunu üzücü bulduğunu, Alman ve Fransız hükümetlerinin bunu gündeme getirdiğini belirterek, AB müktesebatında böyle bir şeyin olmadığını, Türkiye‘nin ilk AB üyeliği müracaatını 1959 yılında yaptığını, şimdi önüne böyle bir önerinin getirilmemesi gerektiğini söyledi.

Türkiye müzakereci bir ülke olmasına rağmen önüne hala engellerin çıkartıldığını, Kıbrıs adasının bölünmüşlüğüne rağmen AB hukukuna aykırı olarak Kıbrıs Rum kesiminin AB‘ye alındığını ifade eden Erdoğan, ‘‘Yapılması gereken ne idi. Önce birleşme sağlanmalıydı. Birleşme sağlandıktan sonra AB‘ye alınması gerekirdi. Ama şimdi bakıyorsunuz Kıbrıs Rum kesimi fasılların 6 tanesini bloke ediyor. 5 tanesini de Fransa bloke ediyor. 8 tanesini de tümüyle hep birlikte bloke ediyorlar ve şu anda Türkiye‘nin önünü kesiyorlar. Ben şunu söylüyorum, eğer Türkiye‘yi AB‘ye almayacaksanız, gelin kesin bir açıklama yapın. Deyin ki, Türkiye‘yi AB‘ye almıyoruz. Biz de rahat edelim, siz de rahat edin. Birbirimizi yormayalım. Birbirimizi üzmeyelim. Birbirimize karşı dürüst olalım. Çünkü bu dünyada hepimiz birbirimize muhtacız‘‘ diye konuştu.  

-‘‘ALMANYA‘DAKİ TÜRKLERE MESAJ‘‘-

Kaynak: AA