"Veto Hakkı Diğer Ülkeler İçin Hakarettir"

TAHRAN (A.A) – 20.02.2011- İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad, BM Güvenlik Konseyi‘nde birkaç ülkenin veto hakkına sahip olmasının diğer ülkeler için bir hakaret olduğunu söyledi.

İran‘ın resmi haber ajansı IRNA‘nın haberine göre, Cumhurbaşkanı Ahmedinejad, Almanya Dışişleri Bakanı Guido Westerwelle‘yi kabulde yaptığı konuşmada, mevcut dünya düzeninin sorunlara çözüm bulamadığını belirterek, yeni bir dünya düzenine ihtiyaç duyulduğunu belirtti.

İran ve Almanya‘nın mevcut dünya sorunlarının çözümüne yönelik işbirliği yapabileceğini kaydeden Ahmedinejad, şimdiki dünya düzeniyle yola devam edilemeyeceğini ifade etti.

BM Güvenlik Konseyi‘nin daimi üyesi beş ülkenin veto hakkını elinde bulundurmasını eleştiren Ahmedinejad, ‘‘Birkaç ülkenin veto hakkına sahip olması diğer ülke ve milletler için hakarettir‘‘ diye konuştu.

Almanya Dışişleri Bakanı Westerwelle de, uluslararası sorunların çözümünde diyalog ve işbirliğinin önemine işaret ederek, karşılıklı saygı esasına dayalı ilişkiler sayesinde dünya barışının sağlanabileceğini söyledi.

Westerwelle‘in ayrıca, geçen yıl ekim ayında Tebriz‘de gözaltına alınan iki Alman vatandaşının serbest bırakılmasından dolayı Tahran yönetimine teşekkür ettiği belirtildi.

-TAHRAN‘DA GÖSTERİ İHTİMALİ VE GÜVENLİK UYARISI

İran‘da olası bir gösteride halkın üzerine ateş açılarak kargaşa çıkarılmak istendiği ileri sürüldü.

Fars haber ajansı, son günlerde ülkeye giren Halkın Mücahitleri Örgütü‘ne üye silahlı kişilerin, Tahran‘da bugün yapılması muhtemel bir gösteride halkın üzerine ateş açarak çok sayıda kişiyi öldürmeyi hedeflediğini iddia etti.

Gösteri ihtimaline karşı başkentin ana caddeleri ile bazı alanlarda polisin güvenlik önlemi aldığı belirtiliyor.

Tahran‘da geçen pazartesi yapılan gösteride iki kişi vurularak öldürülmüştü.

İran‘da 12 Haziran 2009‘da yapılan cumhurbaşkanı seçimi adaylarından Mehdi Kerrubi ve Mir Hüseyin Musevi‘nin geçen hafta bildiri yayınlayarak Mısır ve Tunus halkıyla dayanışma için halkı sokağa çıkmaya teşvik ettikleri basında yer almıştı.

İçişleri Bakanlığı‘nın izin vermediği gösteri sonrası siyasi ve dini liderler, Kerrubi ve Musevi‘yi sert bir dille eleştirmişti.

Ülke genelinde cuma namazı sonrasında yapılan gösterilerde de Kerrubi ve Musevi‘nin yargılanması talep edilmişti.

-BİNGAZİ‘DE GÖSTERİCİLER YENİDEN TOPLANDI

Libya‘da 42 yıllık Muammer Kaddafi yönetimine karşı gösterilerin merkezi olan ülkenin doğusundaki, ikinci büyük kenti Bingazi‘de, dün çok sayıda kişinin öldürülmesinden sonra bugün de protestocular bir mahkeme binası önündeki gösterilerine yeniden başladı.

AP ajansının duyurduğuna göre görgü tanıkları, sabah erken saatlerden itibaren protestocuların mahkeme binası önünde toplanmaya başladığını bildirdi.

Bingazi‘de dün bir hastane yetkilisine dayanılarak, önceki gün öldürülen 35 protestocunun cenazesine katılanların dağılması sırasında komandoların açtığı keskin nişancı ateşinde 15 kişinin öldürüldüğü haber verilmişti.

Merkezi New York‘ta bulunan İnsan Hakları İzleme Örgütü de, dünkü olayların ardından son 4 günde öldürülenlerin sayısının 100‘ü aştığını açıkladı. Libyalı yetkililer ise olayların başlamasından bu yana can kayıplarıyla ilgili bir açıklama yapmadı.

-"ÜLKE ÇAPINDA BİR AYAKLANMA MI"-

Öte yandan, bazı uzmanlar Libya‘da Mısır tarzı bir ulusal çapta ayaklanmanın olası gözükmediğini çünkü ülkenin büyük kesiminde hala saygı gören Kaddafi‘nin, sosyal sorunları hafifletebilecek petrol geliri olduğu değerlendirmesini yapıyor.

Gösterilerin düzenlendiği Bingazi ve çevresindeki doğu bölgesinde zaten geleneksel olarak Kaddafi‘nin ülkenin diğer kesimine göre daha az desteğinin bulunduğuna işaret ediliyor.

Bu arada, Reuters ajansı, bazı sosyal paylaşım sitelerinde, henüz doğrulanamayan, Trablus‘ta ufak çaplı çatışmalar olduğu, batıdaki Nalut‘da gece silahlar patladığı yolunda bilgiler olduğunu bildirdi.

Libya‘daki olayları bağımsız kaynaklarca doğrulama olanağı bulunmuyor çünkü yetkililer, protestoların patlak vermesinden bu yana yabancı gazetecilerin ülkeye girişine izin vermiyor ve yerel gazetecilerin de Bingazi‘ye gidişi yasaklandı.

-MUHABİRLER UÇAKTAN İNDİRİLMEDİ

Türk Hava Yolları‘nın (THY), gösterilerin yaşandığı Libya‘da yaşayan Türk vatandaşlarını getirmek için bu ülkeye yolladığı uçak Bingazi‘ye ulaştı. TRT ve AA muhabirlerinin uçaktan çıkmasına izin verilmedi.

Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) ve Dışişleri Bakanlığının talebi üzerine Libya‘daki Türk vatandaşlarının tahliyesi için bu ülkeye gönderilen THY‘ye ait Airbus 330 tipi uçak Bingazi‘deki Benina Havalimanı‘na indi.

Uçağın inmesinin ardından çevresinde güvenlik önlemi alan Libya güvenlik güçleri TRT ve AA muhabirleriyle ekip arkadaşlarının uçaktan inmesine izin vermedi. Ayrıca uçağın tüm camları da gazetecilerin görüntü almaması için perdeleri çekilerek kapatıldı.

Libya‘dan Türkiye‘ye dönmek için bekleyen yolculardan bir kısmı apronda bekletilen uçağa alınırken, diğer Türk vatandaşlarının işlemlerini yaptırmak için sıra beklediği ifade edildi.

Uçak havalimanında bekleyen tüm Türk yolcuların işlemlerini tamamlamasının ardından buradan ayrılacak.

Bu arada Benina Havalimanı‘nda asker ve mühimmat sevkiyatı yapıldığı görüldü. İnternetin kesik olduğu kentte yabancı mobil telefonların da çalışmadığı bildirildi.

-İNSAN HAKLARI İZLEME ÖRGÜTÜNE GÖRE ÖLÜ SAYISI EN AZ 104

Libya‘da yönetim karşıtı gösterilerin başladığı salı gününden bu yana ölenlerin sayısının en az 104 olduğu belirtildi.

Merkezi New York‘ta bulunan İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW) Londra bürosu direktörü Tom Porteous telefonla yaptığı açıklamada, hastane çalışanları ve görgü tanıklarına dayanarak, "Libya‘daki çalışanlarının en az 104 kişinin öldüğünü teyid ettiğini" kaydetti.

Porteous, "Bu, oradaki durumun tamamlanmamış bir resmi, çünkü Libya‘yla iletişim çok zor. İnsan hakları konusunda bir felaketin yaşandığına dair ciddi kaygılarımız var" dedi.

-"LİBYA İZLEME MASASI"

Dış Ticaret Müsteşarlığı‘nda ‘‘Libya İzleme Masası‘‘ kuruldu. 

Devlet Bakanlığı‘ndan yapılan açıklamada, Libya‘nın Bingazi ve Derne şehirlerinde 17 Şubat perşembe akşamı başlayan olaylar sırasında bu şehirlerde faaliyet gösteren Türk müteahhitlik firmalarından bazılarının şantiyelerinde saldırı ve yağmalama olayları yaşandığı bildirildi. 

Açıklamada, Türk vatandaşlarının Libya‘dan güvenli bir şekilde ayrılmalarını sağlamak üzere ilk aşamada ülkeye tahliye uçakları gönderildiği ifade edildi. 

Olaylarla ilgili değerlendirme yapmak üzere Devlet Bakanı Zafer Çağlayan başkanlığında Dışişleri Bakanlığı, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM), Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB), Türkiye İnşaat İşverenleri Sendikası (INTES), DEIK (Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu) ve bu ülkede iş yapan müteahhitlik firmalarının katılımıyla bir değerlendirme toplantısı yapılacağı belirtilen açıklamada, toplantıda, son olaylara ilişkin firmalar ve çatı kuruluşların görüşleri çerçevesinde bir eylem planı oluşturulmasının öngörüldüğü kaydedildi. 

Öte yandan, açıklamaya göre, Bakan Çağlayan‘ın talimatıyla Dış Ticaret Müsteşarlığında bir ‘‘Libya İzleme Masası‘‘ oluşturuldu. Bu ülkede yaşanan olaylar nedeniyle sorun yaşayan firma ve kişiler, DTM bünyesindeki izleme masasına ‘‘(312) 212 87 43‘‘ ve ‘‘(312) 212 87 44‘‘ nolu telefonlardan ve ‘‘[email protected]‘‘ elektronik posta adresinden başvuru yapabilecek.

Açıklamada, iki ülke arasındaki ticari ve ekonomik ilişkilerin izlenmesi amacıyla oluşturulan ‘‘Yatırım, Dış Ticaret ve Müteahhitlik Çalışma Grupları‘‘nın daha önceden planlanan bir program çerçevesinde 1. toplantısını 24-26 Şubat 2011 tarihinde Ankara‘da gerçekleştireceği, bu toplantıda son olaylara ilişkin değerlendirmelerin Libya‘lı üst düzey yetkililerle paylaşılacağı da ifade edildi. 

-LİBYA-TÜRKİYE TİCARİ İLİŞKİLERİ-

Açıklamaya göre, son dönemde iki ülke arasındaki ticari ve ekonomik ilişkilerde önemli artış yaşandı. Geçen yıl Türkiye‘nin Libya‘ya ihracatı 1 milyar 935 milyon dolar olurken, bu ülkede Türk müteahhitlik firmalarınca üstlenilen işlerin toplam tutarı ise 23 milyar doları aştı. 

2011 yılı itibariyle sürmekte olan işlerin tutarı ise 15 milyar dolara yaklaştı.

-YEMEN‘DE AYRILIKÇI LİDER TUTUKLANDI

Yemen‘deki ayrılıkçı Güney Hareketi‘nin lideri Hasan Baum‘un tutuklandığı bildirildi.

Baum‘un oğlu Fadi Hasan Baum, Yemen‘in güneyindeki sahil kenti Aden‘de bir hastanede tedavi gören babasının "silahlı askeri bir grup" tarafından tutuklandığını ve bilinmeyen bir yere götürüldüğünü söyledi.

Kuzey ve Güney Yemen 1990‘da resmen birleşmelerine rağmen, ülkenin petrol tesislerinin bulunduğu güneydekiler, o zamandan beri kuzeylilerin kaynaklarına el koyduğunu ve kendilerine ayrımcılık yapıldığını ileri sürüyor.

-ÖĞRENCİLER DEVLET BAŞKANININ GÖREVİNDEN AYRILMASINI İSTEDİ

Yemen‘in başkenti Sana‘daki Sana Üniversitesi‘nde toplanan 3 bin kadar öğrenci, Devlet Başkanı Ali Abdullah Salih‘in iktidarı bırakmasını istedi.

Yürüyüş yapan öğrenciler "gelecek nesillerin hatırı için defol Ali" sloganı attılar, benzer sloganların yazılı olduğu pankartlar taşıdılar.

Yemen polisi, yürüyüşü izledi ama müdahale etmedi.

Yemen‘de hükümet karşıtı gösteriler 11. gününe girdi. Polis dünkü gösterilerde yürüyenlere ateş açmış, birini öldürmüş, 5‘ini yaralamıştı.

Yemen‘de olayların başladığı günden bu yana ölenlerin sayısının ise 7 olduğu bildiriliyor.

-ÇİN POLİSİ ORTADOĞU‘DAN ESİNLENEN GÖSTERİYİ DAĞITTI

Kaynak: AA