Hanefi Avcı'nın Kitabı

CHP Grup Başkanvekili Kemal Anadol, Eskişehir Emniyet Müdürü Hanefi Avcı'nın kitabında yer alan iddialarla ilgili soruşturma açılmasını istedi

CHP Grup Başkanvekili Kemal Anadol, Eskişehir Emniyet Müdürü Hanefi Avcı'nın kitabında yer alan iddialarla ilgili soruşturma açılmasını istedi. Anadol, "Bu iddiaların, bir PKK'lı teröristin iddiaları kadar değeri yok mu? Bu memlekette cesur savcı yok mu, Cumhuriyet'in savcısı yok mu?" diye konuştu.
Anadol, Meclis'te düzenlediği basın toplantısında Eskişehir Emniyet Müdürü Avcı'nın yazdığı 'Haliç'te Yaşayan Simonlar' isimli kitapta yer alan iddiaları gündeme getirdi. Kitabın yok sattığına işaret eden Anadol, 4 matbaa ile anlaşıldığını, buna rağmen kitabın bulunamadığını ifade etti. Avcı'nın bir meczup ya da itirafçı olmadığını, görevinin başındaki bir emniyet mensubu olduğunu belirten Anadol, Avcı'nın devletin sırlarını bildiğini ve çok ilginç iddialar ortaya koyduğunu söyledi. Avcı'nın kitabında
yer alan iddialardan bazı bölümler okuyan Anadol, kim olduğu, ne olduğu, ne kadar gerçek olduğu belli olmayan gizli sanıkların, PKK itirafçılarının iddialarını dikkate alarak onlarca insanı, profesörü, komutanı, gazeteciyi içeriye tıkan savcıların, dürüstlüğüyle tanınan bir polis müdürünün iddialarını niye ciddiye almadıklarını sordu.
Birilerinin bu iddiaları ciddiye aldığını ve hemen Hanefi Avcı hakkında soruşturma açtığını anlatan Anadol, bu kitabı yazdığı için adli yargıyı etkilediği iddiasıyla Avcı hakkında soruşturma açıldığını hatırlattı. Anadol, "Bu iddiaların, bir PKK'lı teröristin iddiaları kadar değeri yok mu?" diye konuştu.
SİZ HÜKÜMETİN SAVCISI MISINIZ CUMHURİYETİN SAVCISI MISINIZ
Avcı'nın kitabında, 'Siz karşınızdaki polisi, hakimi, savcıyı devletin polisi, hakimi ve savcısı sanıyorsunuz ama onlar cemaatin polisi, cemaatin hakimi, cemaatin savcısı' dediğine dikkat çeken Anadol, Türkiye Cumhuriyeti'nin adalet tarihinin bu kadar vahim bir iddiayla daha önce karşılaşmadığını belirtti.
Hükümet üyelerinin, 'cesaretli savcı arıyorum' söylemlerini çok dinlediklerini ve o cesaretli savcıların bulunduğunu anlatan Anadol, Cumhuriyet mitingleri düzenleyen kim varsa hepsinin bugün içeride olduğunu belirterek "Şimdi ben örgütün değil Cumhuriyet'in savcılarını arıyorum. PKK itirafçılarının, gizli tanıkların iddialarıyla ordu komutanları hakkında dava açan savcıların, kozmik odalarda arama yapılmasına sebep olan savcıların, Amerika'dan gelen ihbarlarla domates, patates yükleyerek yemek pişirmeye
giden aşçıların arabalarını basan savcıların bu kitap hakkında ne yapacaklarını merak ediyorum. Onlara yazılı suç duyurusunda bulunmaya lüzum yok. Ben buradan suç duyurusunda bulunuyorum" dedi.
Devletin Eskişehir Emniyet Müdürü'nün yazdığı kitaba soruşturma açan hükümete söylediğini anlatan Anadol, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bunun için soruşturma açıyorsunuz da bu kitaptaki iddialarla ilgili niye soruşturma açmıyorsunuz. Bu memlekette cesur savcı yok mu, Cumhuriyet'in savcısı yok mu? Feryat ediyorum. İmzasız mektuplarla davalar açıyorsunuz. Bu kitaptaki iddialarla ne yapıyorsunuz? Siz hükümetin savcısı mısınız, Cumhuriyet'in savcısı mısınız? Ya bu iddiaları ciddiye alır soruşturma açarsınız,
gerekirse dava açarsınız veya görevi ihmal suçu işlersiniz."
İçinde bulunulan referandum ortamında durumun daha vahim olarak ortaya çıktığını öne süren Anadol, Anayasa değişikliğine evet denmesi halinde, şu anda bu kadar korkan yargı personelinin ne yapacağını merak ettiğini söyledi. Bugün ellerinde bir imkan bulunduğunu belirten Anadol, savcıyı Adalet Bakanlığına şikayet ettiklerinde Adalet Bakanlığı'nın işlem yapmaması halinde Danıştay'a konuyu götürebildiklerini anlattı. Anadol, Anayasa değişikliğinin kabul edilmesi halinde Adalet Bakanlığı'nın kararının kesin
olacağını, Danıştay'a gidemeyeceklerini bildirdi.
EVET OYU ÇIKARSA ÜLKENİN GİDECEĞİ YÖN TAKUNYALI FAŞİZM REJİMİDİR
Anadol, basın toplantısının sonunda gazetecilerin sorularını cevapladı. Kitapta eski CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'ın görüntüleriyle ilgili iddiaların da yer aldığının hatırlatılması üzerine, Baykal'a ait olduğu öne sürülen görüntülerin sahibinin kim olduğunu hâla öğrenemediklerini söyledi. İddiaların doğru olabileceğini ifade eden Anadol, şunları söyledi: "Hanefi Avcı bunu söylüyorsa bu iddianın üzerine gidilmelidir. Ne kadar doğru ne kadar yanlış araştırılmalı. Burası dağ başı mı bir hukuk devleti mi?
İmzasız ihbarlarla ortaya konulan iddialar ciddiye alınıyor ama bir emniyet müdürünün iddiaları yok sayılıyor. Bu referandumda evet oyu çıkarsa ülkenin gideceği yön takunyalı faşizm rejimidir."
BU "KIVIRTARAK DOĞRULAMA" ANLAMINA GELİR
Başbakan Erdoğan'ın, bölücü örgüt elebaşı ile pazarlık yapıldığı iddialarına karşı, 'Devletin organları görüşür' açıklamasını yaptığının hatırlatılması üzerine Anadol, "Buna eski deyimle hukukta, 'Tevil yollu ikrar' derler. Yani argo tabirle kıvırtarak doğrulama anlamına gelir. Doğrudan doğruya Apo'yu Cemil Çiçek veya bir başka bakan ziyaret etmez. Ama görüşme doğrulanıyor, temaslar doğrulanıyor. Sayın Başbakan'ın telaşı da bunun deşifre edilmesinden. Başbakan, Kılıçdaroğlu'nun söylediği gibi, freni
patlamış bir kamyon gibi gidiyor. Referandumda evet oyu çıkarmak için şeytanla bile masaya oturacak bir Başbakanla karşı karşıyayız" dedi.
Anadol, CHP'nin başörtüsü sorununu çözmek için başlattığı çalışmaya ilişkin soru üzerine, çalışmaların devam ettiğini, daha işin başında olduklarını söyledi.
Anadol, Cumhurbaşkanı'nın görev süresiyle ilgili soru üzerine, AK Parti içinde bu konuda gizli bir yarış olduğunu öne sürdü. Değişikliğin yapıldığını ve bu değişikliğe göre Cumhurbaşkanı'nın görev snzılı suç duyurusunda bulunüresinin 5 yıl olduğunu vurgulayan Anadol, bu konuda tartışmaya bile gerek olmadığını söyledi.
BAŞKA BÖLGELERDE YAŞAYAN KÜRTLER NE OLACAK
Kapatılan DTP'nin eski Genel Başkanı Ahmet Türk'ün 'Çözüm özerk Kürdistandır' sözlerinin hatırlatılması üzerine Anadol,
Türkiye Cumhuriyeti'nin üniter bir devlet olduğunu vurguladı. Özerklik istemlerini ileri sürenlerin bunun açıklığa kavuşturulması için daha net konuşmaları gerektiğini belirten Anadol, "Federasyon mu istiyorlar, üniter devlet yapısının değişmesini mi istiyorlar? Özerk Kürdistan kurulduğunda diğer bölgelerde yaşayan Kürtler için ne düşünüyorlar, onları da söylemeleri lazım" ifadelerini kullandı.
Anadol, başörtüsü sorununun çözümü amacıyla yapılan 10. ve 42. madde değişikliklerini Anayasa Mahkemesi'ne götüren CHP'nin bugün sorunu çözeceğini söylemesinin çelişki olup olmadığının sorulması üzerine bunun çelişki olmadığını ifade etti. Başörtüsünü siyasal istismar aracı olarak kullanmadıklarını dile getiren Anadol, "Bu bir sorundur. Bu sorun nasıl çözülür üstünde araştırıyoruz. Herhalde bu bir suç değil" dedi.
(ZÇ-HO-Y)