Başbakan Yardımcısı Ve Devlet Bakanı Ali Babacan:
Başbakan Yardımcısı ve Devlet Bakanı Ali Babacan, mali kuralda en önemli amacın kamu mali politikalarına uzun vadeli öngörülebilirlik getirmek olduğunu söyledi
Başbakan Yardımcısı ve Devlet Bakanı Ali Babacan, mali kuralda en önemli amacın kamu mali politikalarına uzun vadeli öngörülebilirlik getirmek olduğunu söyledi. Babacan, "Para politikaları tarafında Merkez Bankası'nın bağımsızlığı nasıl temel bir konu ise mali politikalarda da, mali kuralla Türkiye'de yeni bir dönemin başlayacağını ifade edebilirim" dedi.
Bakan Babacan, Hazine Müsteşarlığı'nda Devlet Bakanları Zafer Çağlayan, Cevdet Yılmaz, Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer, Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün'ün de katılımıyla düzenlenen toplantıda, Mali Kural Yasa Tasarısı Taslağı hakkında bilgi verdi.
Mali kuralın özellikle maliye politikaları açısından Türkiye için son derece önemli olduğunu dile getiren Babacan, "Para politikaları tarafında Merkez Bankası'nın bağımsızlığı nasıl temel bir konu ise mali politikalarda da, mali kuralla Türkiye'de yeni bir dönemin başlayacağını ifade edebilirim" diye konuştu.
Babacan, Türkiye'nin mali kurala neden ihtiyaç duyduğunu anlatarak en önemli amacın 'kamu mali politikalarına uzun vadeli öngörülebilirlik getirmek" olduğunu söyledi.
Orta Vadeli Program ve Orta Vadeli Mali Plan hazırladıklarını ve buna da Kamu Mali Yönetim ve Kontrol Yasası ile gittiklerini belirten Babacan, "Bu yasa ile 3 yıllık orta vadeli perspektif getirmiştik. Ancak artık Türkiye'nin sadece orta vadeyle yetinmeyeceği, çok daha uzun vadeye bakmak gereksinimi çok açık şekilde ortadadır. Türkiye'de bir başka sorun, mevduat ve kredi vadelerinin kısalığı. Burada biz kamu tarafında perspektifimizin kısa oluşunun buna neden olduğunu görüyoruz. Özel sektörün daha uzun
vadeli ve daha düşük maliyetli kaynaklara ulaşmasını sağlamak" şeklinde konuştu.
"TASLAĞIMIZI ULUSLARARASI KURULUŞLARLA DA İSTİŞARE ETTİK"
Önümüzdeki dönemde her türlü konjonktüre, her türlü global koşula uygun bir mali kuralı sağlamış olmanın büyük önem taşıdığını belirten Bakan Babacan, şunları söyledi:
"İş dünyası ile istişareler yaptık. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ve İhracatçılar Meclisi ile TÜSİAD, TUSKON, MÜSİAD, YASED ve TİSK'le istişareler yaptık. Gördük ki Türk iş dünyasından da mali kural noktasında önemli bir destek var. Taslağımızı uluslararası kuruluşlarla da istişare ettik. Taslağımızı OECD'ye gönderdik. Avrupa Birliği Komisyonuna, IMF'ye ve Dünya Bankası'na gönderdik. Onların da görüşlerini aldık. Uluslararası kuruluşlar, diğer ülkelerdeki mali kuralla, bizim mali kuralımızı mukayese
ettiler, kendi teknik birimlerinde değerlendirdiler."
Tasarıda KİT'lerle ilgili de bazı düzenlemeler yapıldığını kaydeden Babacan, ''İlkelerimiz basitlik, doğruluk, saydamlık ve hesap verebilirlik oldu. Kuruluşların muhasebe ve raporlama işlemleriyle, kapsamın belirlenmesinde AB ve diğer uluslararası standartların gözetilmesinin de başka önemli ilkeleri var. Bundan sonraki dönemde mali kural çerçevesinde açıklanacak bütün verilerin AB standartlarında olacak" dedi.
MALİ KURALIN ÇALIŞMA SİSTEMİ
Mali kuralın 4 ana parametresi olacağı ve buna göre orta, uzun vadede Türkiye Cumhuriyeti'nin bütçe dengesinin eksi yüzde 1, yani Gayri Safi Yurtiçi Hasıla'nın yüzde 1'i oranında oluşmasının hedeflendiğini söyleyen Babacan, "Yani orta, uzun vadeli hedefimiz bütçe dengesi noktasında yüzde 1'lik bir açık. Bir başka önemli parametrenin de eşik büyüme oranı olduğunu ve bunun da yüzde 5 olarak belirlendi. Mali kuralımız iki bileşenden oluşuyor. Bunlardan biri açıkla ilgili konu. Bir diğeri de genel
konjonktürle, ekonomik büyüme hızıyla ilgili. Diyelim bizim bütçe açığımız yüzde 4. Ulaşmak istediğimiz hedef de yüzde 1. Çünkü 1 artık sabit. Bir bundan sonra yıllar boyunca hep sabit olacak, o orada duracak" ifadelerini kullandı.
İkinci bölümün konjonktür etkisi olduğunu anlatan Babacan, bununla ilgili şu bilgileri verdi:
''Diyelim biz Türkiye olarak herhangi bir yıl yüzde 8 büyüdük. Yüzde 8 büyüme bizim eşik büyüme oranımızın 3 puan üzerinde. O 3 puanın 3'de 1'i oranında o yıl bir tasarruf sağlamamızı söyleyecek mali kural. Ya da tam tersine diyelim ki sadece yüzde 2 büyüdük. Bu yılda da yine yüzde 5'lik eşik değerden 3 puan daha altta kaldığımız için bunun 3'te 1'i kadar, yani yüzde 1'lik daha fazla bütçe açığı belirleyeceğiz. Yani bir bakıma işlerin iyi gittiği yıllarda, yüzde 5'in üzerinde büyüdüğümüz yıllarda
tasarruf edeceğiz, ama yüzde 5'in altında büyüdüğümüz yıllarda da o tasarruf ettiğimiz miktarlar kadar bütçemizde daha fazla açık vermeye izin vereceğiz. Yani ekonomik döngülerle ters çalışan bir bütçe dengesidir" .
"AMACIMIZ TÜRKİYE EKONOMİSİNİN ÖZEL SEKTÖR ELİYLE BÜYÜMESİNİ SAĞLAMAK"
Mali kuralla bir hedef konulduğunu, bunun da yüzde 1 olduğunu ifade eden Babacan, hedefin bazı zorluklarla karşılaşabileceğini belirterek, "Amacımız, Türkiye ekonomisinin özel sektör eliyle büyümesinin sağlanmasıdır. Kamunun uzun vadede ne yapacağını açıkladığı zaman, özel sektöre de daha uzun vadeli bir perspektifin getirildi. Ben kuvvetle inanıyorum ki bu mali kuralın uygulanmasıyla beraber tedrici olarak göreceksiniz hem içeride hem dışarıda Türkiye'de kaynak vadeleri uzayacaktır. Özel sektörümüz çok
daha uzun vadeli ve daha düşük maliyetleri kaynaklara içeriden ve dışarıdan ulaşabilecektir. Zaten bizim de amacımız Türkiye'yi özel sektör eliyle büyütmek'' şeklinde konuştu.
Orta Vadeli Program (OVP) ve Orta Vadeli Mali Plan'da (OVMP) mali kurala göre saptanan genel yönetim açık tavanının belirleneceğini belirten Bakan Babacan, "Söz gelimi 2011 ile ilgili bir büyüme öngördük ancak, bütçe dönemi geldiğinde bu öngörümüz değişti, yarım puan, 1 puan aşağı indi, yukarı çıktı. Bu durumda mali kural çerçevesinde hedeflerin revizyonu gerekecek. Mali Kural'dan sapma olup olmadığı da o yıl için gerçekleşen genel yönetim açığının GSYİH oranı ile kesin tavan mukayese edilerek yapılacak"
diye konuştu.
Babacan, uygulama sırasında farklı ihtiyaçların çıkması ve öngörülmeyen gelişmeler olması halinde ise şu bilgileri verdi:
"O tedbirleri alıp, ne olursa olsun yılsonunda öngörülen hedeflere ulaşmanın gereği ne ise yapılacak. Tabii afet, tehlikeli, salgın hastalıklar, ağır ekonomik ve finansal bunalım durumlarında olağanüstü hal ilan edilmesi halinde, doğrudan olağanüstü haller için yapılacak ve bütçede öngörülmeyen ilave merkezi yönetim harcamaları Mali Kural kapsamı dışında tutulacak."
3 AYLIK İZLEME RAPORLARI HAZIRLANACAK
Maliye Bakanlığı'nın 3'er aylık ve yıllık dönemlerde Mali Kural İzleme Raporu hazırlayarak bunu kamuoyuna duyuracağını bildiren Bakan Babacan, hazırlanacak diğer raporlar hakkında şu bilgiyi verdi:
"Şeffaflık ilkesi gereği, hedefle uyumlu muyuz değil miyiz bu da düzenli olarak ortaya konacak. Kit'ler 3'er aylık ve yıllık olarak Hazine Müsteşarlığı tarafından raporlanacak ve kamuoyuna açıklanacak. Emeklilik ve genel sağlık sigortalarının uzun dönemli aktüeryal dengelerini içeren hesaplar, rapor hazırlanarak her yıl kamuoyuna kamuoyu ile paylaşılacak."
Mali kural ile ilgili uygulamanın doğruluğunu güvenilirliğini ve önceden belirlenmiş standartlara uygun olup olmadığının denetimini Sayıştay'ın yapacağını bildiren Babacan, ''TBMM adına denetim yapan Sayıştay, Mali Kural'ın uygulanması ile ilgili denetimi de yapacak. Mali Kural Yasasını çıkaran Meclisimiz. Bütçe hakkı zaten Meclis'in, bunların uygulanması ile ilgili denetimi TBMM ve ona bağlı olan Sayıştay'a vermiş oluyoruz'' dedi.
MAHALLİ İDARELERİN DIŞ BORÇLANMASINA YASAL DÜZENLEME İLE SINIRLANDIRMA
Mahalli idarelerin limiti aşan iç borçlanmalarında İçişleri Bakanlığı'nın yanı sıra Hazine Müsteşarlığı'nın da uygun görüşünün alınacağını açıklayan Bakan Babacan, şöyle devam etti:
''Burada yasalarımızda mahalli idarelerin, gerek belediyelerin gerekse il özel idarelerinin olsun borçlanmalarıyla ilgili düzenlemeler var. Bu düzenlemeler bir bakıma onların kendi uymaları gereken kurallar. Ancak kanunlarımızda bazı istisna maddeleri var. Bu istisnalar ile alakalı burada İçişleri Bakanı ve Hazine Müsteşarlığı'na bir bakıma yetki vermiş oluyoruz. Çok çok özel durumlarda, ancak bu her iki kurumun da uygun görüşü ile bu istisnalar geçerli olacak. Mahalli idarelerini dış borçlanma limitinde
de bazı istisnalar var. Bunu da yasal düzenleme ile sınırlandırıyoruz.''
Bakan Babacan, Hazine Müsteşarlığı'nda Devlet Bakanları Zafer Çağlayan, Cevdet Yılmaz, Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer, Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün'ün de katılımıyla düzenlenen toplantıda, Mali Kural Yasa Tasarısı Taslağı hakkında bilgi verdi.
Mali kuralın özellikle maliye politikaları açısından Türkiye için son derece önemli olduğunu dile getiren Babacan, "Para politikaları tarafında Merkez Bankası'nın bağımsızlığı nasıl temel bir konu ise mali politikalarda da, mali kuralla Türkiye'de yeni bir dönemin başlayacağını ifade edebilirim" diye konuştu.
Babacan, Türkiye'nin mali kurala neden ihtiyaç duyduğunu anlatarak en önemli amacın 'kamu mali politikalarına uzun vadeli öngörülebilirlik getirmek" olduğunu söyledi.
Orta Vadeli Program ve Orta Vadeli Mali Plan hazırladıklarını ve buna da Kamu Mali Yönetim ve Kontrol Yasası ile gittiklerini belirten Babacan, "Bu yasa ile 3 yıllık orta vadeli perspektif getirmiştik. Ancak artık Türkiye'nin sadece orta vadeyle yetinmeyeceği, çok daha uzun vadeye bakmak gereksinimi çok açık şekilde ortadadır. Türkiye'de bir başka sorun, mevduat ve kredi vadelerinin kısalığı. Burada biz kamu tarafında perspektifimizin kısa oluşunun buna neden olduğunu görüyoruz. Özel sektörün daha uzun
vadeli ve daha düşük maliyetli kaynaklara ulaşmasını sağlamak" şeklinde konuştu.
"TASLAĞIMIZI ULUSLARARASI KURULUŞLARLA DA İSTİŞARE ETTİK"
Önümüzdeki dönemde her türlü konjonktüre, her türlü global koşula uygun bir mali kuralı sağlamış olmanın büyük önem taşıdığını belirten Bakan Babacan, şunları söyledi:
"İş dünyası ile istişareler yaptık. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ve İhracatçılar Meclisi ile TÜSİAD, TUSKON, MÜSİAD, YASED ve TİSK'le istişareler yaptık. Gördük ki Türk iş dünyasından da mali kural noktasında önemli bir destek var. Taslağımızı uluslararası kuruluşlarla da istişare ettik. Taslağımızı OECD'ye gönderdik. Avrupa Birliği Komisyonuna, IMF'ye ve Dünya Bankası'na gönderdik. Onların da görüşlerini aldık. Uluslararası kuruluşlar, diğer ülkelerdeki mali kuralla, bizim mali kuralımızı mukayese
ettiler, kendi teknik birimlerinde değerlendirdiler."
Tasarıda KİT'lerle ilgili de bazı düzenlemeler yapıldığını kaydeden Babacan, ''İlkelerimiz basitlik, doğruluk, saydamlık ve hesap verebilirlik oldu. Kuruluşların muhasebe ve raporlama işlemleriyle, kapsamın belirlenmesinde AB ve diğer uluslararası standartların gözetilmesinin de başka önemli ilkeleri var. Bundan sonraki dönemde mali kural çerçevesinde açıklanacak bütün verilerin AB standartlarında olacak" dedi.
MALİ KURALIN ÇALIŞMA SİSTEMİ
Mali kuralın 4 ana parametresi olacağı ve buna göre orta, uzun vadede Türkiye Cumhuriyeti'nin bütçe dengesinin eksi yüzde 1, yani Gayri Safi Yurtiçi Hasıla'nın yüzde 1'i oranında oluşmasının hedeflendiğini söyleyen Babacan, "Yani orta, uzun vadeli hedefimiz bütçe dengesi noktasında yüzde 1'lik bir açık. Bir başka önemli parametrenin de eşik büyüme oranı olduğunu ve bunun da yüzde 5 olarak belirlendi. Mali kuralımız iki bileşenden oluşuyor. Bunlardan biri açıkla ilgili konu. Bir diğeri de genel
konjonktürle, ekonomik büyüme hızıyla ilgili. Diyelim bizim bütçe açığımız yüzde 4. Ulaşmak istediğimiz hedef de yüzde 1. Çünkü 1 artık sabit. Bir bundan sonra yıllar boyunca hep sabit olacak, o orada duracak" ifadelerini kullandı.
İkinci bölümün konjonktür etkisi olduğunu anlatan Babacan, bununla ilgili şu bilgileri verdi:
''Diyelim biz Türkiye olarak herhangi bir yıl yüzde 8 büyüdük. Yüzde 8 büyüme bizim eşik büyüme oranımızın 3 puan üzerinde. O 3 puanın 3'de 1'i oranında o yıl bir tasarruf sağlamamızı söyleyecek mali kural. Ya da tam tersine diyelim ki sadece yüzde 2 büyüdük. Bu yılda da yine yüzde 5'lik eşik değerden 3 puan daha altta kaldığımız için bunun 3'te 1'i kadar, yani yüzde 1'lik daha fazla bütçe açığı belirleyeceğiz. Yani bir bakıma işlerin iyi gittiği yıllarda, yüzde 5'in üzerinde büyüdüğümüz yıllarda
tasarruf edeceğiz, ama yüzde 5'in altında büyüdüğümüz yıllarda da o tasarruf ettiğimiz miktarlar kadar bütçemizde daha fazla açık vermeye izin vereceğiz. Yani ekonomik döngülerle ters çalışan bir bütçe dengesidir" .
"AMACIMIZ TÜRKİYE EKONOMİSİNİN ÖZEL SEKTÖR ELİYLE BÜYÜMESİNİ SAĞLAMAK"
Mali kuralla bir hedef konulduğunu, bunun da yüzde 1 olduğunu ifade eden Babacan, hedefin bazı zorluklarla karşılaşabileceğini belirterek, "Amacımız, Türkiye ekonomisinin özel sektör eliyle büyümesinin sağlanmasıdır. Kamunun uzun vadede ne yapacağını açıkladığı zaman, özel sektöre de daha uzun vadeli bir perspektifin getirildi. Ben kuvvetle inanıyorum ki bu mali kuralın uygulanmasıyla beraber tedrici olarak göreceksiniz hem içeride hem dışarıda Türkiye'de kaynak vadeleri uzayacaktır. Özel sektörümüz çok
daha uzun vadeli ve daha düşük maliyetleri kaynaklara içeriden ve dışarıdan ulaşabilecektir. Zaten bizim de amacımız Türkiye'yi özel sektör eliyle büyütmek'' şeklinde konuştu.
Orta Vadeli Program (OVP) ve Orta Vadeli Mali Plan'da (OVMP) mali kurala göre saptanan genel yönetim açık tavanının belirleneceğini belirten Bakan Babacan, "Söz gelimi 2011 ile ilgili bir büyüme öngördük ancak, bütçe dönemi geldiğinde bu öngörümüz değişti, yarım puan, 1 puan aşağı indi, yukarı çıktı. Bu durumda mali kural çerçevesinde hedeflerin revizyonu gerekecek. Mali Kural'dan sapma olup olmadığı da o yıl için gerçekleşen genel yönetim açığının GSYİH oranı ile kesin tavan mukayese edilerek yapılacak"
diye konuştu.
Babacan, uygulama sırasında farklı ihtiyaçların çıkması ve öngörülmeyen gelişmeler olması halinde ise şu bilgileri verdi:
"O tedbirleri alıp, ne olursa olsun yılsonunda öngörülen hedeflere ulaşmanın gereği ne ise yapılacak. Tabii afet, tehlikeli, salgın hastalıklar, ağır ekonomik ve finansal bunalım durumlarında olağanüstü hal ilan edilmesi halinde, doğrudan olağanüstü haller için yapılacak ve bütçede öngörülmeyen ilave merkezi yönetim harcamaları Mali Kural kapsamı dışında tutulacak."
3 AYLIK İZLEME RAPORLARI HAZIRLANACAK
Maliye Bakanlığı'nın 3'er aylık ve yıllık dönemlerde Mali Kural İzleme Raporu hazırlayarak bunu kamuoyuna duyuracağını bildiren Bakan Babacan, hazırlanacak diğer raporlar hakkında şu bilgiyi verdi:
"Şeffaflık ilkesi gereği, hedefle uyumlu muyuz değil miyiz bu da düzenli olarak ortaya konacak. Kit'ler 3'er aylık ve yıllık olarak Hazine Müsteşarlığı tarafından raporlanacak ve kamuoyuna açıklanacak. Emeklilik ve genel sağlık sigortalarının uzun dönemli aktüeryal dengelerini içeren hesaplar, rapor hazırlanarak her yıl kamuoyuna kamuoyu ile paylaşılacak."
Mali kural ile ilgili uygulamanın doğruluğunu güvenilirliğini ve önceden belirlenmiş standartlara uygun olup olmadığının denetimini Sayıştay'ın yapacağını bildiren Babacan, ''TBMM adına denetim yapan Sayıştay, Mali Kural'ın uygulanması ile ilgili denetimi de yapacak. Mali Kural Yasasını çıkaran Meclisimiz. Bütçe hakkı zaten Meclis'in, bunların uygulanması ile ilgili denetimi TBMM ve ona bağlı olan Sayıştay'a vermiş oluyoruz'' dedi.
MAHALLİ İDARELERİN DIŞ BORÇLANMASINA YASAL DÜZENLEME İLE SINIRLANDIRMA
Mahalli idarelerin limiti aşan iç borçlanmalarında İçişleri Bakanlığı'nın yanı sıra Hazine Müsteşarlığı'nın da uygun görüşünün alınacağını açıklayan Bakan Babacan, şöyle devam etti:
''Burada yasalarımızda mahalli idarelerin, gerek belediyelerin gerekse il özel idarelerinin olsun borçlanmalarıyla ilgili düzenlemeler var. Bu düzenlemeler bir bakıma onların kendi uymaları gereken kurallar. Ancak kanunlarımızda bazı istisna maddeleri var. Bu istisnalar ile alakalı burada İçişleri Bakanı ve Hazine Müsteşarlığı'na bir bakıma yetki vermiş oluyoruz. Çok çok özel durumlarda, ancak bu her iki kurumun da uygun görüşü ile bu istisnalar geçerli olacak. Mahalli idarelerini dış borçlanma limitinde
de bazı istisnalar var. Bunu da yasal düzenleme ile sınırlandırıyoruz.''
