Beyin ölümü gerçekleşen Şerzan Kurt'un durumu yarın netleşecek
Muğla'da üniversite öğrencileri arasında çıkan kavgada yaralanan ve tedavi gördüğü Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Tıp Fakültesi Hastanesi'nde beyin öl
Beyin ölümünün gerçekleşmesinin ardından hastanede makinelere bağlı tutulan Kurt'un kalbi halen çalışıyor. Anne Necla ve baba Ömer Kurt, doğal ölüm haberini bekliyor. Aile, sürekli doktorlardan bilgi alıyor. Kurt'un doğal ölümünün gerçekleşmesinin ardından otopsisi yapılacak. Bu amaçla cenaze ailesine teslim edilecek. Otopsinin ardından ise cenaze Batman'a götürülecek.
Acılı baba Ömer Kurt, önceki gün yaptığı açıklamada oğlu Şerzan'ın organlarını bağışlayacağını açıklamıştı. Ancak, otopsi yapılacağından dolayı organ bağışının yasal açıdan mümkün olmadığı, sadece kornea naklinin gerçekleştirilebileceği, ölüm raporunun ardından Kurt'un kornealarının alınacağı belirtildi. Hastane bahçesinde ailesi, yakınları ve öğrencilerden oluşan kalabalık bir grup, bekleyişini sürdürürken, polis, hastane bahçesinin dışında da geniş güvenlik önlemleri aldı.
Hastane bahçesinde iki kez gerginlik yaşandı. İlk olay sabah saatlerinde İbrahim A. adlı Tıp Fakültesi öğrencisinin Şerzan Kurt'u bekleyen gruba yönelik laf attığı iddiasıyla çıktı. Kurt'u bekleyen gençlerden bazıları İbrahim A.'nın üzerine yürüyerek tartakladı. İbrahim A., sivil polisler tarafından bölgeden uzaklaştırıldı. İkinci olay ise öğlen saatlerinde yaşandı. Şerzan Kurt'a destek olmak isteyen bir grup pankart açarak eski acil servise doğru yürüyüşe geçti. Bu sırada iki kişinin gruba laf attığı iddia edildi. Bunun üzerine ortalık bir anda karıştı. Laf atarak tahrik ettikleri ileri sürülen iki kişiden biri otomobille bölgeden uzaklaşırken diğeri ise eski acil servis binasına girdi. Bu kişinin arkasından binaya girmek isteyen öfkeli kalabalığı yine Şerzan Kurt'un yakınları durdurdu. Gerginliğin ardından kalabalık gruba seslenen Şerzan Kurt'un yakını olan bir bayan, kimsenin provokasyonlara gelmemesini, herkesin sakin olmasını isteyerek, "Biz kendi kendimize hakim olamazsak olmaz. Suçlu pozisyonuna düşmeden kimsenin hakkını yemeden buranın hastane olduğunu unutmadan kendi güvenliğimizi kendimiz alacağız. İki defadır önüne güçlükle geçtiğimiz olaylar oluyor. Provokasyonlara gelmemeliyiz. Kimin kime saldırdığı kimin kimi kovaladığı belli değil. Biz bu süreçte sükûnetimizi muhafaza etmeliyiz. Eğer sizi kışkırtmak isteyen varsa dönüp yüzüne bakın. Göreceksiniz bizden biri değildir. Herkes sakin olmalıdır." diye konuştu.
