El Emeği Yorganlara Talep Azaldı
Ankara Umum Hallaçlar ve Yorgancılar Odası Başkanı Çolak: -``Eskiden her genç kızın çeyizinde ve erkek çocuğun sünnet düğününde mutlaka yorgan diktirilirdi.
Bu bize atalarımızdan kalan bir gelenekti
Üretimin kolaylaşması ve daha ucuza ham maddeler kullanılmaya başlanmasıyla yorganlar daha az talep görür oldu`` (fotoğraflı-görüntülü) ANKARA (A.A) - 23.10.2011 - Esra Duman - Türk kültüründe evliliğin ve erkekliğe ilk adımın sembolü haline gelen, motifleriyle tarihe ışık tutan ve geleneksel Türk zarafetini yansıtan el yapımı yorganlar, teknolojinin gelişmesiyle daha az talep görmeye başladı
Ankara Umum Hallaçlar ve Yorgancılar Odası Başkanı Temel Çolak, AA muhabirine yaptığı açıklamada, elyaf ve nevresimlerin daha kolay üretilmeye başlanmasıyla tahtını fabrikasyon üretim yorganlara kaptıran yün yorganların eskisi kadar ilgi görmediğini söyledi
Çolak, el yapımı yorgan ve yastıklarda kış aylarında yün, yaz aylarında pamuklu malzemenin tercih edildiğini belirtti
Bir yorganın ortalama 10 günde üretildiğini ifade eden Çolak, ``Yorgancılıkta desinatörlük de var, iğneyle kuyu kazmak da. Eskiden teknoloji bu kadar ilerlememişti. O zamanlar sanatkarlarımız doğadan esinlenerek yorganlara motif vermiş. Gökyüzüne bakmış, yıldızları görmüş, yıldız modelini işlemiş, ay motifi dikmiş, bahçeye bakmış yonca motifi görmüş onu işlemiş. Lale, çerçeve, güneş, onbaşı rütbesi, kabak çiçeği, aslan kuyruğu gibi doğada görülen birçok şekil yorgan desenlerinde can buluyor`` diye konuştu
Çolak, yün yorganların geçmiş yıllarda her gelir grubundan insanların evinde bulunduğunu belirterek, ``Eskiden her genç kızın çeyizinde ve erkek çocuğun sünnet düğününde mutlaka yorgan diktirilirdi. Bu bize atalarımızdan kalan bir gelenekti. Ancak zamanla üretimin kolaylaşması ve daha ucuza ham maddeler kullanılmaya başlanmasıyla yorganlar da daha az talep görür oldu`` dedi
Azalan talebin yorgancılık mesleğini olumsuz etkilediğini belirten Çolak, yorgan ustalarının sayısının her geçen yıl azaldığını, geçmişte bu sayının 300 civarında olduğunu, bugün ise 150`ye gerilediğini bildirdi
Yün ve pamuk yorganların sağlığa çok faydalı olduğunu kaydeden Çolak, yorganın, yapımında doğal malzemeler kullanılmasından dolayı vücutta biriken elektriği ve yorgunluğu aldığını belirtti
Temel Çolak, ``Bu yorganlar kısmet bulduruyor, sanatımızın sırrı da burada. Geçenlerde bir müşterim 18 yaşındaki kızına çeyizlik yorgan diktiriyordu, ona `kızın küçük daha bu yorganı diktirdikten sonra kısmeti açılırsa ne olacak` dedim, müşterim de `öteki kızın yorganını da hazır eder etmez hemen eve dünürler geldi` dedi. Derler ya `nasipse gelir Çin`den, Yemen`den, nasip değilse ne gelir elden.` Bu yorganı insanlarımız, nasip olsun, kısmet olsun diye diktiriyor, diktirenin de muhakkak ki kısmeti ve nasibi oluyor. O yüzden bu sanata önem verelim, tüketici bu sanatı korumalı, değer vermeli`` diye konuştu
Türkiye`de 4 yorgancılar odası bulunduğunu kaydeden Çolak, odaların Kültür ve Turizm Bakanlığından destek beklediğini söyledi
(EDU-ŞNY-HAN)
Kaynak: AA
Üretimin kolaylaşması ve daha ucuza ham maddeler kullanılmaya başlanmasıyla yorganlar daha az talep görür oldu`` (fotoğraflı-görüntülü) ANKARA (A.A) - 23.10.2011 - Esra Duman - Türk kültüründe evliliğin ve erkekliğe ilk adımın sembolü haline gelen, motifleriyle tarihe ışık tutan ve geleneksel Türk zarafetini yansıtan el yapımı yorganlar, teknolojinin gelişmesiyle daha az talep görmeye başladı
Ankara Umum Hallaçlar ve Yorgancılar Odası Başkanı Temel Çolak, AA muhabirine yaptığı açıklamada, elyaf ve nevresimlerin daha kolay üretilmeye başlanmasıyla tahtını fabrikasyon üretim yorganlara kaptıran yün yorganların eskisi kadar ilgi görmediğini söyledi
Çolak, el yapımı yorgan ve yastıklarda kış aylarında yün, yaz aylarında pamuklu malzemenin tercih edildiğini belirtti
Bir yorganın ortalama 10 günde üretildiğini ifade eden Çolak, ``Yorgancılıkta desinatörlük de var, iğneyle kuyu kazmak da. Eskiden teknoloji bu kadar ilerlememişti. O zamanlar sanatkarlarımız doğadan esinlenerek yorganlara motif vermiş. Gökyüzüne bakmış, yıldızları görmüş, yıldız modelini işlemiş, ay motifi dikmiş, bahçeye bakmış yonca motifi görmüş onu işlemiş. Lale, çerçeve, güneş, onbaşı rütbesi, kabak çiçeği, aslan kuyruğu gibi doğada görülen birçok şekil yorgan desenlerinde can buluyor`` diye konuştu
Çolak, yün yorganların geçmiş yıllarda her gelir grubundan insanların evinde bulunduğunu belirterek, ``Eskiden her genç kızın çeyizinde ve erkek çocuğun sünnet düğününde mutlaka yorgan diktirilirdi. Bu bize atalarımızdan kalan bir gelenekti. Ancak zamanla üretimin kolaylaşması ve daha ucuza ham maddeler kullanılmaya başlanmasıyla yorganlar da daha az talep görür oldu`` dedi
Azalan talebin yorgancılık mesleğini olumsuz etkilediğini belirten Çolak, yorgan ustalarının sayısının her geçen yıl azaldığını, geçmişte bu sayının 300 civarında olduğunu, bugün ise 150`ye gerilediğini bildirdi
Yün ve pamuk yorganların sağlığa çok faydalı olduğunu kaydeden Çolak, yorganın, yapımında doğal malzemeler kullanılmasından dolayı vücutta biriken elektriği ve yorgunluğu aldığını belirtti
Temel Çolak, ``Bu yorganlar kısmet bulduruyor, sanatımızın sırrı da burada. Geçenlerde bir müşterim 18 yaşındaki kızına çeyizlik yorgan diktiriyordu, ona `kızın küçük daha bu yorganı diktirdikten sonra kısmeti açılırsa ne olacak` dedim, müşterim de `öteki kızın yorganını da hazır eder etmez hemen eve dünürler geldi` dedi. Derler ya `nasipse gelir Çin`den, Yemen`den, nasip değilse ne gelir elden.` Bu yorganı insanlarımız, nasip olsun, kısmet olsun diye diktiriyor, diktirenin de muhakkak ki kısmeti ve nasibi oluyor. O yüzden bu sanata önem verelim, tüketici bu sanatı korumalı, değer vermeli`` diye konuştu
Türkiye`de 4 yorgancılar odası bulunduğunu kaydeden Çolak, odaların Kültür ve Turizm Bakanlığından destek beklediğini söyledi
(EDU-ŞNY-HAN)
