Memur-der'den Referanduma 'Evet'
Memur Dernekleri Konfederasyonu Genel Başkanı Cengiz Özbay, yeni bir sayfa açılması gerektiğini bu sayfa için de atılan ilk adımın anayasa değişikliği olduğunu belirterek, "Referandum için 'evet' diyoruz" dedi
Memur Dernekleri Konfederasyonu Genel Başkanı Cengiz Özbay, yeni bir sayfa açılması gerektiğini bu sayfa için de atılan ilk adımın anayasa değişikliği olduğunu belirterek, "Referandum için 'evet' diyoruz" dedi.
Memur-Der Genel Başkanı Özbay, İçkale Oteli'nde düzenlediği basın toplantısında referandumla ilgili görüşlerini açıkladı. Türkiye'nin demokratikleşme, sivilleşme ve özgürleşme sorunu bulunduğunu belirten Özbay, bu sorunun başlıca nedeninin 27 Mayıs 1960 ve sonraki yıllarda yapılan darbeler olduğunu söyledi. Türkiye'de darbeler ile siyasetçilerin asıldığını, binlerce kişinin cezaevine konulduğunu, insanların işkencelerde öldüğünü ya da sakat kaldığını anlatan Özbay, "O zaman demokrasi diyorsak, önce darbe
dönemlerini masaya yatırmak zorundayız. Ödenen bedelleri, çekilen çileleri, sıkıntıları ve kafese alınan hayatları konuşmadan demokrasinin önemini anlayamayız. Her bir birey o dönemlerde yaşananları anlamak ve acı dolu günleri yaşatanları sorgulamak zorundadır. Çünkü o günlere bir daha dönülmemesinin hiçbir garantisi yoktur. Garanti sivilleşme ve özgürleşmedir" dedi.
Sivilleşme ve özgürleşme için yapılacak çok iş, yürüyecek çok yol olduğunu belirten Özbay, önce temel insan haklarına saygı ve hukukun üstünlüğünün benimsenmesi gerektiğini söyledi. Yargıda reformların aralıksız olarak sürmesi ve kesintisiz demokrasi için vesayetin mağdur ettiği vatandaşların haklarının iade edilmesi gerektiğinin altını çizen Özbay, demokratik bir ülke ve katılımcı demokrasi için memurlara siyaset yapma yasağının kaldırılması gerektiğini vurguladı. Özbay sözlerine şöyle devam etti:
"Yeni bir toplumsal mutabakat için demokrasi diyoruz. Kanunlar çetelerin güç odaklarının liderlerin değil, milletin çıkarları için yapılmalıdır. Yıllardır böyle yapılmadığını biliyoruz. Yapılmaya çalışıldığında statükocuların devreye girdiğini de görüyoruz. Artık yeni bir sayfa açmalıyız. Bu sayfa için atılan ilk adımı anayasa değişikliği olarak kabul ediyoruz. Referandumda değişiklikleri desteklemekle beraber yeni bir anayasa talebimizden vazgeçmediğimizi de herkesin bilmesini istiyoruz. Daha özgürlükçü
ve adaletli bir sivil anayasa yazılmasını talep ediyoruz. Değişim elbette sancılı sürecek. Sistemin değişmesinden yana olmayanlar tabii ki süreç içersinde olumsuz yorumlar yapacak. Ama en önemlisi milletin son sözü olacak. Türkiye'nin uzun zamandır ihtiyacını hissettiği sivilleşme için atılan her adımın yanında olacağız. Sivilleşme demokrasinin temelidir."
Memur-Der Genel Başkanı Özbay, İçkale Oteli'nde düzenlediği basın toplantısında referandumla ilgili görüşlerini açıkladı. Türkiye'nin demokratikleşme, sivilleşme ve özgürleşme sorunu bulunduğunu belirten Özbay, bu sorunun başlıca nedeninin 27 Mayıs 1960 ve sonraki yıllarda yapılan darbeler olduğunu söyledi. Türkiye'de darbeler ile siyasetçilerin asıldığını, binlerce kişinin cezaevine konulduğunu, insanların işkencelerde öldüğünü ya da sakat kaldığını anlatan Özbay, "O zaman demokrasi diyorsak, önce darbe
dönemlerini masaya yatırmak zorundayız. Ödenen bedelleri, çekilen çileleri, sıkıntıları ve kafese alınan hayatları konuşmadan demokrasinin önemini anlayamayız. Her bir birey o dönemlerde yaşananları anlamak ve acı dolu günleri yaşatanları sorgulamak zorundadır. Çünkü o günlere bir daha dönülmemesinin hiçbir garantisi yoktur. Garanti sivilleşme ve özgürleşmedir" dedi.
Sivilleşme ve özgürleşme için yapılacak çok iş, yürüyecek çok yol olduğunu belirten Özbay, önce temel insan haklarına saygı ve hukukun üstünlüğünün benimsenmesi gerektiğini söyledi. Yargıda reformların aralıksız olarak sürmesi ve kesintisiz demokrasi için vesayetin mağdur ettiği vatandaşların haklarının iade edilmesi gerektiğinin altını çizen Özbay, demokratik bir ülke ve katılımcı demokrasi için memurlara siyaset yapma yasağının kaldırılması gerektiğini vurguladı. Özbay sözlerine şöyle devam etti:
"Yeni bir toplumsal mutabakat için demokrasi diyoruz. Kanunlar çetelerin güç odaklarının liderlerin değil, milletin çıkarları için yapılmalıdır. Yıllardır böyle yapılmadığını biliyoruz. Yapılmaya çalışıldığında statükocuların devreye girdiğini de görüyoruz. Artık yeni bir sayfa açmalıyız. Bu sayfa için atılan ilk adımı anayasa değişikliği olarak kabul ediyoruz. Referandumda değişiklikleri desteklemekle beraber yeni bir anayasa talebimizden vazgeçmediğimizi de herkesin bilmesini istiyoruz. Daha özgürlükçü
ve adaletli bir sivil anayasa yazılmasını talep ediyoruz. Değişim elbette sancılı sürecek. Sistemin değişmesinden yana olmayanlar tabii ki süreç içersinde olumsuz yorumlar yapacak. Ama en önemlisi milletin son sözü olacak. Türkiye'nin uzun zamandır ihtiyacını hissettiği sivilleşme için atılan her adımın yanında olacağız. Sivilleşme demokrasinin temelidir."
