Aşut’tan Ekonomik Değerlendirme
Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Şerafettin Aşut, Türkiye’ye olağanüstü bir sıcak para girişi olduğunu ve bunun da kalıcı yatırımlara dönüştürülmesi gerektiğini söyledi. Aşut, aşırı iyimserlik ve konjoktürel gelişmelerin sağlad
Türkiye’nin 2010 yılı cari açığının 48.6 milyar dolar olduğunu hatırlatan Aşut, söz konusu rakamın aynı zamanda da cari açığın milli gelire oranının yüzde 6.5’e ulaştığının da bir göstergesi olduğunu vurguladı. Cari açığın, beklentilerinden oldukça üzerinde çıkmasının, her zaman tedbirli tahminlerde bulunan iş dünyasını da şaşırttığını kaydeden Aşut, tüm bu olumsuz tablonun yanında Türkiye’nin krize rağmen önemli bir büyüme gösterdiğini, büyümenin istikrarlı olmaması halinde ne istihdamda, ne milligelirde, ne de cari açık üzerinde beklenen iyileşmenin sağlanamayacağı uyarısında bulundu. "EKONOMİDEKİ İYİLEŞMELERE TEDBİRLİ YAKLAŞILMALI" Aşut, "İstisnai iyileşmeler sürdürülebilir ve istikrarlı bir iyileşme sağlayamaz. Ne kadar olumlu olursa olsun bir gelişmeyi tahmin edemiyorsanız, daha önceden hesaplı bir şekilde öngöremiyorsanız; dengeli bir iyileşme sağlayamazsınız. İtiraf etmeliyiz ki, bu büyüme rakamını ne iş dünyası, ne ekonomistler ne de hükümet bekliyordu. Tahminlerin dışındaki bu büyüme, sanal bir mutluluk oluşturarak atılacak adımları engellememeli ve geciktirmemelidir. Elbette ülke ekonomisinde gelinen noktayıküçümsememeliyiz. Hepimizin alın teri ve emeği var. Ancak, aşırı iyimserlik ve konjonktürel gelişmelerin sağladığı iyileşmelere tedbirli yaklaşılmalı" dedi. "HER ZAMANKİNDEN DAHA ÇOK DİKKATLİ OLMALIYIZ" Türkiye’nin dikkatli olmaya her zaman olduğundan daha fazla ihtiyaç duyduğunun altını çizen Şerafettin Aşut, uzun süredir yükselen pazarlardan bahsedilirken, birden bire birkaç gün içerisinde Kuzey Afrika ve Ortadoğu’da meydana gelen gelişmelerin, söz konusu bölgelere olan planları da alt üst ettiğini dile getirdi. Bugün bölgede yaşanan sürecin hala belirsizliğini koruduğuna dikkat çeken Aşut, her zaman bir ’B Planı’na sahip olduklarını ifade ederek, Mersin iş dünyası olarak krizde bile yerlerindedurmadıklarını ve yeni pazar arayışları içinde olduklarını hatırlattı. Aşut, hiçbir zaman bir pazara güvenerek hareket edilemeyeceğini, çeşitliliğin mutlaka korunması gerektiği uyarısında da bulundu. "TÜRKİYE’YE OLAĞANÜSTÜ BİR SICAK PARA GİRİŞİ VAR" Yükselen pazarların iş dünyasını cezp ederken, Avrupa pazarınınsa gözden düştüğü yorumunda bulunan Aşut, "Bunun bir hata olduğunu, hiçbir pazarın ihmal edilmemesi gerektiğini söyledik. 2010 yılı ve 2011 Ocak ayı ihracat rakamları bizi haklı çıkardı. Avrupa hala Türkiye’nin ihracatının yarısını oluşturuyor ve Türkiye’nin en çok ihracat yaptığı ilk 10 ülkenin 5’i hala Avrupa ülkesi" diye konuştu. Şu anda Türkiye’ye olağanüstü sıcak para akışı olduğunu anlatan Aşut, bu rakamın da 47.3 milyar dolaraulaştığını, bununla da 48.6 miyar dolar olan cari açığın da yüzde 97’sini finanse edildiği bilgisini verdi. ’Sıcak para girişi durursa ne olacak?’ sorusunu gündeme taşıyan Aşut, para gelirken güzel ama giderken çok can yakacağı yorumunda bulundu. "AYAĞIMIZI YORGANIMIZA GÖRE UZATMALIYIZ" Aşut, "Cari açığın yüzde 70’i enerji ithalatımızdan kaynaklanıyor. Enerjide dışa bağımlıyız ve enerji ne yazık ki siyasi istikrarın olmadığı ülkelerin elinde. Görünen o ki, cari açığımız 2011’de de artmaya devam edecek. Dünya ciddi bir siyasi ve demografik değişime giriyor. Ortam bulanıyor. Hem kamu maliyesi gibi makro düzeyde, hem de işletmeler gibi mikro seviyede daha dikkatli olmalı. Ayağımızı yorganımıza göre uzatmalıyız. Ticarette kendi kontrolümüzün dışındaki etmenlerin sayısı ve etkisi ne kadarçoksa, o kadar ihtiyatlı hareket etmeliyiz. Palyatif ve kolaycı çözümlere değil, uzun vadeli ve köklü çözümlere odaklanmalıyız. Sloganlardan sıyrılıp gerçekten pratiğe dönmeliyiz. Girişimcimizi arttırmalı ve eğitmeliyiz" diye konuştu. "TÜRKİYE KENDİ İNSANINI BİLGİYLE DONATMAK ZORUNDA" Arzu edilen istihdam düzeyinin yanı sıra büyüme rakamları ve üretim seviyesine ulaşılabilmesi için bir milyon 300 bin olan girişimci sayısının en az iki katı oranında arttırılması gerektiğini savunan Aşut, bu anlamda da özellikle kadınların iş dünyasına acilen entegre edilmesi ve ülke ekonomisindeki gücünü kullanmasının bir zorunluluk olarak öne çıktığını anlattı. Türkiye’nin zenginliğinin yeraltında değil, üstünde olduğunu ve bu zenginliğin de kendi insanı olduğunu ifade eden Aşut, bu nedenle deTürkiye’nin kendi insanını bilgiyle donatması gerektiğini söyledi. "İHRACATTAKİ ’İTHAL ARA MALI GİRDİSİ’ AZALTILMALI" İhracattaki gerçek değerin ortaya çıkartılabilmesi noktasında ’ithal ara malı’ girdisinin azaltılması, yerli ara malı girdisinin de arttırılması gerektiği görüşünü gündeme getiren Aşut, ithal edilen hammaddeninse olağanüstü bir katma değere dönüştürülerek ihraç edilmesi, bunun için de Ar-Ge, inovasyon ve markalaşma çalışmalarına daha büyük bütçeler ayrılması gerektiğini vurguladı. Avrupa ve AmeT da alt üst ettiğini dile getirdi. Bugün bölgede yarika’daki organize sanayi bölgelerinin geçmişinin 100, teknoparkların ve teknoloji geliştirme alanlarının geçmişi en az 50 yıla dayandığına dikkat çeken Aşut, bu farkın kapatılabilmesi için Türkiye’nin olağanüstü bir çaba harcaması gerektiğini dile getirdi. Aşut, okul öncesi eğitim başta olmak üzere ilk ve ortaöğretimle birlikte üniversite eğitiminin birbirinden bağımsız görülmemesi, buna göre bir stratejiyle olaya bütüncül olarakbakılmasını önerdi. Yatırım ortamını daha da iyileştirip, daha cazip hale getirilerek, Türkiye’ye gelen sıcak paranın kalıcı yatırımlara dönüştürülmesi gerektiğini ifade eden Aşut, "Sürekli potansiyellerimizden bahsediyoruz. Potansiyeller benzini olmayan bir arabadır. Benzin ise sermayesi olan yatırımcıdır. Yani, arabamız var ama deyim yerinde ise benzinimiz yok. Ülke olarak vizyonumuza, söylemlerimize ve hedeflerimize paralel bir şekilde hareket etmeliyiz" dedi.
Kaynak: İHA
