Kadınların 'Cinsel' İstismarı
Mersin Sosyal Hizmetler İl Müdürü Azmi Gülşen, kadının cinsel bir nesne gibi görülmesine tüm dünyada zemin hazırlayan ve yasal olmayan işletmelerin yanı sıra bu alanda faaliyet yürüten menfaat grupları olduğunu belirterek, bu ayıba karşı herkesin ortak hareket ederek, buna bir son vermesi gerektiğini söyledi

Gülşen, 'Dünya Kadınlar Günü' kutlamaları kapsamında Cumhuriyet Meydanı'nda düzenlenen törende yapmış olduğu konuşmasında, kadın haklarına yönelik olarak son yıllarda yapılan yasal düzenlemelerin Mersin'de de olumlu sonuçlar doğurduğuna dikkat çekti. Bu noktada da kentteki altyapı eksikliğin giderilmesi adına oldukça önemli adımlar atıldığını anlatan Gülşen, 2005 yılında yapımı tamamlanarak hizmete sunulan 'Kadın Konukevi'nin mevcut kapasitesinin yetersiz kalması sebebiyle ikinci bir konukevinin
önümüzdeki günlerde açılacağını duyurdu. Gülşen, "İlk Kadın Konukevi'ni bir ilk adım istasyonu olarak değerlendireceğiz. Müracaat eden kadının hangi hizmetimizden yararlanacağına karar verdikten sonra diğer konukevimize nakledip etmeyeceğimize karar vereceğiz. Artık 30 kapasitemiz var. Bu durum, Mersin'in ihtiyacının bir süre giderilmesini sağlayacağı gibi sorunun bilimsel bir yaklaşımla çözüme kavuşturulmasına da katkı sunacaktır" dedi.
Mersin'de cinsel istismara uğrayan kızlara yönelik olarak 'Kız Bakım ve Sosyal Rehabilitasyon Merkezi'nin geçtiğimiz aylarda açıldığını hatırlatan Gülşen, bunun yanında kadınların eğitimine yönelik olarak da devasa büyüklükteki 3 ayrı toplum merkezini faaliyete geçirdiklerini dile getirdi. Azmi Gülşen, şu anda yüzlerce kadın ve çocuğun söz konusu merkezlerden faydalanarak mesleki kursların yanı sıra eğitim çalışmalarına da katılım gösterdiklerini, merkezlerde ayrıca biçki-dikiş, terzilik, aşçılık,
berberlik, kuaförlük, okuma-yazma, aerobik ve müzik derslerine yönelik kurslar yürütüldüğünü, kadın ve insan hakları, aile içi iletişim, şiddet ve sağlık konularında da seminerler düzenlendiğine dikkat çekti.
Dezavantajlı kadınların meslek edindirilmesine yönelik olarak hayata geçirilen 'Deniz Yıldızı Projesi' ile birlikte toplam 60 kadının meslek sahibi olduğu bilgisini de veren Gülşen, Hollanda Sosyal Hizmetleri ile 'Kadına Karşı Şiddete Hayır (DOVE) Projesi' kapsamında başlatılan çalışmaların sürdürüldüğünü, Mersin, Adana ve Ankara'nın da projeye ortak olduğunu hatırlattı. Gülşen, kentte bulunan 'Aile Danışma Merkezi'ni güçlendirdiklerini, bu merkez aracılığıyla da kentte ilk defa alan taraması yapılarak,
ailedeki bir takım olumsuzlukların önceden tespit edilerek, acil tedbirlerin alınması noktasında gereken adımları atacaklarını açıkladı.
Aile ve kadın sorunlarıyla ilgili olarak önemli bir mesafe kat ettiklerine inandığını dile getiren Gülşen, ancak uzun yıllar ihmal edilmiş olan bir alandaki eksikliklerin bir anda giderilmesinin kolay olmadığını vurguladı. Gelişmiş ülkelerde uygulanan yasalar ve geliştirilen kurumsal yapıların Türkiye'de de mevcut olduğuna işaret eden Gülşen, asıl önemli olanınsa söz konusu kurumların işler kılınması olduğunu kaydetti.
Gülşen, "Kadın-erkek eşitliğiyle ilgili yasal mevcut açısından artık bir sıkıntı kalmamasının yanında insanlarımızdaki anlayışın değişmesi belli bir zaman alacak. Bu konuda herkese sorumluluklar düşüyor. Kadının cinsel bir nesne gibi görülmesine tüm dünyada zemin hazırlayan ve legal olan, adını saymak istemediğim işletme türleri ve faaliyet yürüten menfaat grupları var. Umarım bu ayıba karşı ortak anlayışlar gelişir ve bütün insanlık ortak hareket ederek bu ayıbı ortadan kaldırır. Aksi takdirde mevzuat
değişikliği, kadına sahip çıkan kurumların artması gibi çalışmalar mevcut anlayışı değiştirmeye yetmeyeceği gibi polisiye önlemler de yetersiz kalacak. Her insan anne kucağında başlar hayata ve hayatı anneyle tanır. Anne, istismar edilir mi? Anne horlanır mı? Anneye saygıda kusur edilir mi? Bu sebeple biz erkeklerdeki anlayış değişikliğini sağlayacak olan da yine kadınlardır" diye konuştu.
(SNK-EA-Y)
