İnönü'yle uğraşmak ve CHP
Ak Parti lideri Erdoğan yanlış siyasal hesaplara kapılıp, İsmet İnönü'ye saldırdı. CHP'yi İnönü üzerinden...
Ak Parti lideri Erdoğan yanlış siyasal hesaplara kapılıp, İsmet İnönü’ye saldırdı. CHP’yi İnönü üzerinden zayıflatmayı amaçlayan politika neresinden tutulsa doğru değildir!
Erdoğan, İnönü’nün değişik dönemlerine aynı yıllarmış gibi göndermeler yapıyor: Pazar günü CHP Genel Başkanı İnönü’nün bıyıklarıyla başlamıştı, sonra Atatürk‘ün başbakanına çektiği telgrafı okumuyormuş gibi yapıp, başını sonunu söylemeden, tarihi eserlerin amaçları dışında kullanılmasını suçladı. Salı günü ise, demokrasiye adım attığımız yıllarda Tan gazetesine yapılan tecavüzün ayıbını CHP’ye yükledi.
20 yıllık aralıkta olan biteni bugünkü CHP ile birleştirip, konuşmasına koyan müşaviri, Başbakan hemen yanından uzaklaştırmalıdır. Başbakan’ın, yakın tarih bilgisinden ve de izandan mahrum yardımcılardan kurtulması hepimiz için yararlı olacaktır.
1946’dan sonra camilerin tahıl deposu, kışla ve ahır olarak kullanıldığı çok konuşulmuştur. O günlerde çok rastlanılan halk dalkavuklarının benzeri sözlerinin tümüne sonradan, ‘27 yıl Edebiyatı’ adı verilmiştir. 60 yıl sonra Başbakan’ın 27 yıl Edebiyatı’ndan medet ummasının, benim yaşımdaki bir insan için ne kadar hazin olduğunu okuyucularımın anlayacağını sanıyorum; gerçekten son günlerde işittiklerim beni kırgınlığa itiyor, galiba kendime esef ediyorum!
Sanıyorum Erdoğan, CHP’ye İnönü ile vurmak istiyor. ‘Arşivim kalabalık’ diyen Erdoğan bakalım yol vergisini, maden mükellefiyetini, ofisin müstahsilden ayni buğday almasını da tekrarlayacak mı? Bilinmez, kendini tutamayıp, şimdiye kadar söylediklerinde olduğu gibi, kimden bahsedildiğini anlamadan sözü, Sadık Aldoğan’a atfedilen, ‘derisini yüzüp içine saman dolduralım’ densizliğine kadar uzatabilir!
İnönü, milli mücadele komutanlığı, barış konferansı heyet başkanlığı, Atatürk dönemi başbakanlığı, harp ve çok partili ilk Meclis dönemi cumhurbaşkanlığı, muhalefet liderliği, başbakanlık, tekrar muhalefet liderliği yapmış bir asker, siyaset ve devlet adamıdır.
Siyasete ordu komutanı olarak giren İnönü, 1950’de yargı denetiminde ilk çok partili seçimi yapıp muhalefete
geçmiştir. Tarihte az rastlanan biçimde iktidarı halka teslim eden insana demokrasi dersi verilebilir mi?
İnönü’nün CHP’yle ilişkisine gelelim: İnönü 1965 seçimlerine gidilirken, kurulu düzene karşı çıktı ve çıkışını ‘Ortanın Solu’ olarak adlandırdı. İnönü’den farklı anlayanlar ‘Ortanın Solu’nu, iktidar mücadelesinin malzemesi yaptılar ve giderek içi boş bir slogana dönüştürdüler. İnönü 1972’de, devlet yönetimi
anlayışında farklılık nedeniyle CHP’den ayrıldı, 1980’de de parti kapatıldı.
Bugün çekilen siyasal sıkıntıların ve kurumsal eksikliğin temelinde, bugüne uyarlanmış biçimleriyle, CHP’nin
1972 öncesi politikaları ve yöntemlerine sahip bir partinin bulunmayışı vardır.
Bugün İnönü’yü savunuyor görünen CHP O’nun politikalarını reddetmiş, partinin geleneğini unutmuştur.
1972 öncesi CHP çağdaş demokrat bir partiydi; bugünkü ise gündelik olaylar ve hevesler peşinde koşan demokrasi dışı bir dernektir.
Aklı olan adam, İnönü ve 1972 öncesi siyasal malzemeleriyle CHP’ye çatmanın, bugünkü CHP’yi ancak yücelteceğini bilir, ama gariptir, Erdoğan bilmiyor!
Radikal
