Maden Ocağında Madenciye Türkü Okudu
Zonguldaklı yerel sanatçı Ergin Erdem, 30 madencinin öldüğü grizu faciasından sonra Madenciye Ağıt ismini verdiği türküyü maden ocağında tanıttı. Erdem’in okuduğu türkü, madencileri duygulandırdı.
Zonguldak’ın Mega starı olarak tanınan 35 yıldır müzikle uğraşan yerel sanatçı Ergin Erdem, son bestesi Madenciye Ağıt isimli türküyü maden ocağında tanıttı. DE-KA Madencilik Şirketi’ne ait maden ocağında türküyü ekibiyle birlikte söyleyen Ergin Erdem, kendisini dinleyen maden işçilerini duygulandırdı. Birçok kez halk konseri veren Ergin Erdem, geçen yıllarda çıkardığı Madenci türküsüyle de hayranlarının yoğun ilgisini kazanmıştı. Bu tür olaylara duyarsız kalamayacağını söyleyen Erdem, acı olayların bir daha yaşanmamasını istedi. Hazırladığı ağıtla yaşanan olayları anlatmaya çalıştığını belirten Erdem, yerin metrelerce altında verdiği konser sonrası şöyle dedi: "Bu eserin ilk çalışmalarına 92’deki faciadan sonra başlamıştım. Belli bir süre devam ettirdikten sonra kalmıştı. Ama 17 Mayıs 2010 tarihindeyaşanan olay beni tetikledi. Bunun üzerine 5-6 aydır çalışıyordum. Çalışmayı tamamladım. 17 Mayıs grizusundan sonra bu çalışmayı tamamlamak bana nasip oldu."Eseri yaparken danıştığı, fikirlerini aldığı dostları olduğunu anlatan Erdem, sözlerine şöyle devam etti: "Bu olaylar inşallah bir daha yaşanmaz. Bu yörede yaşayan bu yörede müzik yapan biri olarak bu tür olaylara duyarsız kalamazdım. Madencimizin bir sürü sorunu var. Bu sorunlara parmak basmak istedim. Bu sorunu gündeme getirmek istedim. İnşallah başarılı olmuşumdur. Takdir halkımızındır. İnşallah o acı elem olaylar bir daha yaşanmaz. Bu ağıt ile o yaşanan olayları dilim döndüğünce anlatmaya çalıştım.Tabii ki bir başkası çıkar daha farklısını yapar." DE-KA Madencilik firmasına ağıt ocakta mühendislik yapan Adnan Akgün de Yunus Emre’nin sözleriyle yaşanılanları anlattı. Erdem’e türkü için teşekkür eden Adnan Akgün, şunları söyledi: "İnsanlığın çilesini yüzyıllar öncesinde Yunus Emre çok güzel bir biçimde açıklamış. Bunu madenciler için mi demiş? Üç derdim var birbirinden geçilmez. Bir ayrılık, bir yoksulluk bir ölüm. Belki de hayatın gizemi bu üç kelimede bağlı. Ergin Erdem kardeşimiz de bu yörenin bu toprakların insanı olarak madenci kardeşlerimizinifade edemediği duygularını çok güzel şekilde hislerine tercüman olarak ifade etti."Grizu faciasında kardeşini kaybeden DE-KA Madencilik Şirketi’nin sahiplerinden Musa Demir de sözlerine şöyle devam etti: "Ben bu ağıtı dinlediğim zaman bir ayrı duygulanıyorum. Yaklaşık 4 yıl önce grizu faciasında kardeşim Selim Demir’i kaybettim. Yani söyleyecek söz bulamadım. Bu tür ağıtlarla çok güzel bir organizasyon yapıldığı için herkese teşekkür ediyorum." OCAĞA ’ÖLECEĞİM’ DİYE GİRMEYİZ Yaklaşık 40 işçinin çalıştığı ocakta şeflik yapan Mustafa Açıkgöz isimli madenci, türküyü dinlediğinde değişik bir duygu yaşadığını söyledi. Grizu faciasında patronunu kaybeden Açıkgöz, hiçbir madencinin ocağa ’Öleceğim’ diye girmediğini anlattı. Türküyü dinlediğinde arkadaşları ve ailesinin aklına geldiğini dile getiren Açıkgöz, sözlerini şöyle sürdürdü: "Değişik bir duygu yaşadım. Arkadaşımız güzel bir program yapmış. Hislerime hitap etti. Bu sektörde acı günlerimiz oldu. Hiçbir madenci sabahleyinocağa, ’Öleceğim diye’ girmez. Bu arkadaşlarımız mutlaka akşama eve gitmek için ocağa giriyor. Değişik bir duygu bu anlatılmaz. Ben grizu faciasında patronumu kaybettim. Geçen hafta iş arkadaşımı kaybettim. Bu olayı yani grizuyu yaşadım. Türküyü dinleyince arkadaşlarım, ailem aklıma geliyor." TÜRKÜNÜN SÖZLERİ Gün daha ağarmadan düştü yollara / Kazmasını azığını aldı yanına / Güneşe hasret madencim girdi ocağa / Bismillah deyip de başladı kazmaya / Büyük bir gürültü koptu işte o anda / Kıyamet koptu sanki işte o anda / Ocakta grizu patlar / Etrafı toz duman kaplar / Dışarıda kopan feryatlar / Yanar gardaş yürekler yanar / Toprak altında kaldı canlar / Ağlıyor analar bacılar / Yanar gardaş yüreğim yanar / Yanar gardaş yürekler yanar / Yetim kaldı yine çocuklar /Gözler dolmuş / Siyah akar yaşlar / Ağıtlarıyürekleri dağlar / Göçükte kaldı, canlar / Yanar gardaş, yürekler yanar / Yanar gardaş, yüreğim yanar / İnsanlar bekliyorlar ocak ağzında / Babam diye ağlayan çocuk sarılmış anasına / Saatler günler geçiyor haber yok hâla / Alevler yakıp yıkmış imkan yok ulaşmaya / Umutlar tükendi gardaş / İşte o anda / Feryatlar yükseldi dostlar baca ağzında"
Kaynak: İHA
