Koah Deyip Geçmeyin

Mersin Toros Devlet Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr.

Koah Deyip Geçmeyin
Mustafa Ersöz, halk arasında çok fazla tanınmayan KOAH hastalığının, Türkiye’deki ölüm nedenleri arasında 3. sırada yer aldığını söyledi. Dünyada ölüm oranı giderek artan tek hastalık olan KOAH’ta ölümlerin yüzde 163 arttığını belirten Dr. Ersöz, geri dönüşü olmayan ve yüzde 90 sigaraya bağlı gelişen bu hastalığın basit bir nefes testi ile öğrenilebileceğini bildirdi.16 Kasım Dünya KOAH Günü dolayısıyla İHA muhabirine açıklama yapan Göğüs Hastalıkları Uzmanı ve Sigarayı Bıraktırma Polikliniği Sorumlusu Dr. Mustafa Ersöz, çoğu kişinin farkında olmadığı bu hastalığın çok önemsenmesi gerektiğini kaydetti. KOAH’ın, “Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı” isminin baş harflerinden oluşan kısaltılmış bir hastalık ismi olduğunu ifade eden Dr. Ersöz, KOAH’ın Türkçe karşılığının akciğerin süreğen yani ilerleyen, tıkayıcı akciğer hastalığı olduğunu dile getirdi. Ersöz, “KOAH ilerliyor, sürekli ve geri dönüşü yok yani herhangi bir tedaviyle veya neden olan faktörü ortadan kaldırarak hastalığı tedavi edemiyorsunuz. Sadece bazı ilaçlarla kısmi olarak nefesi rahatlatabilirsiniz. Tam karşılığı akciğerin süreğen, tıkayıcı hastalığı ama geri dönüşümsüz” dedi.KOAH’ın birçok nedeni bulunduğunun, en önemlisinin ise tartışmasız sigara olduğunun altını çizen Dr. Ersöz, hastalığa yüzde 90 oranında sigaranın yol açtığına dikkat çekti. Sağlık Bakanlığı ve TORAKS Derneği’nin sigaraya karşı başlattığı mücadelenin nedenlerden birinin de KOAH hastalığı olduğunu vurgulayan Ersöz, sigaranın dışında diğer nedenleri de şöyle sıraladı: “Mesleki nedenler; bazı tozlu, inhaler maddelerin olduğu ortamlarda çalışan kişilerde yeterince koruyucu tedbir alınamamışsa KOAH gözükebilir. Genel çevre kirliliği buna neden olabilir. Ayrıca Türkiye’ye has olarak biyomas dediğimiz tezekle veya tandırla ateşe yakın teması olan özellikle sigara içmemiş kadınlarda görülür. Ayrıca çocukken geçirilen enfeksiyonlar da neden olabiliyor. Belli bir yaştan sonra yaşlılıkla da kimi insanlarda KOAH hiçbir neden yokken gelişebilir. Genetik yatkınlık da önemli, genetik yönü de var.”PASİF İÇİCİLER DE TEHLİKE ALTINDAKOAH’a neden olan faktörlerin başında sigaranın geldiğine vurgu yapan Dr. Ersöz, bu noktada özellikle pasif içicilik üzerinde durdu. Sağlık Bakanlığı’nın 2003’te yaptığı bir çalışmaya göre, 13-15 yaş arasındaki gençlerin yüzde 90’ının ev ortamı veya dış ortamda sigara dumanına maruz kaldıklarına işaret eden Ersöz, “5 yıl haftada 40 saat bu dumana maruz kalan kişilerde KOAH oranı yüzde 50’dir. Bu rakam çok önemli, çünkü biz daha çok küçük yaşta pasif içiciler olarak hiç farkında olmadan KOAH olabiliyoruz. Bu, sigarayla daha çok mücadele etmemiz gerektiğinin önemini vurgulamaktadır” diye konuştu.KOAH’ın bazen hiçbir belirtisi olmayabileceği gibi klasik belirtilerini nefes darlığı, öksürük ve balgam olarak sıralayan Ersöz, bu üç belirtinin birinin bile olmasının KOAH’a işaret edebileceğini söyledi. Hastalığı hafif, orta, ağır ve çok ağır olmak üzere 4 gruba ayırdıkları bilgisini veren Dr. Ersöz, bu evrelerdeki belirtileri şöyle anlattı: “Hafif dönemde eforla bir nefes darlığı vardır yani koşarken, bir yokuşu tırmanırken, merdiven çıkarken nefes darlığı oluyordur. Kişi onu genelde yaşına veya hareketsiz yaşamına bağlayarak çok önemsemez. Bu kişiler bir grip oldukları zaman rahatsızlıkları daha uzun sürer ve daha şiddetli olur. Orta dereceli KOAH’ta kişi zaman zaman nefes darlığını fark etmekte, hafif eforlarda da önemseyen var. Ağır KOAH’ta artık normal düz yolda da yürümekle nefes darlığı başlamıştır. Kişi artık bunun iyice farkındadır ve genelde bu dönemde olan hastalar hekime giderler. Hafif ve orta derecede olanlar hekime çok başvurmaz ve hastalık gözden kaçar. Ağırda ise artık iyice nefes almakta zorluk, morarma, hareketsizlik, sıkışıklık, sık sık akciğer enfeksiyonu ve oksijene ihtiyaç en üst düzeye çıkmakta. Hasta artık yatağa ve eve bağlı hale gelir.”“DÜNYADA HER 5 KİŞİDEN BİRİ KOAH”Hastalığın ilerlemesinin durdurulması için buna neden olan faktörlerin ortadan kaldırılması gerektiğinin altını çizen Dr. Ersöz, KOAH’ın kesin tedavisinin olmadığına dikkat çekti. İlaçlarla hastanın sadece nefesinde bir rahatlama, yaşamını biraz daha rahat geçirmesi ve yaşam kalitesini artırmanın sağlanabileceğini belirten Ersöz, “Yoksa ilaçlarla hastalık tamamen tedavi edilemez. İlerlemesi sigara içmesine bağlıdır ve diğer faktörlere bağlıdır, çok hızlı da ilerleyebilir, örneğin ağır bir enfeksiyon geçirmesi seyrini hızlandırabilir veya sigara içimini artırması seyrini artırabilir. 40 yaşın üzerinde hastalık çok daha fazla görülüyor. Çünkü daha uzun süre sigara içmiştir, toza maruz kalmıştır. İstatistiki olarak 40 yaşın üzerindekilerin yüzde 20’sinde KOAH görülüyor. Dünyada her 5 kişiden biri KOAH’tır. KOAH’lı her 10 kişiden sadece biri hastalığının farkında. Türkiye’de 3 ile 5 milyon arasında KOAH’lı olduğu tahmin edilmektedir, bunların 300 bin ile 500 bini KOAH olduğunun farkında. Biz buna aysberg diyoruz, çoğu bunun farkında değil” ifadelerini kullandı.İnsanlarda farkındalık yaratmak için eğitimin önemine değinen Ersöz, basın yoluyla halkın eğitilmesinin son derece önemli olduğunu kaydetti. Son zamanlarda Sağlık Bakanlığı’nın televizyonlarda yayınlattığı görüntülerin bu konuda hastaları çok bilinçlendirdiğini aktaran Ersöz, Sağlık Bakanlığı’na teşekkür ederek, şöyle konuştu: “Bu çalışmanın çok faydası oldu. Biz daha önce polikliniklerimizde KOAH dediğimizde hastalarımızın çoğu ne olduğunu bilmezdi. Şimdi artık hastaların çoğu bilmekte ve hatta bize gönüllü olarak gelip solunum testi istemektedirler. Basının ve eğitimin etkisini direk olarak biz kendi sahamızda gördük. Toros Devlet Hastanesi Sigarayı Bıraktırma Polikliniği’ne bu yıl içerisinde şu ana kadar 2 bin 400 kişi başvurdu.”“NEFES TESTİ İLE YÜZDE 100 TANI KONUYOR”KOAH’ın tanısının çok basit bir testle yüzde 100 konulabildiğine vurgu yapan Dr. Mustafa Ersöz, solunum fonksiyon testi ya da nefes testi denilen bu testi 40 yaşın üzerendi olan ve sigara içen herkesin yaptırmasını istedi. Ersöz, şu bilgileri verdi: “Tanı, solunum fonksiyon testi, nefes testi ile yapılır. Bu da spirometri cihazıyla yapılır. Bir testte yüzde 100 tanısı konur, başka bir hastalık hatırlamıyorum ki, bir testle yüzde 100 tanısı konsun. Yaklaşık 1 dakika içinde biten ve sonucun alındığı bir test. Spirometrinin yanında ayrıca muayene ve hastanın şikayetlerinin değerlendirmesi yapılır. Yani öksürük, balgam, nefes darlığı, dinleme cihazıyla sırtının dinlemek ve solunum testi yaptınız mı teşhis konabiliyor. Tedavi de ise öncelikle KOAH’a neden olan faktörleri ortadan kaldırmak lazım. Sigara dumanına, toza, kokulara maruziyeti ortadan kaldırmak. Çünkü ona maruz kaldıkça hastalık ilerleyecektir, hiçbir tedavi ilaç onun ilerlemesini durduramaz. İlaçlar sadece bir rahatlama sağlar nefes almada, hiçbir zaman tam bir tedavi sağlanamaz. Sigarayı bırakan bir kişinin akciğeri 10-15 senede ancak kendini kısmi olarak yenileyebilir. Yüzde 10-15 bir fonksiyonel düzelme sağlanabilir ama hiçbir zaman tam yüzde 100’e ulaşamaz.”Hastalığın maddi anlamda da büyük külfet getirdiğini belirten Dr. Ersöz, “Hem ilaçlar pahalı hem iş gücü kaybına neden olmakta hem yaşam kalitesi düşüyor. Maddi boyutu çok fazla. İlaçlar inhaler. KOAH hastalığında inhaler tedavi yani hava yoluyla soluk yoluyla ilaç verilmesi önemli. Çünkü hastalık akciğerde, oraya en kolay ulaşım solunum yolu. Nefes alırken beraberinde ilacı soluduğunuz zaman hemen kısa bir sürede olayın olduğu yere ulaşmakta ve hemen etki etmekte, vücuda dağılıp diğer organlara herhangi bir yan etkide bulunmamakta. Yan etki çok çok az, kısa sürede ve daha etkin bir sonuç alınmaktadır. Çoğunlukla ömür boyu ilaç kullanmak gerekir. KOAH nefes darlığının yanında diğer bazı hastalıkların ağırlığını artırabilir. Mesela kişide KOAH yanında diyabet, tansiyon, kalp hastalıkları varsa bu hastalıkların kontrolünü zorlaştırır. Kalp yetmezliği, koroner arter hastalığı, hipertansiyonu, diyabeti olan hastaların yüzde 35’inde KOAH da vardır. Bazı kalp hastalıklarında nefes darlığı kalbe bağlanıp KOAH gözden kaçabilmektedir. Onlara da solunum testi yapmak lazım” şeklinde konuştu.“TÜRKİYE’DEKİ TÜM ÖLÜM NEDENLERİ ARASINDA 3., DÜNYADA İSE 4. SIRADA”İnsanlara önerilerde de bulunan Dr. Ersöz, “Öncelikle insanlara sigara içiyorlar sigarayı bırakmalarını öneriyorum. İkincisi çevrenin hava kirliliğine, havanın temizliğine önem vermelerini öneriyorum ve şüphelendikleri bir sorun varsa mutlaka göğüs hastalıkları polikliniğine başvurarak solunum testini yaptırmalarını öneririm. Eğer risk faktörleri varsa ve 40 yaşını geçmişse, ailesinde KOAH varsa solunum testi yaptırmasını öneriyoruz. Son yıllarda sigara içimine bağlı olarak kadınlarda da artıyor hastalık ve kadınlarda sigara daha fazla sıkıntıya yol açmakta. Kadınlar vücut olarak sigaradan daha fazla etkilenmekte. Çocuklarda genetik bir hastalık varsa akciğeri koruyan bir enzim vardır, bizim ülkemizde çok az ama kuzey ülkelerinde çok daha fazla, o enzim eksikse küçük yaşta da KOAH görülebilir. Türkiye’deki tüm ölüm nedenleri arasında 3., dünyada ise 4. sırada, ölüm oranı giderek artan tek hastalık, yüzde 163 oranında” dedi.
Kaynak: İHA