CHP, Anayasa Mahkemesi'ne gidiyor
CHP Sözcüsü Mustafa Özyürek, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün referanduma götürdüğü anayasa değişiklik paketinin iptali için Anayasa Mahkemesi'ne başvuru yapacaklarını söyledi...

CHP Sözcüsü Mustafa Özyürek, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün referanduma götürdüğü anayasa değişiklik paketinin iptali için Anayasa Mahkemesi'ne başvuru yapacaklarını söyledi.
Özyürek, referandumun önüne geçilmesi için de yürütmenin durdurulması yönünde karar alınmasını sağlamayı hedeflediklerini açıkladı. Cumhurbaşkanı'nın paketi referanduma götürmesi kararının ardından Özyürek şu açıklamayı yaptı:
"Farklı bir şey zaten beklemiyorduk. Sayın Gül, AKP'nin dayatmasıyla Cumhurbaşkanlığı'na seçilmiş ve hükümetin köşke gönderdiği bütün kararları onaylamıştır. CHP Anayasa değişiklik paketi için yarından itibaren Anayasa Mahkemesi'ne başvuracaktır. Yürütmeyi durdurma kararının verilmesi için başvuru yapılacaktır. Bu düzenleme anayasanın özüne aykırıdır. Kararı yüce mahkeme verecektir."
CHP Sözcüsü Mustafa Özyürek, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün onayladığı Anayasa değişiklik paketinin iptali ve yürütmesinin durdurulması için kısa sürede Anayasa Mahkemesi'ne başvuracaklarını söyledi.
Değişiklik üzerinde uzun zamandır çalıştıklarını dile getiren Özyürek, kısa sürede sonuçlandırıp başvuru yapılacağını belirtti. Cumhurbaşkanının uzlaşmayla değil AK Parti'nin dayatmasıyla seçildiğini iddia eden Özyürek, şu ana kadar AK Parti'nin gönderdiği bütün kararnameler ile kanunların onaylandığını savundu. Yarından itibaren CHP'nin Anayasaya Mahkemesi'ne başvuracağını ve yürütmeyi durdurmayı isteyeceğini dile getiren Özyürek, takdirin yüce mahkemenin olduğunu ifade etti. Bu düzenlemenin Anayasanın özüne aykırı olduğunu iddia eden Özyürek, hukuk mücadelesini başlatacaklarını, referanduma gidilmesi halinde halkın pakete hak ettiği cevabı vermesi için çalışacaklarını vurguladı.
Özyürek, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'a yönelik gizli kamera komplosuyla ilgili ise hükümetin kendilerinden isteyeceği her türlü bilgi ve belgeyi vermeye hazır olduklarını ifade etti.
CHP Genel Merkezinde bir basın toplantısı düzenleyen Özyürek, yaptıkları toplantıda kurultay sürecinin değerlendirildiğini kaydetti. Kurultaya az bir süre kaldığını hatırlatan Özyürek, bu süreyi çok iyi değerlendirmeleri gerektiğini vurguladı. Kurultayın Atatürk Kapalı Spor Salonu'nda yapılacağını açıklayan Özyürek, 680 medya mensubunun katılmak için başvuru yaptığını ve salonun etrafının bir miting alanı gibi olacağını savundu.
Belirlenecek bir tarihte il başkanları toplantısı yapılacağını tekrarlayan Özyürek, Cumartesi günü gençlik kollarının düzenleyeceği bir toplantı yapılacağını söyledi. Bir komployla karşı karşıya olduklarını iddia eden Özyürek, komployla CHP Genel Başkanı'nın siyasetten uzaklaştırılmasının ve CHP'nin etkisizleştirilmesinin amaçlandığını ileri sürdü.
Şu ana kadar AK Parti'nin kendisine karşı olan, farklı düşünen kurum ve kuruluşları etkiselleştirdiğini iddia eden Özyürek, TSK'nın susturulduğunu, YÖK'ün ele geçirildiğini bu nedenle hükümet ile bu kurumlar arasında bir tartışma yaşanmadığını savundu. Hedefte yüksek yargı organlarının bulunduğunu ileri süren Özyürek, Anayasa değişikliğinin hedefinin de bu olduğunu iddia etti.
CHP'nin etkiselleştirilmesi için çok yolların denendiğini dile getiren Özyürek, Baykal'ın geri çekilmesinin hesaplaşma olduğunu ve Türkiye'de olup biten her şeyden hükümetin sorumlu olduğunu savundu. Hükümetin çeşitli bahanelerle olaydan kaçmaya çalıştığını iddia eden Özyürek, kendilerinin bu komplonun ortaya çıkarılmasını, sorumluların belirlenmesini ve hesap vermesini istediklerini vurguladı.
Hükümetin birinci görevinin bu olduğunu anlatan Özyürek, Baykal'ın adaylık konusunda basına yansıyan sözlerini hatırlattı. Kemal Kılıçdaroğlu'yla ilgili açıklamalarının başka bir noktaya taşındığını ileri süren Özyürek, isteyen herkesin aday olabileceğini vurguladı.
Ortada bir aday yokken bir isim bahsetmenin söz konusu olmadığını dile getiren Özyürek, kendisinin de bu anlamda bir sözünün bulunmadığını belirtti. Sadece ortada adı geçen Kemal Kılıçdaroğlu'nun adını söylediğini aktaran Özyürek, ama Kılıçdaroğlu'nun aday olmadığını açıkladığını hatırlattı.
Kurultay'a daha 10 gün olduğunu ve bütün örgütlerin sahipleneceği bir aday çıkması halinde gereken desteğin verileceğinin altını çizen Özyürek, Baykal'a yönelik partili ve partisiz genel bir sahiplenme duygusunun oluştuğunu savundu. Şu anda Genel Başkan Deniz Baykal'ın, merkez yönetim kurulu ile kendilerinin bir adayı empoze etmesinin söz konusu olmadığını vurgulayan Özyürek, kurultayın özgür iradesiyle kararını vereceğini söyledi.
Baykal'a yönelik suikast iddialarıyla ilgili ihbar mektubunu da değerlendiren Özyürek, şikayetlerinin 15 Nisan'da emniyete yansıyan ihbar mektubunun 6 Mayıs tarihine kadar işleme konulup savcılığa yansıtılmaması olduğunu belirtti. Ergenekon'da isimsiz ihbar mektuplarının hemen işleme konulduğunu iddia eden Özyürek, olayın uydurma, yapay değil gerçek bir olay olduğunu vurguladı.
CHP olduğu zaman olayların savsaklandığını ileri süren Özyürek, Baykal'a yönelik komplo iddialarıyla ilgili bugüne kadar hiçbir resmi kurumdan en ufak bir bilginin gelmediğini ifade etti. Özyürek, hükümetin bu konuda sorumluluğunu yüklenmesi gerektiğini ve bu komployu ortaya çıkarmasını istedi.
(CİHAN)
Zaman
