İsrail'e verilecek en iyi cevap Filistin'de uzlaşı

Asya'da İşbirliği ve Güven Artırıcı Önlemler Konferansı (CICA) İstanbul zirvesinin ilk gününe İsrail'in kanlı gemi baskını damgasını vurdu. Filistin lideri Mahmud Abbas ile...



Asya'da İşbirliği ve Güven Artırıcı Önlemler Konferansı (CICA) İstanbul zirvesinin ilk gününe İsrail'in kanlı gemi baskını damgasını vurdu. Filistin lideri Mahmud Abbas ile görüşen Cumhurbaşkanı Gül, "İsrail'e verilecek en iyi cevap Filistin'de ulusal uzlaşı sağlanmasıdır." mesajı verdi. Başbakan Erdoğan da, "Hamas yetkilileri bu konuda bize gerekli yetkiyi veriyor." dedi.

Türkiye Gazze'ye yardım götüren sivilleri katleden İsrail'e yaptırım uygulanması için bastırırken bir taraftan da ikiye bölünmüş durumdaki Filistin'de birliğin sağlanması için çaba gösteriyor. Cumhurbaşkanı Abdullah "İsrail'e verilecek en iyi cevap Filistin'de ulusal uzlaşı sağlanmasıdır." derken Başbakan Recep Tayyip Erdoğan da "El Fetih ve Hamas arasındaki bu sıkıntının aşılması olmazsa olmazdır, şarttır." ifadesini kullandı. Türkiye'nin bu yöndeki görüşlerini hem Gül hem de Erdoğan dün görüştükleri Filistin Yönetimi lideri Mahmud Abbas'a aktardı.
Filistin'in Hamas ile El Fetih arasında ikiye bölünmesinin kabul edilemez olduğuna dikkat çeken Abdullah Gül, "Gün Filistin'de uzlaşı günü." diye konuştu. Gül bu konuya bir an önce çözüm bulunması gerektiğini anlattı. Başbakan Erdoğan da Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esed ile yaptığı ortak basın toplantısında aynı konuya dikkat çekti. Öncelikle uluslararası topluma seslenen Erdoğan, "El Fetih ve Hamas'ı uluslararası camiada kimsenin de farklı konuma oturtma yetkisi yoktur. El Fetih'e bugün 'Görüşme yapılabilen örgüttür' demek, Hamas'ı 'Bu terör örgütüdür' diye noktalamak çok ciddi bir yanlıştır." şeklinde konuştu. Başbakan, "'Çünkü dün El Fetih'e de terör örgütü diyenler, daha sonra El Fetih'i, Filistin'in temsilcisi kabul etmişlerdir. Yaser Arafat'a terörist diyenler, daha sonra Arafat'ı Nobel Barış Ödülü ile ödüllendirmişlerdir." hatırlatmasını yaptı.
"Böyle bir dönemin içerisinde hâlâ ayrılık gayrılık olmamalı, olamaz." diyerek Hamas ve El Fetih'e birlik çağrısı yaptı. Başbakan, "Hamas yetkilileri bu konuda bize gerekli yetkiyi veriyorlar ve 'Biz bu konunun çözülmesini istiyoruz' diyorlar. Aynı yaklaşımı bizim El Fetih'ten de görmemiz lazım. " diye konuştu. Başbakanlık kaynakları 'yetki' ifadesinin çözüm iradesinin ortaya konulması olarak değerlendirilmesini istedi. Erdoğan, Gazze'ye yardım götüren sivilleri katleden İsrail ile ilgili de kuvvetli ifadeler kullandı. Türkiye'nin uluslararası hukuk zemininde çalıştığını hatırlatan Erdoğan, "Oradaki akan kanların ve o şehitlerimizin hesabını, bedelini İsrail kesinlikle ödemek durumundadır, ödeyecektir. Eğer Akdeniz'de bir terörden bahsedilecekse bu İsrail hükümetinin uyguladığı devlet terörüdür. 19 yaşındaki silahsız, masum yardım gönüllüsünü acımasızca katledenler, hiç kimseyi saldırganlıkla, nefretle, terörle suçlamasınlar. Gitsinler aynaya baksınlar." dedi. Erdoğan, İsrail'in, yardım gemisine yasa dışı olarak 5 kişi bindiği ve bunların 2'sinin Türk olduğu yönündeki açıklamalarının hatırlatılması üzerine de, "Peki niçin bunları ülkelerine, memleketlerine gönderdiler? Demek ki böyle bir şey yok. Böyle bir terörist ortada yok. Bunlar sürekli olarak adeta yalan üretme makinesi gibi yalan üretiyorlar." cevabını verdi. Saldırıyı lanetleyen Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esed de "Barış, İsrail için esasında iltihaplanmış bir yara gibidir. Yaraya dokunmak acıyı artırır. Türkiye, bu yaraya parmak bastı." diye konuştu.
İsrailli general: Erdoğan'ın gelişi savaş sebebidir
İsrail ordusunun üst düzey generallerinden Uzi Dayan, Başbakan Erdoğan'ın savaş gemileriyle Gazze'ye gelmek istemesi durumunda bunun savaş ilanı sayılacağını söyledi. Dayan, "Belirlenen hattı kim geçmeye çalışırsa kesinlikle buna izin verilmeyecek ve gemileri batırılacaktır." dedi. Savunma Bakanlığı Siyaset Birimi Başkanı Amos Gilad ise üst düzey yetkililerden Erdoğan'a yönelik sert açıklamalarda bulunmamalarını istedi. Demokratik yollarla işbaşına gelmiş bir başbakanı terörist olarak adlandırmaktan kaçınılmasını talep etti.

Zaman