Avrupa`daki Romanlar (3)

Şenhan Bolelli - Avrupa`da Romanların en çok yaşadığı ülkelerden biri olan İspanya, uzun yıllardır yürüttüğü programlarla Romanların toplumsal bütünleşmesine en iyi örneklerden biri olarak gösteriliyor.

Gerek AB kurumlarının hazırladığı raporlarda gerekse uluslararası alanda önemli Time, The New York Times gibi birçok yayın kuruluşunda yayımlanan makalelerde Avrupa`daki Romanlar için İspanyol modeli örnek gösterilmeye başlandı. Yaklaşık 700 bin Roman`ın yaşadığı İspanya`da Romanlara ait yüzden fazla dernek veya vakıf bulunurken, bunlar arasında ulusal ve uluslararası anlamda en büyük çalışmaları yürüten "Roman Sekreterlik Vakfı", İspanyol modelinin Avrupa`daki en olumlu örnek olduğuna inanıyor.Roman Sekreterlik Vakfı`nın Kurumsal Faaliyetler ve Bölgesel Kalkınma Bölümü Müdür Yardımcısı Humberto Garcia Gonzalez Gordon, AA muhabirine verdiği demeçte, İspanya`nın demokrasiye geçtiği 1978 anayasasında tüm İspanyol vatandaşlarıyla eşit haklara kavuşturulan Romanların, toplumsal bütünleşmede çok büyük yol kat ettiklerini söyledi. 15. yüzyılda İspanya`ya gelen Romanların o dönemdeki feodal yapıda esir muamelesi gördüğünü ve diktatör Franco döneminde de (1936-1975) "farklı etnik ve kültür olarak kabul edilmeyip, fakir ve suç işleyen bir grup olarak görüldüklerini" anlatan Gordon, Franco dönemindeki bir yasayla jandarmanın gözetim altında tuttuğu Romanlar için her şeyin 1978 anayasası ile değiştiğini ve bir İspanyol vatandaşı olarak tamamen eşit haklara sahip olduklarını belirtti.Gordon, Romanların başlıca sorunlarını eğitim, iş ve konut olarak sıralarken, verilen rakamlarda herzeye rağmen son 20-25 yılda önemli gelişmeler kaydedildiği görüldü.1986 yılı itibariyle Roman çocukların yarısından fazlası eğitim sisteminin dışında kalırken, mevcut durumda İspanya`daki Romanların tamamının zorunlu olan ilköğretimi tamamladığı bildirildi. Buna rağmen Roman çocukların sadece yüzde 20 kadarının, 12-16 yaş arasındaki zorunlu orta öğretimi tamamlaması ve üniversiteye gidenlerin oranının yüzde 3`ü geçmemesi, İspanya`nın bundan sonraki dönemde çözmesi gereken yeni sorunlar arasında gösteriliyor. İspanya`da 1978`li yıllarda gecekonduda yaşayan Romanların oranı yüzde 75 iken, bu oran şu anda yüzde 4`e indirilmiş bulunuyor. 2005 yılında yüzde 14`ler düzeyine indirilen Romanlar arasındaki işsizlik oranının ise mevcut ekonomik krizden dolayı, net olarak bilinmese de 3 kat artmış olabileceği tahmin ediliyor

-"İspanya`nın başarısı, siyasi arzunun uzun zaman önce başlamasındandır"- İspanya Uluslararası Programlar Direktörü Belen Sanchez Rubio verdiği demeçte "İspanya`nın Romanlar konusundaki başarısı, uzun zaman önce siyasi arzunun başlamış olmasındandır" derken, "Avrupa`daki diğer ülkeler sorunu öylece bırakmayı tercih ettiler ve şimdi bu sorunlar yüzlerine daha fazla vurunca önlem almak zorunda kaldılar. Şu anda Avrupa`daki birçok hükümet, Romanlarla ilgili hiç olmadığı kadar karar alıyor" diye ekledi.Romanların sorunlarına yönelik kısa vadeli çözümlerin toplumsal çatışmaya yol açtığını savunan Rubio, "İspanya`da uzun süreli programlarla konut ve eğitim başta olmak üzere çok fazla sorun çözüldü. Romanların eşit şartlarda tüm kamusal olanakları kullanması öncelik alındı. Romanlar vatandaşlık haklarına tamamen sahipler. Biz onlara ayrı bir hak verilmesini hiç istemedik tam tersine herkes gibi onlar için de geçerli olan haklarını iyi öğrenmeleri, toplumun bir parçası olarak sosyal bütünleşme içinde olmaları için çalıştık ve çalışıyoruz" diye konuştu.Romanların çoğunlukta yaşadığı Romanya, Bulgaristan ve Macaristan`da da çalıştıklarını ve Avrupa Komisyonu`nun davetiyle 2009 ve 2010 yıllarında Türkiye`deki Romanlar hakkında da bir araştırma yapıp, sorunlara çözüm tavsiyelerinde bulunduklarını anlatan Rubio, "Türkiye`deki Romanlar Avrupa`daki diğer Romanlardan daha kötü veya farklı bir durumda değiller. Fakirlik Romanlar için en büyük sorun. Fakirlik, Türk halkı için de bir sorun olsa da, Romanların bu konuda biraz daha ayrımcılığa itildiğini söylemek yanlış olmaz. Daha çok içlerine kapalılar ve iş ortamına daha az açıklar, bu yüzden de biraz marjinalleşmişler" şeklinde konuştu

-"Türkiye, İspanya`daki süreci örnek alabilir"- Rubio, Türkiye`nin Romanlara yönelik projeler geliştirmeden önce İspanya`daki durumu araştırmasının faydalı olacağına dikkat çekerek, "İspanya`da uzun süre planlı, programlı bir çalışma yürütüldü ve olumlu sonuçlar alındı. Elbette bu süreçte yanlışlarımız da oldu. Belki Türkiye bu sürece bakıp, iyileri ve kötüleriyle örnek alabilir" dedi.Rubio ayrıca, son dönemlerde Romanlara yönelik Bulgaristan`da çıkan olaylarla ilgili de, "Olanlar utanç verici, ama bunun AB içinde protesto edilmemesi de aynı şekilde utanç verici. Romanlar siyasetçilerden destek gelmedikçe kendilerini dışlanmış hissediyorlar" yorumunu yaptı.Öte yandan, 1980`li yıllarda örgütlenen ve hükümetlerin siyasi iradeleriyle oluşturulan devlet veya özerk yönetim destekli kurumlar aracılığıyla sosyal, ekonomik, kültürel programlara dahil edilen İspanya`daki Romanların sorunları büyük aşamada giderilse de, İspanyol toplumunda helen en kötü yaşam şartlarına sahip etnik grup olarak Romanlar gösteriliyor.Romanların şu anda en büyük talepleri iş olurken, Roman Sekreterlik Vakfı bu konuda yardımcı olabilmek için gençlere yönelik kurslar organize ediyor. Devlet desteğiyle yapılan bu kurslar kapsamında inşaat ve torna tesviye alanlarında 2 yıl eğitim gören Roman gençlere sertifika verilip, hayata atılmaları sağlanıyor.(Bitti) (BOL-MVA)
Kaynak: AA