Tobb Deniz Ticaret Odaları Konseyi Toplantısı

Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, amaçlarının Türkiye’nin ekonomisiyle, taşımasıyla bir bütün olarak gelecek yıllarda hedefledikleri noktaya varması için birlikte hareket ederek, çalışmaları sürdürmek olduğunu söyledi.

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) tarafından düzenlenen ’’Deniz Ticaret Odaları Konseyi’’ toplantısı, TOBB Birlik Merkezi’nde yapıldı. Ulaştırma Bakanı Yıldırım, toplantının açılışında yaptığı konuşmada, konseyin 2010 yılının son toplantısını yaptığını belirterek, burada sektöre ilişkin sorunların ve yapılan çalışmaların değerlendirileceğini ifade etti. Küresel krizin etkilerinin azalmasına rağmen devam ettiğini ifade eden Yıldırım, ’’Amacımız ülkemizin ekonomisiyle, taşımasıyla bir bütün olarakgelecek yıllarda hedeflediğimiz noktaya varması için birlikte hareket ederek çalışmaları sürdürmektir’’ dedi. TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu ise, denizcilik sektörünün son yıllarda hızla gelişerek hem istihdam hem de döviz kazandırma açısından ülkenin yıldız sektörlerinden biri olduğunu söyledi. Sadece gemi inşa sanayindeki istihdamın küresel kriz öncesi itibariyle son 10 yılda 5 binden 40 bine ulaştığına işaret eden Hisarcıklıoğlu, yine aynı dönemde sektörün ihracatının 250 milyon dolardan 3 milyar dolara ulaştığını kaydetti. 2003 öncesinde belli bir alanda sıkışıp kalan tersanelerin doğru yatırımteşvikleriyle Hopa’dan İskenderun’a kadar geniş bir bölgeye yayıldığını ve 40’dan 100’ün üzerine çıktığını belirten Hisarcıklıoğlu, ’’Böylece Türkiye, gemi üretim kapasitesi anlamında dünyada 23. sıradan 8. sıraya, hatta sipariş adedi anlamında 5. sıraya kadar yükselmiştir’’ diye konuştu. Küresel iktisadi krizin en çok etkilediği sektörün de denizcilik ve özellikle de gemi inşa sanayisi olduğuna dikkati çeken Hisarcıklıoğlu, istihdamın ve ihracatın neredeyse üçte ikisini bu dönemde kaybettiklerini ifade etti. Hedeflerinin küresel kriz sonrasında dünya ticaretinin yeniden canlanacağı günlere hazır olmak olduğunu belirten Hisarcıklıoğlu, tersanelere önemli miktarda kamu projesi aktarılmasının, savunma sanayinde yerli gemi üreticilerinin ilk defa ana tedarikçi olmalarının, kredi garanti fonusistemine yine ilk defa gemi inşa sektörünün dahil edilmesinin, yaşanan sıkıntıların aşılmasında önemli adımlar olduğunu vurguladı. 2023 yılında 500 milyar dolar ihracat, 500 milyar dolar ithalat olmak üzere 1 trilyon dolarlık dış ticaretin hedeflendiğini hatırlatan Hisarcıklıoğlu, ’’O halde hem gemi inşa sanayimizi, hem deniz taşımacılığını, hem de limanlarımızı geliştirmeye ve büyütmeye ihtiyacımız var. Bu çerçevede denizcilik sektörümüze bir bütün olarak yatırım teşvik sistemi içinde özel bir yer verilmesini bekliyoruz’’diye konuştu. Deniz taşımacılığı ve gemi inşa sektörlerinin gösterdikleri başarıyla Türkiye’nin küresel rekabetteki gururu olduğunu ve küresel rakiplerinin aldığı desteğe benzer bir ihtiyacı bulunduğunu ifade eden Hisarcıklıoğlu, şunları kaydetti: ’’İtalya ile Çin arasında en büyük ekonomisiyiz, sanayi malı tedarikçisiyiz, ticaret yolları üzerindeyiz. Ama 2009 yılında bizim limanlarımızda 310 milyon ton yük yükleme boşaltma yapılmışken, bu rakam ekonomik büyüklüğü bizimle hemen hemen aynı olan ama kıyı şeridi bizimkinin 15’te biri olan Hollanda’da 468 milyon ton. Öte yandan gemi taşımacılığında Avrupa’nın 6’ıncısıyız. Ama potansiyelimiz çok daha yüksek. Son 5 yılda Avrupa’da deniz yolu ile taşınan yük, yıllık ortalama yüzde 3 artarken, bizde yüzde19 arttı. Özellikle transit taşıma neredeyse her yıl ikiye katlanıyor. Kriz yılı olan 2009’da AB’de gemi taşımacılığı (limanda yüklenen boşalana göre) yüzde 12 daralırken, bizdeki hacim sadece yüzde 5 azaldı. Bu sayede taşımacılıkta bizden önde olan Almanya’nın önüne geçtik. Bu da gemicilik sektöründeki potansiyelimizin yüksekliğini gösteriyor. Ama akaryakıt taşıması çıkarıldığında hala Avrupa’nın ilk 20 limanı içinde yer alacak limanımız yok. Demek ki, hem gemi inşa sanayini, hem deniz taşımacılığını hemde liman yatırımlarını eşgüdüm içinde teşvik etmeliyiz.’’
Kaynak: İHA