Ceyhun’Dan Merkel Eleştirisi

Avrupa Parlamentosu (AP) eski Milletvekili Ozan Ceyhun, Angela Merkel’in 18 Ocak’ta yapılan kongrede yeniden CDU Başkanlığına seçildiğini belirterek, "Merkel artık Almanya’nın en güçlü şahsiyetlerinden biri olarak AB’de ve dünya genelinde önemli liderlerd

Ceyhun, 2011 yılında Almanya’nın 16 eyaletinden 7sinde seçim yapılacağını ve seçimlerin CDU için hiç de iyi gözükmediğini, dış politikadaki başarısızlığını örtmek için Türkiye ile suni sorunlar çıkardığını öne sürdü. Ceyhun, "Avrupa Politikaları ve AB’nin geleceği söz konusu olduğunda milyonlarca Müslüman’ın yaşamakta olduğu Avrupa Kıtası’nı Hıristiyan bir kıta olarak görerek Avrupa’ya parlak bir gelecek sunmak neredeyse imkansız. İşte bu nedenle Merkel, Güney Kıbrıs’ta Güney Lefkoşa’da "işgalci Türkiye’den" bahseden ilk Alman şansölyesi oldu. Kıbrıs’ta faşist bir cuntanın Yunanistan’daki faşist Albaylar Cuntası emrinde gerçekleştirdiği darbeye karşı adaya çıkarak sadece canları ve malları tehlikede Kıbrıslı Türkleri değil aynı zamanda Lefkoşa Stadyumu’na tıkılan Kıbrıslı Rum komünistleri, sosyalistleri, sosyal demokratları, Hıristiyan demokratları, sendikacıları, üniversite öğrencilerini ve daha nice "faşizme karşı" Rum’u kurtaran Türk Silahlı Kuvvetleri’ne ve de Türkiye’ye işgalci demeden önce durup bir düşünmek gerek aslında. İlginçtir Almanya ve Türkiye arasında krize yol açan ve hatta Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Şansölye Merkel’den "özür dilemesini" talep etmesine kadar varan "Merkel’in Kıbrıs Açıklamaları" nedense Almanya kamuoyuna pek yansıtılmadı. Geçen hafta Almanya’da muhatabım olan birçok Alman dostumun olan bitenden haberi yoktu" dedi.Ozan Ceyhun, daha sonra şunları söyledi:“Bir yandan Türkiye karşıtlığı ile oy avcılığı yaparken diğer yandan Almanya’nın Merkel’in tartışılmakta olan açıklamaları nedeniyle Türkiye ile ciddi bir kriz yaşıyor olmasının Merkel’in Dış Politika başarısızlığı olarak kamuoyu tarafından duyulmamalıydı. Merkel’in büyük bir sorunu var Almanya’da. 2011 yılı Almanya’nın 16 eyaletinden 7sinin seçim yılı ve CDU için hiç de iyi gözükmüyor durum 20 Şubat 2011 günü Hamburg’ta seçim var ve orada SPD ve Yeşiller Koalisyonu kesin gözükmekte. 20 Mart 2011 günü Saksonya Anhalt’ta belki de en az zorlanacağı seçim gerçekleşecek. Buna karşılık 27 Mart 2011 günü hem Baden-Württemberg hem de Rheinland-Pfalz eyaletleri seçimi CDU için çok kötü görünmekte. Baden-Württemberg’te 1952 yılından beri iktidarda olan CDU muhalefet partisi olmaya doğru gidiyor. Zaten SPD’nin iktidarda olduğu Rheinland-Pfalz’ta ise CDU’nun ana muhalefet partisi olarak kalması kesin. Bu seçimleri CDU’nun kazanma şansının "sıfır" olduğu Bremen, çok zorlanacağı Mecklenburg-Vorpommern ve kesinlikle kaybedeceği Berlin seçimleri takip edecek. Bu eyalet seçimleri sadece CDU’nun yenilgileri nedeniyle sorun yaratmıyor Şansölye Merkel’e. Koalisyon ortağı liberal FDP’de birçok eyalette parlamento dışı kalmaya aday. Böyle olduğunda da şu anda Almanya Şansölye Yardımcısı olan Dış İşleri Bakanı Guido Westerwelle’nin FDP Başkanı olarak kalması zor olacak. Kısacası 2011 yılı Federal Hükümeti oluşturan partilerin "kriz yılı" olacak. Bu durumda Angela Merkel ve CDU’suna "zaten sorunlu oldukları Türkiye, Türkler ve Müslümanlar" konularıyla daha fazla uğraşmak kalacak. "Belki bu sayede kimi oyların CDU’ya gelmesini sağlarız" umudu neden olmakta buna. 2011’de Şansölye Merkel’den, CDU’nun önde gelen politikacılarından ve elbette CSU cephesinden "Türkiye’nin AB üyeliğinin istenmediği", "Kıbrıs’ta çözümsüzlüğün sorumluluğunu taşıyanların Türkiye ve Türkler olduğu" ve de "Almanya’da Türklerin ve Müslümanların uyum sorunları" dile getirildiğinde hiç kimse şaşırmasın. Vizyonu olmayanların hep suni karşıtlara ihtiyacı oluyor maalesef.”
Kaynak: İHA