Chp'li Tanrıkulu'ndan, Dünya İnsan Hakları Günü Açıklaması
CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, bugünün Türkiye için insan hakları bakımından karanlık bir gün olduğunu belirterek, "Dünyanın zorbalığa karşı başkaldırdığı bu yılda, Türkiye`nin de bu kara bilançoya mahkum edilmemesi, `insan hakları ihlallerinde model ülke` haline gelmemesi için bu gidişe dur demek zorundayız" dedi.
Tanrıkulu, 10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü dolayısıyla TBMM`de bir basın toplantısı düzenledi. Türkiye`nin insan hakları ihlallerinde Çin ile dünya şampiyonluğu için başa güreşen bir ülke konumuna düştüğünü belirterek, 2011 yılında dünyada terör gerekçesiyle tutuklu bulunan insan sayısının toplam 35 bin 117 olduğunu, bu rakamın Türkiye`de 12 bin 897 olduğunu söyledi. İfade özgürlüğü konusunda da ihlaller olduğunu anlatan Tanrıkulu, Türkiye`de 71 gazetecinin tutuklu bulunduğunu, Çin ve İran`ın bukonuda Türkiye`nin gerisinden geldiğini söyledi. Sekiz milletvekilinin de halen tutuklu olduğunu, bir milletvekilliğinin de hukuka aykırı şekilde düşürüldüğünü savunan Tanrıkulu, Türkiye`nin kadına yönelik şiddette dünya şampiyonluğunu kaptırmamaktaki kararlılığının da devam ettiğini dile getirdi
Çocuklar ve gençlerin de Türkiye`de tehdit altında olduğunu savunan Tanrıkulu, "Türkiye tutuklu ve hükümlü çocukların sayısı sıralamasında, Avrupa`nın en önde gelen ülkelerinden; cezaevlerindeki 18 yaş altındaki çocukların sayısı Türkiye`de 2 bin 672. 500 civarında da öğrenci tutuklu bulunmakta" dedi
"Sanılmasın ki, 1990`ların insan hakları bakımından karanlık günleri artık uzak, tarihten sayfalar" diyen Tanrıkulu, şunları kaydetti: "Türkiye`de 2011 yılında 15 faili meçhul cinayet işlenmiştir. Bu sayı, 1990`ların ilk yıllarından fazladır. Bir anlamda, o yılların herkesi tehdit eden karabasanlarının içine çekilmenin eşiğinde duruyoruz. Faili meçhuller gibi, `yargısız infaz` da, `işkence` de geçmişte kalan kavramlar değil. 2011 yılında yargısız infaz-dur ihtarı-rastgele ateş açma sonucunda 19 kişi öldürüldü. Gözaltında 4, cezaevinde 31 kişi şiddet sonucu yaşamını yitirdi. Sadece Türkiye İnsan Hakları Vakfı`na işkence nedeniylebaşvuranların sayısı 325." Yüzlerce yıllık hapis cezalarının mazide kalmadığını bugün de böyle cezalar verildiğini ifade eden Tanrıkulu, aralarında KESK Genel Başkanı Lami Özgen`in de olduğu 25 KESK yönetici ve üyesine toplam 156 yıl hapis cezası verildiğini söyledi. Tanrıkulu, "Bugün, Türkiye için karanlık bir gün. Dünyanın zorbalığa karşı başkaldırdığı bu yılda, Türkiye`nin de bu kara bilançoya mahkum edilmemesi, `insan hakları ihlallerinde model ülke` haline gelmemesi için bu gidişe dur demek zorundayız" diye konuştu
Kaynak: İHA
Çocuklar ve gençlerin de Türkiye`de tehdit altında olduğunu savunan Tanrıkulu, "Türkiye tutuklu ve hükümlü çocukların sayısı sıralamasında, Avrupa`nın en önde gelen ülkelerinden; cezaevlerindeki 18 yaş altındaki çocukların sayısı Türkiye`de 2 bin 672. 500 civarında da öğrenci tutuklu bulunmakta" dedi
"Sanılmasın ki, 1990`ların insan hakları bakımından karanlık günleri artık uzak, tarihten sayfalar" diyen Tanrıkulu, şunları kaydetti: "Türkiye`de 2011 yılında 15 faili meçhul cinayet işlenmiştir. Bu sayı, 1990`ların ilk yıllarından fazladır. Bir anlamda, o yılların herkesi tehdit eden karabasanlarının içine çekilmenin eşiğinde duruyoruz. Faili meçhuller gibi, `yargısız infaz` da, `işkence` de geçmişte kalan kavramlar değil. 2011 yılında yargısız infaz-dur ihtarı-rastgele ateş açma sonucunda 19 kişi öldürüldü. Gözaltında 4, cezaevinde 31 kişi şiddet sonucu yaşamını yitirdi. Sadece Türkiye İnsan Hakları Vakfı`na işkence nedeniylebaşvuranların sayısı 325." Yüzlerce yıllık hapis cezalarının mazide kalmadığını bugün de böyle cezalar verildiğini ifade eden Tanrıkulu, aralarında KESK Genel Başkanı Lami Özgen`in de olduğu 25 KESK yönetici ve üyesine toplam 156 yıl hapis cezası verildiğini söyledi. Tanrıkulu, "Bugün, Türkiye için karanlık bir gün. Dünyanın zorbalığa karşı başkaldırdığı bu yılda, Türkiye`nin de bu kara bilançoya mahkum edilmemesi, `insan hakları ihlallerinde model ülke` haline gelmemesi için bu gidişe dur demek zorundayız" diye konuştu
