TÜSİAD Başkanı Boyner Elazığ ve Tunceli'de
Başbakan'ın referandum öncesi yaptığı 'Anadolu kendi göbeğini keser duruma geldi. TÜSİAD buna alışmalı' açıklamasına Ümit Boyner Elazığ'dan cevap verdi: 'Hepimiz ülkenin gelişimi için çalışıyoruz'
Başbakan'ın referandum öncesi yaptığı 'Anadolu kendi göbeğini keser duruma geldi. TÜSİAD buna alışmalı' açıklamasına Ümit Boyner Elazığ'dan cevap verdi: 'Hepimiz ülkenin gelişimi için çalışıyoruz'
TÜRK Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) ile Türk Girişim ve İş Dünyası Konfederasyonu'nun (TÜRKONFED), düzenlediği ''Bölgesel Kalkınma ve İş Dünyasının Rolü'' toplantı serisinin üçüncüsü Elazığ'da gerçekleştirildi. Burada konuşan TÜSİAD Başkanı Ümit Boyner, toplumun hiçbir kesiminin 'bizim ve onların' şeklinde ayrıştırılamayacağını belirterek 'Toplumun her kesimi, 'bizim ve onların' şeklinde ayrıştırılamaz. 'Sermaye taraflara bölünemez. İş dünyası olarak hepimiz, bu ülkenin gelişimi, daha fazla istihdam yaratan, daha rekabetçi ekonomiye sahip olmak için çalışıyoruz. Hepimiz bu ülkenin sermayesiyiz. Ülkemiz geliştikçe, biz gelişeceğiz. Bizler geliştikçe bu ülke daha fazla ilerleyecek'' diye konuştu. Boyner'in demeçleri akıllara Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, 'İstanbul sermayesi bizimle para kazanmada anlaştı ama siyasette anlaşamadı. İstanbul sermayesi kendisini Anadolu sermayesinden kopuk görüyor. Ama Anadolu artık kendi göbeğini keser duruma geldi. TÜSİAD'ın artık bazı şeylere alışması lazım.' açıklamalarını getirdi.
Önümüzde iki konu var: Anayasa ve Kürt meselesi
Referandumda, toplumun tüm kesimlerinin 1982 Anayasası'nın değiştirilmesi yönündeki talebini ortaya koyduğunu belirten Boyner şöyle devam etti: 'Önümüzde çözülmesi gereken iki mesele var. Birincisi; yeni anayasanın toplumsal mutabakat sağlanarak hazırlanması. İkincisi; Kürt meselesinin çözümüyle ilgili yaratıcı, yapıcı ve birleştirici yaklaşımlar... Aslında yeni anayasanın yapılış süreci ve yöntemi bu soruna ilaç olabilir. Türkiye'nin 3 böleni olarak tarif edebilecekleri din ve vicdan özgürlüğü, kimlikler meselesi ve kuvvetler ayrılığını 3 birleştiren haline getiren bir anayasa beklediklerini ifade eden Boyner, '3 bölene 2 konu daha ekledik. Anayasanın yapılış yöntemi ve temel ilke ve kurumları. Toplumu kamplara bölme, haritaları boyamak, ancak kendini geliştirememiş, kavgayla beslenenlerin seçeceği yollardır'' dedi.
Muğlalı Paşa Kışlası'nın adı değiştirilemez mi?
Elazığ'dan sonra Tunceli'ye geçerek burada da bir konuşma yapan Boyner, yıllardır süregelen şiddet kültürüne isyan ettiklerini belirtirken, eylemsizliğin artık kalıcı barışa dönüşmesini istediklerini ifade etti. Boyner şöyle konuştu: 'Ben, şahsen içimde şiddetin bitmesi ile ilgili daha derin bir ümit beslemeye devam ediyorum. Kürt sorununun hiç şüphesiz kalıcı çözümü büyük adımlar, büyük uzlaşmalar gerektirebilir. Örneğin eylemsizliğin yarattığı göreceli huzur atmosferi ilk adımların atılmasına yardımcı olabilir. Özalp'deki Muğlalı Paşa kışlasının adı hemen değiştirilemez mi? Diyarbakır hapishanesinde yaşananlar için özür dilenemez mi?
