Cameron: Din Okulları Çok Kaliteli Eğitim Veriyor
İngiltere Başbakanı David Cameron, din okullarının eğitim sistemini överek, “Din okullarının büyük bir kısmı kaliteli eğitim veriyor.
” dedi.
İnternetten halkın sorularını cevaplayan Cameron, “Din okullarını neden destekliyorsunuz?” şeklindeki bir soruya, “Din okullarının eğitimini genel olarak başarılı buluyorum. Çünkü, bu okulları destekleyen kilise, cami veya sinagog kurumları toplumun bir parçasını oluşturuyor ve toplumun değer yargıları okuldaki eğitime yansımış oluyor.” diye cevapladı.
Devletin eğitim işine el atmadan evvel kilisenin İngiltere’de çok kaliteli eğitim verdiğini de sözlerine ekleyen İngiliz Başbakan, “Şu gerçeğe saygı içinde olmalıyız ki, eğitimi sadece devlet sağlamaz, toplumdaki farklı topluluklar da eğitim verebilir.” şeklinde konuştu.
“İngiltere için şu andaki en büyük tehlike nedir?” şeklindeki diğer bir soruya ise David Cameron, “El-Kaide” diye cevap verdi. Cameron, El-Kaide’nin Afganistan ve Pakistan’da büyük darbe aldığını ancak hala örgütün içinde şeytani amaçlara sahip kişiler olduğunu savundu.
İngiltere’nin hangi şartlar altında ve kime yönelik nükleer silahlarını kullanacağına ilişkin bir soruya İngiliz devlet lideri, nükleer silahlara “kullanılmak” için değil, insanları “caydırmak” amaçlı sahip olunduğunu belirtti.
“İngiltere’nin İsrail ile tarihi ilişkilerini göz önünde bulundurarak, iki-devletli çözüm noktasında daha baskıcı olma zamanı gelmedi mi? Filistin’in UNESCO üyeliğinde İngiltere neden çekimser oy kullandı?” şeklindeki diğer bir soruya ise David Cameron, deklarasyon yayınlayarak bir devlet oluşturulacağına inanmadığını ve bunun yolunun ilgili tarafları (İsrail ve Filistin) bir araya getirip bir anlaşma üzerinde anlaşmaktan geçtiğini belirtti.
İngiltere olarak ellerinden gelen baskıyı yapmaya çalıştıklarını da sözlerine ekleyen Cameron, “Problem şudur ki: Tarafların isteğinden daha fazla bir şey isteyemeyiz. Ayrıca, bir anlaşmaya ancak İsrail’in çıkarları doğrultusunda varılabileceği fikri bende hayal kırıklığına sebebiyet veriyor. Tarafları ikna etmeye devam etmemiz gerekiyor.” dedi.
İnternetten halkın sorularını cevaplayan Cameron, “Din okullarını neden destekliyorsunuz?” şeklindeki bir soruya, “Din okullarının eğitimini genel olarak başarılı buluyorum. Çünkü, bu okulları destekleyen kilise, cami veya sinagog kurumları toplumun bir parçasını oluşturuyor ve toplumun değer yargıları okuldaki eğitime yansımış oluyor.” diye cevapladı.
Devletin eğitim işine el atmadan evvel kilisenin İngiltere’de çok kaliteli eğitim verdiğini de sözlerine ekleyen İngiliz Başbakan, “Şu gerçeğe saygı içinde olmalıyız ki, eğitimi sadece devlet sağlamaz, toplumdaki farklı topluluklar da eğitim verebilir.” şeklinde konuştu.
“İngiltere için şu andaki en büyük tehlike nedir?” şeklindeki diğer bir soruya ise David Cameron, “El-Kaide” diye cevap verdi. Cameron, El-Kaide’nin Afganistan ve Pakistan’da büyük darbe aldığını ancak hala örgütün içinde şeytani amaçlara sahip kişiler olduğunu savundu.
İngiltere’nin hangi şartlar altında ve kime yönelik nükleer silahlarını kullanacağına ilişkin bir soruya İngiliz devlet lideri, nükleer silahlara “kullanılmak” için değil, insanları “caydırmak” amaçlı sahip olunduğunu belirtti.
“İngiltere’nin İsrail ile tarihi ilişkilerini göz önünde bulundurarak, iki-devletli çözüm noktasında daha baskıcı olma zamanı gelmedi mi? Filistin’in UNESCO üyeliğinde İngiltere neden çekimser oy kullandı?” şeklindeki diğer bir soruya ise David Cameron, deklarasyon yayınlayarak bir devlet oluşturulacağına inanmadığını ve bunun yolunun ilgili tarafları (İsrail ve Filistin) bir araya getirip bir anlaşma üzerinde anlaşmaktan geçtiğini belirtti.
İngiltere olarak ellerinden gelen baskıyı yapmaya çalıştıklarını da sözlerine ekleyen Cameron, “Problem şudur ki: Tarafların isteğinden daha fazla bir şey isteyemeyiz. Ayrıca, bir anlaşmaya ancak İsrail’in çıkarları doğrultusunda varılabileceği fikri bende hayal kırıklığına sebebiyet veriyor. Tarafları ikna etmeye devam etmemiz gerekiyor.” dedi.
