Icac 69. Toplantısına İtb'den Kocagöz Katıldı

19-24 Eylül 2010 tarihleri arasında Lubbock, Teksas Amerika'da düzenlenen Uluslararası Pamuk İstişare Kurulu'nun (ICAC) nin 69

19-24 Eylül 2010 tarihleri arasında Lubbock, Teksas Amerika'da düzenlenen Uluslararası Pamuk İstişare Kurulu'nun (ICAC) nin 69. Toplantısı'na İzmir Ticaret Borsası'nı temsilen Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Ulusal Pamuk Konseyi Başkanı Barış Kocagöz katıldı. Toplantıda Türkiye adına bir sunum yapan Sayın Barış Kocagöz, dünya pamuk piyasasının birçok gelişmeye paralel olarak yükselişini sürdürmeye devam ettiğini belirtti.
Toplantıda yapılan görüşmeler ve ikili temaslar ile Dünya Pamuk piyasasının nabzını daha iyi ölçebildiklerini aktaran Kocagöz, özellikle Uzak Doğu'daki pamukta büyük söz sahibi olan ülkeler; Çin, Hindistan ve Pakistan'daki gelişmeler doğrultusunda yükselen dünya pamuk fiyatlarının yerini sağlamlaştırdığını gördüklerini belirtti. Kocagöz, "Çin'de son günlerde oluşan kötü hava şartları, Hindistan'da tahminlerden fazla süren muson yağmurları ve önceki aylarda Pakistan'da oluşan taşkın gibi gelişmeler, zaten dünyada 'devreden stok' anlamında sıkıntıda olan pamuk teslimatlarını rahatlatmayacağa benziyor" dedi. ICAC'ın 69.Yıllık Toplantısı'nı değerlendiren Kocagöz, Türkiye'nin bu seneki toplantıda daha etkin rol oynadığını ifade etti.
Son günlerde pamuk fiyatlarının yurt dışında yükselmesine karşı 'Türk pamuğu ihracatına Fon konsun' şeklinde yapılan yorumları çok yadırgadığını belirten Kocagöz, şöyle devam etti, "Türk pamukçuluğu bu hatayı en son 1994 yılında yaparak ihracata fon koymuş idi, o gün bu gündür Türk Pamuk üretimi bir türlü başını kaldıramadı ve geldiğimiz son noktada, üretim 935 bin tonlardan 400 bin tonlara düştü. Türk tekstil sanayiini korumak, Türk Pamuk üretimini arttırmaktan geçer. Bunun için de bizler uzun vadeli planlama ile destek mekanizmasını arttırmalı ve çeşitlendirmeliyiz. Dünya fiyatlarının her arttığı noktada ihracatı engelleyerek fiyatları dizginlemeye çalışmak, üreticinin kapalı ekonomi içine hapsedilmesini ifade eder. Bu da üreticiye yine zarar verir. Tüm dünya, pamuğu yükselen fiyatlardan alıyorsa, biz de bu piyasaya uymak zorundayız. Yoksa kısa vadeli çözümler her kesim için çeşitlendirilebilir. Söz gelimi, hazır giyimci de iplik ihracatına fon konsun, ihracat kısıtlansın diyerek kendine çıkış aramaya çalışabilir. Yani bu iş serbest ekonomi düzeninde sürmek zorundadır. Yoksa yine stratejik hata yaparız. Sonuç olarak bu gelişmeler gösteriyor ki Türkiye'nin kendi ihtiyacı olan pamuğun en azından 3'te 2'sini yani, en az 1 milyon ton pamuğu kendisinin üretmesi şarttır ve bunun için ne yapılmalı oturup buna çalışmalıyız"