Kanser Haftası
Mersin İl Sağlık Müdürü Çağlar Çatak, kanserle mücadelede en etkili yöntemlerin başında, kanser konusunda toplumun farkındalığının sağlanması ve toplum bilincinin geliştirilmesinin geldiğini söyledi.
Çatak, 'Kanser Haftası' nedeniyle yaptığı açıklamada, halk sağlığı açısından bakıldığında kanserin, en çok ölümle sonuçlanan bir hastalık olup, sebebi bilinen ölümler sıralamasında kalp ve damar hastalıklarından sonra 2. sırada yer aldığını belirtti. Öldürücü olması, bıraktığı sakatlıklar ve tedavideki yüksek maliyetler nedeniyle de kanserin, ülke ekonomisi ve iş gücünde çok ağır kayıplara neden olduğuna dikkat çeken Çatak, "Bu özellikleriyle kanser günümüzde önemli bir halk sağlığı sorunu olarak gündemdeki yerini korumaktadır. Kanserle mücadelede en etkili yöntemlerin başında, kanser konusunda toplumun farkındalığının sağlanması ve toplum bilincinin geliştirilmesi gelmektedir. Günümüzde özellikle bu hedefe yönelik kanser eylem planları yapılmakta, tütün kontrolü, dengeli beslenme, fizik aktivite ve korunma odaklı kanser mücadele stratejileri oluşturulmaktadır" dedi.
Kanserin, kontrolsüz çoğalan hücrelerin normal işlevi olan sistemleri bozmaları sonucu ortaya çıkan, 200'den fazla türü tanımlanan bir hastalık grubu olduğunu hatırlatan Çatak, "Kanser belirtileri ortaya çıktıktan sonra artık hastalığın ilerlediği anlaşılır. Amaç, bu belirtiler ortaya çıkmadan hastalığın çok erken dönemde yakalanmasıdır. Kanserin oluştuğu yere göre belirtileri vardır. Vücudun herhangi bir yerinde ele bir şişkinliğin gelmesi; ses kısıklığı, inatçı öksürük, idrar ve dışkılama düzeninde değişiklik, derideki benlerin şekil, büyüklük ve renk değişiklikleri, kapanmayan yaralar, herhangi bir yerde kanama, nedeni açıklanamayan ateş ve zayıflama kanser belirtisi olabilir" diye konuştu.
En sık görülen kanserlerin erkeklerde akciğer, prostat ve kalın bağırsak kanseri, kadınlarda ise meme, rahim ağzı, akciğer ve kalın bağırsak kanseri olduğunu ifade eden Çatak, fazla bira içenlerde kalın bağırsak-rektum kanserlerinin daha fazla görüldüğünü, sert içkileri fazla tüketenlerde ağız, baş ve boyun kanserleri, alkol tüketimi fazla olanlarda da karaciğer kanserinin sıklıkla görüldüğünü belirterek, sigara ile birlikte alkol alışkanlığının kanser riskini daha da fazla artırdığını kaydetti.
Çatak, kanserden korunma yollarını ise şöyle sıraladı; "Yeterli ve dengeli beslenmeli, öğünlerde sebze ve meyveler olmalıdır. Uygun vücut ağırlığı sağlanmalı ve sürdürülmelidir. Rafine tahıllar ve şeker yerine tam taneli tahıllar tercih edilmelidir. Özellikle yağı yüksek ve işlenmiş kırmızı et tüketimi sınırlandırılmalıdır. Kırmızı et yerine balık, tavuk, kuru baklagiller tercih edilmelidir. Yağ alımının azaltılması için yemekler az yağla pişirilmeli, et yemekleri yağ eklenmeden kendi yağlarlı ile pişirilmeli, kızartma, kavurma gibi pişirme yöntemleri yerine haşlama, fırında pişirme yöntemleri tercih edilmelidir."
Her türlü kanserin, erken teşhis edildiği takdirde tedavisinin mümkün olduğunu vurgulayan Çatak, "Tedavide başarı; kanserin cinsi, yaygınlığı ve tedavisinin düzenliliğine bağlıdır. Kanser tedavisinde kullanılan başlıca yöntemler cerrahi, ışın tedavisi, kimyasal tedavi ve immünoterapidir. Birçok durumda hastalığın cinsi ve yaygınlığına göre bu yöntemler birlikte kullanılırlar. Erken tanı konusunda toplum gün geçtikçe bilinçlenmektedir. Kazanılan duyarlılık sayesinde toplam kanser vakaları içerisinde erken teşhis edilenlerin sayısı artmaktadır. Kanser, erken tanındığı takdirde tedavisi mümkün bir hastalıktır. Onun için kişilerin kanserden korkmadan, sağlıklı iken her yıl düzenli olarak kontrollerini yaptırmaları gerekir" dedi.
Kanserin, kontrolsüz çoğalan hücrelerin normal işlevi olan sistemleri bozmaları sonucu ortaya çıkan, 200'den fazla türü tanımlanan bir hastalık grubu olduğunu hatırlatan Çatak, "Kanser belirtileri ortaya çıktıktan sonra artık hastalığın ilerlediği anlaşılır. Amaç, bu belirtiler ortaya çıkmadan hastalığın çok erken dönemde yakalanmasıdır. Kanserin oluştuğu yere göre belirtileri vardır. Vücudun herhangi bir yerinde ele bir şişkinliğin gelmesi; ses kısıklığı, inatçı öksürük, idrar ve dışkılama düzeninde değişiklik, derideki benlerin şekil, büyüklük ve renk değişiklikleri, kapanmayan yaralar, herhangi bir yerde kanama, nedeni açıklanamayan ateş ve zayıflama kanser belirtisi olabilir" diye konuştu.
En sık görülen kanserlerin erkeklerde akciğer, prostat ve kalın bağırsak kanseri, kadınlarda ise meme, rahim ağzı, akciğer ve kalın bağırsak kanseri olduğunu ifade eden Çatak, fazla bira içenlerde kalın bağırsak-rektum kanserlerinin daha fazla görüldüğünü, sert içkileri fazla tüketenlerde ağız, baş ve boyun kanserleri, alkol tüketimi fazla olanlarda da karaciğer kanserinin sıklıkla görüldüğünü belirterek, sigara ile birlikte alkol alışkanlığının kanser riskini daha da fazla artırdığını kaydetti.
Çatak, kanserden korunma yollarını ise şöyle sıraladı; "Yeterli ve dengeli beslenmeli, öğünlerde sebze ve meyveler olmalıdır. Uygun vücut ağırlığı sağlanmalı ve sürdürülmelidir. Rafine tahıllar ve şeker yerine tam taneli tahıllar tercih edilmelidir. Özellikle yağı yüksek ve işlenmiş kırmızı et tüketimi sınırlandırılmalıdır. Kırmızı et yerine balık, tavuk, kuru baklagiller tercih edilmelidir. Yağ alımının azaltılması için yemekler az yağla pişirilmeli, et yemekleri yağ eklenmeden kendi yağlarlı ile pişirilmeli, kızartma, kavurma gibi pişirme yöntemleri yerine haşlama, fırında pişirme yöntemleri tercih edilmelidir."
Her türlü kanserin, erken teşhis edildiği takdirde tedavisinin mümkün olduğunu vurgulayan Çatak, "Tedavide başarı; kanserin cinsi, yaygınlığı ve tedavisinin düzenliliğine bağlıdır. Kanser tedavisinde kullanılan başlıca yöntemler cerrahi, ışın tedavisi, kimyasal tedavi ve immünoterapidir. Birçok durumda hastalığın cinsi ve yaygınlığına göre bu yöntemler birlikte kullanılırlar. Erken tanı konusunda toplum gün geçtikçe bilinçlenmektedir. Kazanılan duyarlılık sayesinde toplam kanser vakaları içerisinde erken teşhis edilenlerin sayısı artmaktadır. Kanser, erken tanındığı takdirde tedavisi mümkün bir hastalıktır. Onun için kişilerin kanserden korkmadan, sağlıklı iken her yıl düzenli olarak kontrollerini yaptırmaları gerekir" dedi.
