Başbakan'ın danışmanından açılım değerlendirmesi

Yazdıkları tüm kesimler tarafından dikkatle takip edilen Başbakan'ın siyaset danışmanı Yalçın Akdoğan 'İnsanı yaşat ki devlet yaşasın' kitabında Demokratik Açılım sürecini anlattı ve partilerin yaklaşımını değerlendirdi

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın siyaset danışmanı Doç. Dr. Yalçın Akdoğan, demokratik açılım sürecinde yaşananları “İnsanı Yaşat ki Devlet Yaşasın” adlı kitabında topladı. Akdoğan, AK Parti’nin 2009’da yaşanan bir takım gelişmeler üzerine değil, ilk kurulduğu aylarda demokratik açılımı siyasi perspektifine aldığını ve projenin başlatıldığını vurguladı. Akdoğan’ın kitabından çarpıcı bölümler şöyle:

PKK AÇILIMDAN KORKUYOR: Öcalan’ın sürekli demokratik siyasete vurgu yapması aldatmacadan öteye geçmiyor. Terör örgütünün elebaşları açılımı ve demokratik hakları genişletmeye çalışan hükümeti ve AK Parti’yi hedefleri için bir tehlike olarak görüyor.

MHP VE DTP’NİN ÖRTÜŞEN TAVIRLARI
: Ateşi yakan gerçekten iktidar mıdır, yoksa onlarca yıldır yanan ateşe yangın pompasıyla giden muhalefet midir? MHP ve DTP’nin karşıt ve uç kutuplardan yapmaya çalıştığı aynı kapıya çıkıyor.

CHP’NİN SORUNA BAKIŞI
: CHP’nin açılıma yönelik tutumu, ‘ne şiş yansın ne kebap’ anlayışına benziyor. CHP sözcüleri Kürt meselesini MHP gibi inkar etme, görmezden gelme yerine içini boşaltarak tanımlama taktiği izliyor. Klasik statükocu zihniyetin sorunu reddetme yaklaşımı MHP’de kalırken, CHP, yine statükocu zihniyetin, sorunu bağlamından kopararak belli konulara indirgeme, ilgilenmiyormuş gibi görünüp geçiştirme yaklaşımını ortaya koyuyor.

AÇILIM BEKA MESELESİ
: Açılımı ‘yıkım projesi’ görenler, bu politikaların devreye sokulmaması halinde Türkiye’nin bir beka sorunuyla karşı karşıya gelebileceğini görmek istemiyorlar veya sırf AK Parti iktidarı yapıyor diye atılan adımlara karşı çıkıyorlar.

EN KRİTİK SÜREÇ
: En kritik olay 19 Ekim’de bir grup PKK’lının Habur’da Türkiye’ye gelerek teslim olmasıydı. Açılım süreci provakasyonlar ve sabotajlarla baltalanmak istenmiş, şiddet söylemleri ve tahriklerle gerilim tırmandırılarak, halkın sürece bakışı olumsuz etkilenmeye çalışılmıştır. DTP, ortaya koyduğu söylem ve görüntülerle toplumsal desteğe darbe vurdu.

BAŞBUĞ’A ÖVGÜ
: Genelkurmay Başkanı Başbuğ’un farklı görüş ve kanaatlere açık olması, iyimserliği besleyen bir unsur olarak görülebilir.

ÖCALAN’IN ETKİSİ: Öcalan’ın etkisini hesaba katmamak elbette doğru görülmeyebilir. Ancak bunu ‘muhataplık’ gibi kavramlarla ifade etmek sürece hizmet etmez. Öcalan da belli bir role sahiptir.

AÇILIMA TERÖR TEHDİDİ
: AK Parti’ye karşı savaş naraları Reşadiye saldırısından sonra daha da arttı (...) Açılım sürecinin başından bu yana iki ayak, demokratikleşme ve terörün son bulması, vurgulanmaktadır.

LİDERLER DEĞİŞMEDEN TÜRKİYE DEĞİŞMEZ
: Türkiye değişmez. Demokratik dönüşüm, sadece kurum ve kuralların değişmesiyle olmaz. Anlayışların, temel kabullerin, bakış açılarının, üslup ve tutumların da değişmesi gerekir. Zihniyet değişimi olmadan uygulamada netice almak mümkün değildir. Değişim sürecinde siyasi aktörlerin, liderlerin tutumu en belirleyici husustur.

MHP DEĞİŞİR Mİ?: Kürt meselesini çözmek demek, bir siyasal zihniyet değişimini de sağlamak demektir. Bu yüzden MHP’nin tam anlamıyla çözümün parçası olmasını beklemek, MHP’nin ciddi şekilde değişmesini beklemekten başka bir anlam taşımaz.

Sürecin en önemli aktörü Erdoğan’dır

Sürecin en önemli aktörü Recep Tayyip Erdoğan’dır. Süreç onun iradesiyle başlamış, yönlendirmesiyle ve onun başkanlığında devam etmektedir.

OBAMA VE KÜRTLER: ABD Başkanı Barack Obama’nın dünyaya verdiği barış mesajları, Kürt meselesinde terör ve şiddeti tamamen devre dışı kalmaya zorlayabilir. Yeni süreçte PKK’nın ABD’nin baskısına maruz kalması muhtemeldir.
Kaynak: İHA