Çadır çocuklarının dramı
Mevsimlik işçi ailelerinin büyükleri gün boyu güneşin altında tarlada çalışırken çocukları ise çadırlarda ailelerinin akşam dönmesini bekliyor. Her gü
Doğudan kalkıp kışın havuç , turp ardından soğan sökümü , daha sonra pamuk çapalayan ve hasat yapan mevsimlik işçilerin her bir çadırında en az 7 kişi kalıyor . Çocuklarının çoğu ise okul dönemlerini tarlada geçiriyor . Okula gidemeyecek kadar küçük olan çocuklar , naylon çadırlarda , her türlü altyapıdan yoksun biçimde yaşamak zorunda kalıyor . Küçük çadır kentlerde yaşayan mevsimlik çocuklar zaman zaman dizanteri , kolera gibi hastalıklara da yakalanıyor .
Tozun toprağın ve kirin içinde oynayan çocuklardan biraz büyükleri ise kardeşlerine bakmanın yanında çadırdaki işleri yapmak zorunda . Gerektiğinde çamaşır ve bulaşık yıkayan çocuklar elleri çapa tutmaya başladığında ise tarlada pamuk çapalarken buluyor kedini .
Şanlıurfa ' nın Hilvan ilçesinden gelen Gülistan Özkılınç ve Elif Özaydın , akşama kadar hem çadırın işlerini yapıyor hem de kardeşlerine bakıyor . 12 kardeş olan Elif , 10 yaşında ve 5 . sınıfa gidiyor . Kendisinden küçük 3 kardeşine bakmak zorunda olan Elif , gözlerini de çadırda açmış . Yılın 6 ayını çadırda geçiren Elif ' in en büyük hayali yaz tatilini oynayabileceği , suya gireceği , çalışmayacağı bir tatil .
Gülistan ise kardeşleri Dilber ve Mehmet ' e bakmakla görevli . 9 yaşındaki Gülistan , 81 gündür evinden uzakta çadırda yaşıyor . 8 kardeş olan Gülistan ' ın ailesi tarlada kendisi çadırda çalışıyor .
