Orman Mühendisleri Kadro İstiyor

Kamu Personeli Seçme Sınavında (KPSS) yüksek puanlar aldıkları halde iş imkanı bulamadıklarını savunan bir grup Orman Mühendisi, siyah kağıda beyaz renkteki yazıyla yazmış oldukları dilekçelerini yine siyah zarf içerisine koyarak Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlık, Orman ve Su İşleri Bankalığın ve Orman Genel Müdürlüğüne gönderiyor.

Kütahya’nın Altıntaş ilçesinde yaşayan bir grup Orman Mühendisi devletin kendilerine iş imkanı sağlamadığı gerekçesiyle Cumhurbaşkanına, Başbakana, Orman ve Su İşleri Bakanlığına ve Orman Genel Müdürlüğüne siyah dilekçe gönderdi. Kendilerine kadro açılmadığını savunan Orman Mühendisleri, hiç yapamayacakları bir mesleğin eğitimini aldıklarını, 2 yıl hazırlandıkları Kamu Personeli Seçme Sınavına boşuna, yani hiç atanamayacakları bir sınava girdiklerini, Orman ve Su işleri Bakanlığından atamalarla ilgili aylardır bir açıklama beklediklerini belirterek yetkililerden atama mağduriyetine son verilmesini istiyor.ÖSYM 2011/2 Kasım tercihlerinde sadece Konya Karatay Belediyesi tarafından 1 Orman Mühendisi kadrosu açılması karsısında büyük bir hüsran yaşadıklarını ifade eden Orman Mühendisleri, her yıl bin Orman Mühendisinin çeşitli üniversitelerden mezun olduğunu, ilgili Bakanlığın ise binlerce mezun Orman Mühendisine kadro açmadığını ileri sürdü.Orman Mühendislerinin durumunu ve isteklerini yetkililere ulaştırmak amacıyla meslektaşlarını temsilen Orman Mühendisi Hatice Sert tarafından kaleme alınan ve Orman Mühendisleri tarafından bakanlıklara ve kurumlara siyah kağıda yazılmış bir dilekçe gönderildi. Siyah çelenk yerine siyah dilekçe göndermeyi tercih ettiklerini belirten Sert, gönderdikleri siyah dilekçe içeriğini ise şöyle açıkladı: “Ülkemizde her geçen yıl Orman Fakültelerinin sayısı, dolayısıyla mezun olan Orman Mühendisi sayısı artmaktadır. Her yıl yaklaşık 1000 Orman Mühendisi mezun olurken atama sayısı 100`lü sayılarla sınırlı kalmaktadır. En son, 2010 KPSS sınava giren binlerce Orman Mühendislerinden ancak 85 KPSS puanına kadar, 110 mühendisin ataması yapılabilmiştir. Bizler, ailelerimizin hayatını ve kendi geleceğimizi kurtarmak için, bir meslek sahibi olup yoksulluğumuzu yenmek için, ailelerimizin varlığından değil yokluğundan, nice zor şartlar altında okuduk ve hala bunun için çaba gösteriyoruz. Bizler bu mesleği seçtik, bu mesleğin eğitimini aldık ve emek verdiğimiz mesleği yapmak istiyoruz. Ülkemizde, üniversite mezunları eğitimini aldıkları mesleği yapamayacaklarsa üniversitelerde meslek grupları oluşturmanın ve o mesleğe yönelik eğitim vermenin amacı nedir. Orman Fakültelerinin ilk açıldığı, henüz ormancılığın gelişmediği yıllarda bile tıp, hukuk gibi mesleklerle yarışacak kadar itibar sahibi olan mesleğimizin itibarı son yıllarda sıfırlanmıştır. 2011`de yeni yapılanmaya giden büyük bir kurum olan bakanlığımızın 2011 Kasım atamaları için SIFIR kadro alması bunun göstergesidir. Diğer Bankalıklar binlerle ifade edilen sayılarda atama yaparken, her yıl 1000 Orman Mühendisi mezun olmasına karşılık Bakanlığımızın bir KPSS sınavı döneminde ancak 110 atama yapabilmesi, 100-200-300’lü sayılarla ifade edilen kadrolardan bahsedilmesi üzerinde düşünülmesi gereken vahim bir durumdur. Yılardır süregelen mağduriyet ve Kasımda ayrılan sıfır kadronun itibarı sebebiyledir ki; 50`li puanlarla, binlerce atama yapılırken biz Orman Mühendisleri hiç atanamayacağımız bir sınava girmiş, hiç yapamayacağımız bir meslek için yıllarımızı heba etmiş oluyoruz. Mesleğimizin itibarının yeniden kazanılması şuanda bu mesleği yapan mühendisinden yöneticisine kadar her Orman Mühendisinin, ekmeğini kazandığı mesleğine olan bir borcudur. Orman Mühendislerinin özel sektörde çalışma alanları herkesçe bilindiği gibi sınırlıdır. Yeni mezun olmuş bir mühendisin özel sektörde yer edinmesi, tutunması, barınması mümkün değildir. Orman Mühendisleri özel sektörde, kanunlar tarafından veya şirket ve şahsi meslek mensupları tarafından oluşan-oluşturulan sistemle acınacak bir durumda, vasat bir işçi gibi adeta sömürülmektedir. Ülkemizde onlarca Orman Fakültesi açılmasına izin verilirken, desteklenirken bu fakültelerden mezun olanlarla ilgili hiçbir çalışma-plan-program yapılmamakta, işsizliğin sebebi; hayatın yönünü çizme aşamasında gençlerin önüne bu mesleği bir seçenek olarak sunanlarda değil, bu mesleği seçip emek verenlerden bilinmektedir. Orman Mühendisi; ormandaki her bir ağacın sağlığıyla ilgilenen doktor, geleceğine yön veren öğretmen, hakkını savunup zararların önüne geçecek hukukçu, ormanı imar eden mimar, gözlemleyen sosyolog, dinleyen psikolog, içinde yaşayan canlıların hayatta kalmaları için çabalayan veteriner, toprağını bitkisini koruyan ziraat mühendisidir. Peki, bu mesleklere binlerce kadro ayrılırken Orman Mühendisine neden kadro verilmemektedir. Orman Mühendisliği eğer gereksiz bir meslek ise, geleceği yok ise, devlette çalışma imkanı verilmeyecekse, özel sektörde hak ettiği şekilde çalışabilmesi desteklenmeyecek ise; mevcut orman fakültelerinin tamamı derhal kapatılarak, meslek seçimi yapacak olan üniversite adayları da bizim gibi kör bir geleceğe mahkum edilmesin. Bu dilekçe, Orman Mühendisliğinin yiten itibarının sonucu, işsiz Orman mühendislerinin duyulmak istenmeyen, duyulmayan çığlığı, meslek mefhumunu ortadan kaldıran sistemin Yöneticilere ihbarı niteliğindedir.”
Kaynak: İHA