'Ergenekon'a selam gönderenle birlikte olamam' deyip DP'den istifa etti (Özel)
Demokrat Parti (DP) Genel İdare Kurulu Üyesi Barış Tarhan, "Ergenekon'a selam gönderenle birlikte olamam" deyip partisinden istifa etti.
"Milletten
"Milletten uzaklaşmış, karanlık tünellerde seyreden bu trenden inebilme iradesi ve karakterini bana bahşeden yüce Allah'ıma şükrediyorum." diyen Tarhan, bu istifanın siyasetten istifa değil, siyasete geri dönme adına yapılan bir istifa olduğunu vurguladı. Tarhan, bu istifaların devamının geleceğini savundu.
CİHAN muhabirine istifasını değerlendiren Tarhan, 18 yaşında Anavatan Partisi'nin gençlik kollarından başlayan bir siyaset süreci olduğunu söyledi. Sürecin birden bire olmadığını dile getiren Tarhan, bugün diğerlerinin arasında gözüken bir siyasi parti durumunda olduklarına dikkat çekti. Bunun sebebinin ise şu anki yönetim olduğunu vurgulayan Tarhan, istifa gerekçesini şöyle açıkladı:
"Anavatan ile DP'yi birleştirirken çok büyük hedeflerimiz vardı. Büyük bir heyecan vardı. Gitmek üzere gelenler, ne yazık ki Benjamin Batum gibi her geçen gün gençleşmeye başladılar. Biz, sürecin bir parçası olamazdık. Kendimize yakışanı yaptık. Ergenekon'a selam gönderen, Aytaç Durak'a sahip çıkan, Türkiye'de ilk defa bir genel başkan seçimsiz genel idare kurulu seçimini kongre yapan, bir birleşme protokolünün arkasında 'namusum, şerefim, haysiyetim, onurum' diyen, her toplantıda 10 gün içerisinde çözeceğim diyen sorunu çözmeyen bir yönetimin genel başkanıyla birlikte bu ülkenin bir genci olarak, yıllardır bu bağlamda siyaset yapan biri olarak, ben böyle bir çirkefliğin parçası olamazdım. Onun için de istifa ettim."
Sürecin spontane değil planlanmış bir süreç olduğunu anlatan Tarhan, kongre yapılmamasıyla ilgili ise "Anavatan Partisi'nin birleşmesiyle oluşan DP'yi sanki kendileri, bu partiyi olduğu yerde boğma görevi verilmiş gibi bir siyaset tarzı yürütüyorlar. Sanki kendilerine verilmiş görevi şu an icra ediyorlar. Kendilerine verilmiş görevi yapıyorlar. Cindoruk ve onu yönetenler, genel başkanlıkla ilgili kongresini yapamazlar, o gün kongrenin sonucu ne olursa olsan, karşılarına çıkacak aday kazansın veya kaybetsin, delege nezdinde gerçek anlamda büyük bir kazançla çıkacak büyük bir girişimimiz olacaktı bizim. Bunu engellemeye çalıştılar." ifadelerini kullandı.
DP-CHP BİRLEŞME TALEBİ GELİYOR
DP ile CHP'nin birleşeceği yönündeki bir soruya Tarhan, "Benim ailemin kökeni CHP. Dedelerim CHP'nin kurucuları. CHP'de vekillik yaptık, dedem 40 yıl belediye başkanlığı yaptı, senatör çıkardık. Özal'ın rahmetli dedeme yazdığı mektupla birlikte Anavatanlı olduk. Anavatanlı olduğumuz gün sol partiler vardı, CHP vardı, Doğru Yol vardı. Bizim Anaplı olmamızın sebepleri vardı. Biz bugün CHP'yi görmeyen siyasetçiler değiliz. Bu süreçte bizim gibi geçmişi CHP'de, aile kökeni CHP'ye dayanan siyasiler var bu partilerde. Onlara çağrılar geliyor, bize de geliyor. Ama biz doğru yerin burası olduğuna inandık. DP projesi böyle bir proje değildi. Bizim anlatmak istediğimiz bu. Bugün CHP, MHP, AKP ile herhangi bir siyasi partiyle birleşmiş ittifak kuracak bir DP, kendisini bitirmiş olur. Bu proje çökmüş olur. O kurulun en genç üyesi olarak DP Genel İdare Kurulu'nun üçüncü toplantısında genel başkana 'DP çatısı altında hiç bir siyasi partiyle seçime girmeme' teklifini yaptım. Genel başkanımız buna sessiz kaldı. Bırak tartışmayı, cevaplamadı bile." karşılığını verdi.
"DEMİREL BU İŞİN GÖRÜNEN TARAFI"
DP'de 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in etkili olup olmadığıyla ilgili soruya ise Tarhan, Cindoruk'un bu hareketlerini gördükten sonra bir kez bile ziyaret etmediğini söyledi. Tarhan, şöyle dedi:
"Erkan Beyle, Mesut Beyle, Ali Talip Beyle de siyaset yaptım. Ama ben ilk defa bir genel başkanımı ziyaret etmedim. Ben Demirel'in kapısını aşındıranlardan hiçbir zaman olmadım. Çünkü ben geçmişte de bu siyasetçilere inanmadım. Benim partimin dışında siyaset yapanlardır diye değil. Bugün başka siyasi partilerde tavsiye edeceğim insanlar var. Ama ben hiçbir zaman sayın Demirel'in evine gitmedim. Bunlar hepsi, bir arada birlikte yaptıkları bir proje olduğuna inanıyorum. Demirel, bu işin görünen tarafı. Bir de görünmeyen tarafı var."
