Mutki’de faali meçhul kazısı yeniden başladı
Güneydoğu‘da 1990’lı yıllarda işlenen faili meçhul cinayetlerle ilgili geçen hafta Bitlis’in Mutki ilçesinde başlayan ve 12 cesede ait kemik parçalarının çıkarıldığı kazı çalışmalarına yeniden başlandı. Sabah saatlerinde Mutki İlçe Jandarma Komutanlığı’na 100 metre daha yakın alanda savcıların gözetiminde başlayan kazılarda şuana kadar çok sayıda kemik parçalarının çıktığı öğrenildi. Diyarbakır C
BİRİ JANDARMA KARAKOLUNUN BAHÇESİNDE İKİ KAZI DAHA YAPILACAK
İnsan Hakları Derneği Bitlis Şube Başkanı Hasan Ceylan, kayıp yakınları ile faili meçhul cinayetlerin aydınlanması için savcılara Mutki’de 4 yerde kazı çalışmasının yapılması için başvurduklarını hatırlattı.
Savcıların haklı haksızın ortaya çıkmasına özen gösterdiğini anlatan Ceylan, hukukun üstünlüğüne dikkat edildiğini kaydetti. Ceylan, “12 cesedin çıktığı kazı çalışması karakolun eteklerinde 150 metre mesafede yapıldı. Bugün ki kazı karakola daha yakın alanda devam ediyor. Karakola 50 metre mesafede bir yer daha var. Bir yer ise karakol bahçesinde. Çalışmaların sonuna kadar devam edeceğine inanıyoruz.” diye konuştu.
Ceylan, Bitlis ve ilçelerinde 400‘e yakın toplu mezar olduğunu tahmin ettiklerini belirterek, bu mezarların sivillerin yanı sıra örgüt mensuplarını da ait olabileceğini değerlendirdiklerini kaydetti.
12 İNSANA AİT KEMİKLER ADLİ TIP KURUMUNA GÖNDERİLDİ
Bu arada geçtiğimiz haftaki kazıda ortaya çıkarılan toplu mezarda bulunan 12 insana ait kemikler İstanbul Adli Tıp Kurumu‘na gönderildi. Bitlis Barosu Başkanı Enis Gül, “İstanbul‘daki Adli Tıp Kurumu‘ndan bir görevlinin, Bitlis‘e gelerek 12 insana ait kemikleri götürdüğü bilgisini aldık. Özellikle dişler, kan ve bozulmamış dokular incelenerek DNA testi yapılacak. Ölen kişilerin birinci dereceden hısımları önce savcılığa başvurmalı. Olayın tarihini bildirmeli.‘‘ dedi.
Soruşturmanın gizliliğinin önemine değinen Gül, bu çerçevede delillerin karartılmaması için titiz davranılması gerektiğini vurguladı.
Gül şunları kaydetti: ‘‘Delilerin karartılmaması lazım. Olayların yaşandığı dönemlerle günümüze kadar gelen süre uzun. Hem zaman aşımı, hem de delillerin kaybolmaması için hızlı, etkili soruşturma yapılması lazım. Özellikle soruşturmanın gizli yürütülmesi önemli.‘‘
