Balyoz Davası Sanığı Mehmet Ulutaş, Sık Sık Sözlerini 'aştı'

Balyoz davasının tutuklu sanığı Mehmet Ulutaş, önce savcıda verdiği ifadesini düzeltti.

Ardından da duruşmada söylediği "Sanıklardan Yüksel Gürcan kendine verilen görevi yapmasaydı Yarbay olamazdı. Komutanların söylediğini yapmadığında 'Postalın boyasız', 'Sakalın var.' şeklinde tacizler başlar." şeklindeki sözünde amacını aştığını söyleyince sanıkların tepkisini aldı.

İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen Balyoz davasında sanıkların savunmalarının alınmasına devam ediliyor. Emekli Yüzbaşı Mehmet Ulutaş ise savunması sırasında iddianamede belirtilen suç tarihinde Kocaeli İl Jandarma Komutanlığı İstihbarat Şube'sinde kısım amiri olarak Üsteğmen rütbesiyle görev yaptığını söyledi. Kimseden konusu suç olan bir emir almadığını, kimseye de emir vermediğini iddia eden Ulutaş, davanın bir numaralı sanığı olan Çetin Doğan'ın da kendisine emir vermediğini belirtti. Ulutaş, "3-5 Mart tarihleri arasında 1. Orduda düzenlenen seminere de katılmadım. Suçsuzum." dedi.

Akıl ve vicdanlarda kendisinin suçsuz olduğunu ileri süren sanık Ulutaş, "Soruşturma aşamasında savcıya, polise ve yargılama aşamasında da size suçsuz olduğumu ispatlamaya çalıştım." dedi. Ulutaş, sözlerine inanılmaması durumunda, yalan söyleyip söylemediğinin ortaya çakması için üzerinde her türlü bilimsel testin uygulanmasını talep ettiğini söyledi. Yalan makinasına da bağlanmak istediğini belirten Ulutaş, "Yalan söyleyip söylemediğimin tespit edilmesini istiyorum. Böylece masum olduğum tespit edilecektir" şeklinde konuştu. Duruşma Mehmet Ulutaş'ın çapraz sorgusuyla devam edildi.

Cumhuriyet Savcısı Savaş Kırbaş, sanık Ulutaş'ın, 37'nci celsede söz alarak, "Bu salonda bulunan birileri, gözümüze baka baka burada olmamıza hala göz yumuyorsa...', 'Bildikleri bir şey varsa açıklasınlar.' demişsiniz. Bun açıklar mısınız?" diye sordu. Ulutaş ise "Türkiye'de gelinen noktada darbelerin nasıl olduğu belli. Hiyerarşik yapı içindeki faaliyetler. Biz de böyle bir suçlama ile karşı karşıyayız. Herkes bir şeyler söylüyor. 'Halil İbrahim Fırtına, çıldıracağını söylüyor. Biz de çıldıracağız. Burada ordu komutanları var. Eğer biliyorlarsa bunu söylesinler.' diye söyledim. O psikolojik ortamda bunları söyledim. Sonraki dönemde bu insanların, dijital verilerle bir ilgileri bulunmadığını gördüm." dedi.

Bunun üzerine Savcı Kırbaş, "Böyle diyorsunuz ama sanık Fırtına benim anladığım gibi anlamış ki çıkıp, 'Ben olsam söylerdim.' diyor." dedi. Bunun üzerine sanık Ulutaş, "Haddimi aşmışım demek ki. Bu kadar belge ortadayken ben nasıl 'Komutanlarımız yapmış.' diyebilirim." dedi.

Üye Hakim Murat Üründü ise, "Burada beyanda bulunmaktan çekindiğiniz bir durum var mı?" diye sordu. Sanık Ulutaş, "Hayır yok. Birileri bana konusu suç olan hiçbir şey yaptıramaz." dedi. Askeriyede emir komuta zinciri olduğunu hatırlatan Ulutaş, "Sanıklardan Yüksel Gürcan kendine verilen görevi yapmasaydı Yarbay olamazdı. Komutanların söylediğini yapmadığında 'Postalın boyasız', 'Sakalın var.' şeklinde tacizler başlar." dedi. Bu sırada salondan, "Sen kendi adına konuş. Gürcan adına konuşma" şeklinde sesler yükseldi. Bunun üzerine sanık Ulutaş, sözlerini geri aldığını belirterek, "Bu konuda da sözlerimi aşmayayım." diyerek sözlerini düzeltti. Savcı Kırbaş ise tekrar araya girerek "Yine sözlerinizi geri aldınız. Salondan sesler geldiği için geri aldınız. Yani komutanlar 'Darbe yapacağız.' dediğinde siz 'Yok yasa dışı' diyemez misiniz?" dedi. Sanık Ulutaş, bu soruyu cevapsız bıraktı.

Daha sonra bazı sanıklar söz alarak yasa dışı emri 24 saat içinde şikayet hakkı olup olmadığını, hatta bu emri yazılı olarak isteme hakkı olup olmadığını sordu. Sanık Ulutaş bu sorulara da "Vardır." cevabını verdi.

Üye Hakim Murat Üründü, yasaları hatırlatarak sanık Ulutaş'a, "Eğer savunmanızı bu ortamda yapamıyorsanız tüm sanıkları dışarı çıkarabiliriz." dedi. Üye Hakim Üründü'nün bu sözlerine bazı sanıkların sinirlendikleri gözlenirken sanık bölümünden 'Biz de duruşmadan gideriz o zaman' sesleri yükseldi. Emekli Albay Dursun Çiçek'in de aralarında bulunduğu 10 tutuklu sanığın duruşma salonundan çıktığı gözlendi. Sanık Çiçek'in kızı ve aynı zamanda avukatı olan İrem Çiçek'in 'Siz yasa dışı emir aldınız mı?' sorusuna, "Kesinlikle emir almadım. Orada haddimizi aştık, söyledik." dedi.

Bazı sanıkların avukatı olan Kürşat Veli Eren, "Siz yargılanan sanıkların suçlu olduğunu, ya da işin içinde olduğunu hiç düşündünüz mü? şeklindeki sorusuna, sanık Ulutaş, "Darbe iddiları doğruysa birileri biliyordur" şeklinde cevap verdi. Avukat Eren, "Ben de ilk başta 9 müvekkilim için aklımda soru işaretleri vardı. Ancak aklımdan bu şüphe gitti. Bu salonda ya da dışarda, iddia edilen darbe planlarından haberi olup da konuşmayan varsa şerefsizdir." dedi. Avukatın bu sözleri üzerine mahkeme başkanı Ömer Diken avukat Eren'i, konuşmasına müdahale ederek uyardı. Başkan Diken, yasaların sanığa suçunu gizleme hakkını tanıdığını belirterek, "Sözlerim yanlış anlaşılmasın ben kimseye suçludur demiyorum" ifadelerini kullandı.

Sanık Mehmet Ulutaş, işini kaybettiğini ancak psikolojisinin bozulmadığını belirterek, "Sanık olduktan sonra herkes bana darbeci gözüyle baktı. Zor günler geçirdim. Ben ve ailem mağdur oldu. Eşim suçsuz olduğuma inanıyor. İnanıyor ki hergün o kadar yolu aşarak yanıma kadar geliyor. Benim suçlu olduğumu inansa evde oturur paramı yerdi. Ben seminere katılmadığım halde burada sanık olarak yer aldım. Seminere katılanlar ise duruşmada sanık olarak yer almadı." diye konuştu.