Emniyetten Alkolizm Uyarısı

Adana Emniyet Müdürlüğü, alkolizmin davranışsal bir bozukluk olduğunu, mutlaka tıbbi bir müdahale gerektirdiğini ve etkin mücadelenin şart olduğunu bildirdi.

Emniyet Müdürlüğü'nün internet sitesinden yapılan uyarıcı bilgide, alkoliklerin genellikle, alkol içen kişilerle arkadaşlık ettiğini, hatta eşlerini bile onların arasından seçtiğini, alkolik bir insanın içmek için her zaman bir sebep bulduğu belirtilerek şu ifadelere yer verildi:
"Bu mutluluk, mutsuzluk, gerginlik, üzüntü, neşesizlik olabilir. Ayrıca, içmek için her zaman fırsat yaratırlar, maç, av, parti, doğum günü, düğün, sünnet gibi alkolizm ilerledikçe, alkolik kişilerin sorunları da artmaktadır. Örneğin, yalnız içmeye başlarlar, çevrelerinden saklayarak gizli içerler, şişeleri saklarlar. Bütün bu davranışların sebebi alkolik olduklarını çevrelerinden saklama arzusu duymalarıdır. Gittikçe artan bir suçluluk duygusu geliştiririler, bu suçluluk duygusu, pişmanlıkla birleşir ve
bu duyguları bastırmak için daha çok içmeye başlarlar. Hatta sabah kalkar kalmaz içmeye başlarlar. Alkolizm bir kısır döngüye dönüşür. Suçluluğa ve alkolün yaptığı tahribata bağlı olarak kişide anksiyete ve depresyon başlar ve bu yüzden kişi daha çok alkol tüketir."
Alkol tüketimi arttıkça depresyonun derinleşeceği kaydedilen uyarıda şöyle devam edildi:
"Kişi uyuyamamaya yada sızmaya başlar, geceleri uyanır, depresif bir duygu durumu içine girer, kendisini sürekli huzursuz ve sıkıntılı hisseder, panik nöbetleri geçirir, göğüs ağrısı, çarpıntı ve nefes almada zorluk çeker. "Bağımlılık", kelime anlamıyla bir alışkanlığa psikolojik olarak önüne geçilmez bir biçimde ihtiyaç duymak demektir. Bir başka deyişle, bağımlılık fiziksel bir hastalıktır, kesinlikle utanılacak bir şey değildir, bir sağlık problemidir, ahlak değil. Bir kişi isteyerek alkolik yada
uyuşturucu bağımlısı olmaz, onun hastalığı iradesinin önüne geçer. Bağımlı kişi, günahkar değildir, o sadece tıbbi müdahaleye ihtiyacı olan bir hastadır. Tedavi edilmezse, bağımlının hastalığı ilerleyecektir. En sonunda da, hastalığı kalıcı fiziksel ve zihinsel bozukluklara yol açacaktır yada hastalık erken bir ölümle sonuçlanacaktır. Bağımlılık, çevresinde iyi tanınan ve sevilen insanları mahveder. Tüm ailesini etkiler, yakınları, sevdikleri incinir. İş hayatı duraklar, en sonunda kişi çalışamaz hale
gelir. Bağımlılığın ilacı yoktur. Ancak, hastalık tedavi edilebilir, ilerlemesi durdurulup hasta iyileştirilebilir. Uzman denetiminde gerekli tedavi yapıldığında, bağımlı kişi sağlığına kavuşabilir."