Sanayi Bakanı Ergün Abigem Konferansına Katıldı

Sanayi ve Ticaret Bakanı Ergün, "KOBİ'lere yapılan destek kapsamında 2003-2010 yılları arasında 130 bin KOBİ'ye kredi faiz desteği sağlayarak 7.1 milyar liralık kredi hacmi oluşturduk" dedi.

Bakan Ergün, TOBB Üniversitesinde 'ABİGEM' konferansının açılış konuşmasını yaptı. Açılışa Bakan Ergün, TOBB Başkanı Rıfat Hisarcıklıoğlu ve deavetliler katıldı. Bakan Ergün, Bugün ve yarın yapılacak toplantılarda, ekonomik ve sosyal yapımızın temelini oluşturan KOBİ'lerin sorunlarını masaya yatıracaklarını anlatarak bu sorunlara birlikte çözüm üretmeye çalışacaklarını söyledi. Bakan Ergün, Bu noktada ABİGEM'in bir katalizör olarak oynadığı rolü de ciddi bir şekilde tahlil etme ve bu rolü
kuvvetlendirecek formüller üretme imkanı a bulacaklarını belirterek, "Kimyada, bir tepkimenin hızını artıran maddelere katalizör diyoruz. Yani bir tepkime, katalizör olmadan da yavaş bir şekilde de olsa gerçekleşiyor. ABİGEM'in, KOBİ'ler için oynadığı rolü de tam olarak buna benzetebiliriz, ABİGEM, KOBİ'lerin değişen dünyaya daha hızlı ayak uydurmalarına yardımcı olmaktadır. Ülkemizde 2002 yılında uygulamaya başlanan bu proje, KOBİ'lerin rekabet gücünü artırmaları ve potansiyellerini geliştirmelerini
hızlandırmak amacıyla, eğitim ve danışmanlık hizmeti verilmesi esasına dayanıyor. Bu etki sadece KOBİ'lerimizle sınırlı kalmıyor, zira KOBİ'lerimizin başarı çıtalarını daha yükseğe koymaları, şehirlerimizin, bölgelerimizin gelişmesine ve istihdamın oluşmasına da zemin hazırlıyor" diye konuştu.
"Bugün itibariyle projenin yürütüldüğü il sayımızın 15'e ulaşması da, bizim için ayrı bir sevinç olmuştur" diyen Bakan Ergün, ülkelerin yoğun bir rekabet yarışı içinde olduğu günümüz dünyasında, müşteri taleplerine duyarlılık, yeniliklere açıklık, değişimlere karşı esneklik gibi önemli avantajları ile KOBİ'ler, son derece önemli bir konuma sahip olduklarını ifade etti. Ergün, Bu nedenlerle, KOBİ'lerin üretim kalitelerini, kapasitelerini, pazar paylarını, ihracattaki ve katma değerdeki katkılarını
arttıracak mekanizmaları kurmak ve çalıştırmak çok önemli olduğunu anlatarak şöyle devam etti:
"Türkiye, zenginliğini artırmak için üretim ve ihracat yapacak güçlü bir reel sektör oluşturmak zorundadır.
Reel sektörü oluşturan esas unsurlar ise KOBİ'lerdir. Nasıl bilimin ağırlıklı olarak ilgilendiği konu atom ise, ekonomi aktörlerinin ağırlıklı olarak ilgilendiği konu da KOBİ'ler olmalıdır. Ülkelerin ekonomik güçleri arasındaki farklılıkları, büyük şirketler arasındaki farklılıklar değil, küçük ve orta ölçekli şirketler arasındaki farklılıklar oluşturuyor. Her ülkede, büyük başarılara imza atan dev şirketlerin bulunması normaldir; ancak ekonomide genel bir başarı oluşması için, iş hayatının doğrularının
tabana doğru yayılması gerekir. Türkiye'nin dünya pazarlarında etkinliğinin artması KOBİ'lerin rekabet gücünün artmasıyla mümkün hale gelecektir. Rekabet gücünü belirleyen unsurlar ise, yeni teknolojilere gösterilen hassasiyet, ar-ge kapasitesini güçlendirme ve bilgiye dayalı ekonominin getirdiği yeni koşullara uyum sağlama gibi becerilerdir. Hükümet olarak, KOBİ'lerimize büyük önem verdik, yaşadıkları sıkıntıları, karşılaştıkları zorlukları yakından takip ettik, KOBİ'lerimizin her açıdan desteklenmesi,
etkinlik ve verimliliklerinin artması için, çok önemli çalışmaları hayata geçirdik."

'2010 YILINDA KOSGEB 263 MİLYON LİRA KAYNAK AYIRDI'
Bakan Ergün, 2002'de KOSGEB'in destekler için kullandığı kaynak sadece 8 milyon lira iken, 2010 bütçesinde destekler için 263 milyon lira kaynak ayırdıklarını anlatarak, kriz süresince yaşanan tartışmalar da ağırlıklı olarak, bankaların reel kesime yönelik kredi kanallarını daraltmasına odaklandığını hatırlattı. Hükümet olarak, 2003 yılından itibaren yatırım, işletme sermayesi ve ihracata yönelik olarak, daha önce kullanılmayan çeşitli kredi destek programları başlattıklarını söyleyen Bakan Ergün, " Bu
kapsamda, 2003-2010 yılları arasında 130 bin KOBİ'ye kredi faiz desteği sağlayarak 7.1 milyar liralık kredi hacmi oluşturduk. 2009 yılında KOBİ'lerin, esnaf ve sanatkârların sıkıntılarını en aza indirmek, finansman ihtiyacını karşılamak, yaşanan değişim ve dönüşüm sürecine uyum sağlamalarını temin etmek amacıyla '100 bin KOBİ'ye kredi destek programı'nı hayata geçirdik. 2.5 milyar liralık kredi destek programı çerçevesinde, işletmelerimize, ilk üç ayı geri ödemesiz, 15 ay aylık eşit taksitli ve 25 bin lira
üst limitli olarak kredi kullandırdık. Bu kredinin faizinin yüzde 75'ini KOSGEB'in karşılamasını sağladık. Kasımda başlattığımız bu programla, şu ana kadar 84 bine yakın işletmemize 2 milyar liranın üstünde kredi kullandırdık." dedi.
2009'un Mayıs ayında KOSGEB Kanununda yaptığımız değişiklikle, hizmet ve ticaret sektörlerindeki KOBİ'lerin de KOSGEB tarafından desteklenmesinin yolunu açtıklarını söyleyen Bakan Ergün, Kanun değişikliğinden önce KOSGEB'den hizmet alabilecek KOBİ sayısı 300 bin civarında iken, şimdi bu rakam 3 milyonu aştığını kaydetti.
Bakan Ergün şöyle devam etti:
"İşletmelerimiz, KOSGEB'i sadece para veren bir kurum olarak görmesinler, KOSGEB bundan sonra para ile beraber, paradan çok daha kıymetli olan bilgiyi de işletmelerimizle en iyi şekilde paylaşacaktır. Türkiye'nin geleceğin lider ülkelerinden biri olması için, KOBİ'lerimize ve girişimcilerimize sahip çıkacak, onlara her konuda rehberlik edeceğiz. Bugün birçok işletmemiz, son derece başarılı işlere imza atıyor, kendileri kazanırken, ülkemize de kazandırıyorlar. Ancak birçok işletmemizin çağın gereklerine
uygun bir üretim ve organizasyon yapısına sahip olduğunu söylemek mümkün değil.
Türkiye'de işletmelerin yarısı 4 yıl içinde kapanıyor. Bu şirketlerin bazıları ekonomik şartlar nedeniyle kapansa da, bazılarının doğru işler yapmadıklarından dolayı kapandıklarını da kabul etmek gerekiyor. Başarılı aile şirketlerinin dahi, kurumsal bir kimlik oluşturamadıkların7dir; ancak ekonomide genel bir başarı oluşması içı ve ikinci nesilden itibaren ayakta kalamadıklarını görüyoruz. Ayakta kalan birçok firmamız ise, çok daha iyi durumda olabilecekken, az ile yetinmek durumunda kalıyor, çevresindeki
fırsatları değerlendiremiyor. Bu gerçekleri düşündüğümüz takdirde, geliştirdiğimiz yeni destek modellerimizin önemi çok daha iyi anlaşılacaktır. Zira biz bu ülkede sanayicilerimizin başarılarının bireysel başarı hikâyelerinden ibaret kalmasını istemiyoruz.
Başarıyı bir alışkanlığa ve doğal bir sonuca dönüştürecek olan, bir iş çevresi ve çalışma kültürü oluşturmak istiyoruz."
Bakan Ergün, konuşmasının sonunda bugüne kadar ABİGEM projesine ve bu konferansa katkı sağlayan herkese teşekkür etti.