Anayasa Değişikliği Referandum Süreci
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün Anayasa değişikliği paketini onaylaması ve CHP'nin paketi Anayasa Mahkemesi'ne götüreceğini açıklamasının ardından referandum süresine ilişkin tartışmalar da yoğunlaştı

AK Parti kurmayları da Merkez Yürütme Kurulu (MYK) Toplantısı öncesinde gazetecilerin konuya ilişkin sorularını cevaplandırdı. AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş, CHP'nin paketi sadece 110 milletvekilinin imzasını bulabilirlerse ve şekil yönünden Anayasa Mahkemesi'ne götürebileceğini belirtti. Referandum süresiyle ilgili soruyu da cevaplandıran Elitaş, "Açıkçası Yüksek Seçim Kurulu, hukuki bir karar verecekse bunun 60 gün olduğu kanaatindeyiz. Siyasi bir karar verirse bunu 120 güne çıkartacağını
veya bir başka şekilde değerlendirmesi mümkün olabilir. Biz referandumun seçim yasası olmadığı inancındayız, kanaatindeyiz. Çünkü seçimde siyasi partilerin yaptığı bir yarış vardır. Anayasa'nın 175. maddesine göre milli iradenin parlamentoda tecelli etmemesi üzerine halkın, kendi tercihleriyle parlamentoda uzlaşılmayan konuda, uzlaşı sağlamasıdır. O anlamda baktığımızda bir seçim kanunu olarak değerlendirmek mümkün değildir. Bize göre referandum süresi 60 gündür. Yani 18 Temmuz 2010 tarihi referandumun
yapılacağı gündür" dedi.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın referandum için il il dolaşıp dolaşmayacağının sorulması üzerine Elitaş, bu konuyu MYK'da değerlendireceklerini söyledi. Partinin yetkili organlarının bu konuda milletvekilleri, grup başkanvekilleri ve genel başkan yardımcılarına görev vermiş olabileceğini belirten Elitaş, "Bu muhakkak anlatılacak. Çünkü anayasa değişikliği demokrasinin standartlarını artıracak, Türkiye'de artık her önüne gelenin demokrasiyi engelleyici bir tutum takınmasını, durumdan vazife çıkarmasını
engelleyecek bir anayasa değişikliği olduğunu düşünüyoruz. Çünkü huzur, güven ve istikrarın olduğu bir yerde iş, emek, ekmek ve imkan beraberinde gelir. Bunu milletimiz de görecektir. Bunu anlatmak istiyoruz" diye konuştu.
Bir gazetecinin, CHP anayasa değişikliği görüşmelerinin mecliste iki tur olarak görüşülmediği, ikinci turun sadece oylamadan ibaret olduğuna ilişkin eleştirisini hatırlatması üzerine Elitaş, "Hukukçu olanlar mı söylüyor, hukukçu olmayanlar mı?" sorusunu yöneltti. Gazetecinin 'hukukçu olanlar söylüyor' demesi üzerine Elitaş, "CHP'nin hukukçuları söylüyorsa inandırıcılığı zaten yok demektir. Hukukçu olmayan arkadaşlar biraz daha objektif değerlendiriyorlar. Anayasada yazılan usul ve esaslar doğrultusunda
ne ise o yapıldı. Zaten 2. tur da görüşmesiz yapılır. Eğer üzerinde bir önerge varsa sadece önergeler değerlendirilip oya sunulur. Kabul edildiği takdirde gizli oylamaya sunulur. İç tüzüğü bu kadar bilmiyor gibi milleti de kandırmaya, Anayasa Mahkemesi üyelerini Anayasa ve içtüzüğü bilmiyor şeklinde değerlendirmeye CHP'nin hukukçularının hakkı yok. Onu hukukçu olmayanlara sorarsanız daha iyi bilirler" şeklinde konuştu.
Elitaş, CHP Genel Başkanlığından istifa eden Deniz Baykal'ın malum görüntülerle ilgili hükümete yönelik eleştirilerini sürdürmesi ve mahkemeye bilgi vermeye gitmemesiyle ilgili bir soru üzerine ise, "Sayın Baykal şu anda bir duygu kargaşası içerisinde. Yani anladığımız kadarıyla o kasetlerle ilgili herhangi bir yalanlama olmadı ve görüntülerde geçtiği iddia edilen konutun, evin nereyse o konuda da bilgi vermediğini görüyoruz. Şu anda Sayın Baykal'ın içinde bulunduğu psikolojik durum, duygu karmaşası,
seli içerisinde bizim bu konuda yorum yapmamız doğru değil" dedi.
CHP BÜROKRATİK BİR KURUMA DÖNÜŞTÜ
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ömer Çelik ise, CHP'nin hedefinin Anayasa değişikliği taslağının millete götürülmesini engellemek olduğunu belirterek, şunları kaydetti:
"Şimdi düşünebiliyor musunuz? Ana muhalefet partisi pozisyonundaki bir parti, anayasa değişikliği ile ilgili milletin onayına sunulmak istenen bir süreci kilitlemeye çalışıyor. Bu bir siyasi parti tavrı değildir. Bir siyasi parti herhangi bir değişikliği, herhangi bir siyasi girişimin sürekli olarak millete götürülmesini engellemeye çalışıyorsa, 3-5 yıldır siyasi misyonunu sadece bunun üzerine kurmuşsa siyasi parti olmaktan çıkmıştır, toplumdaki hiçbir talebi temsil edemez hale gelmiştir. Dolayısıyla
CHP'nin şu anki durumu hiçbir şekilde siyaset yapmakla veya siyasi pozisyon almakla izah edilemez. CHP tamamen bürokratik bir kuruma dönüşmüştür. Siyasi parti olmaktan çıkmıştır bu tavrıyla. Çünkü mecliste oylamalara katılmadılar. Tek yaptıkları şey, hiçbir değişiklik teklifi getirmeden reddetmekti. Şu anda da yaptıkları şey sadece bürokratik bir kurum gibi taslağın millete götürülmesini, meclisten geçen cumhurbaşkanı tarafından da onaylanan anayasa değişikliğinin, taslak olduğu zaman da bunu engellemeye
çalıştılar, şimdi de onaylandıktan sonra bunu milletten kaçırmak için ellerinden geleni yapıyorlar. Eğer gerçekten bir siyasi partiyse, bir siyasi parti gibi davranacaklarsa bunu millete götürürüz, millet nihai kararı verir. Çünkü bütün partilerin demokratik meşruiyetini sağlayan şey milletin ta kendisidir. Bundan kaçmak siyasi parti olmaktan vazgeçmektir."
Çelik, referandumla süresiyle ilgili bir soru üzerine, "Bizim kanaatimizde değişiklik yok. Bizim beklentimiz aynı şekilde devam ediyor. Temmuz ortası gibi bir referandum olmasını bekliyoruz" dedi.
