Türkiye-suriye Arasındaki 'Altın' Sorunu

Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Şerafettin Aşut, Türkiye ile Suriye arasındaki ikili anlaşmalarda altın ihracatı konusunda herhangi bir sıkıntı olmamasına rağmen bu ülkeye ihracat yapılamadığını söyledi

Türkiye-suriye Arasındaki 'Altın' Sorunu
Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Şerafettin Aşut, Türkiye ile Suriye arasındaki ikili anlaşmalarda altın ihracatı konusunda herhangi bir sıkıntı olmamasına rağmen bu ülkeye ihracat yapılamadığını söyledi. Aşut, Suriye'de bakanlar nezdinde gerçekleştirilen üst düzey temaslarda sorunun kısa bir sürede aşılarak, Türkiye'den mücevherat, altın ve gümüş gibi ürünlerin ihracatı önündeki engellerin aşılacağı sözünün kendilerine verildiğini açıkladı.

MTSO tarafından, Devlet Bakanları Faruk Nafiz Özak ile Zafer Çağlayan'ın da katılımıyla Suriye'nin başkenti Şam'da organize edilen; 'Mersin Tanıtım Günleri' sona erdi. 23-24 Mart 2010 tarihleri arasında Dedeman Damascus Otel'de gerçekleştirilen etkinliği değerlendiren Aşut, program kapsamında Suriyeli üst düzey yetkililerle oldukça önemli temaslar bulunduklarını ve iki ülke arasında yaşanan sorunların çözümü noktasında da çok ciddi adımlar atıldığını kaydetti. Suriye'ye 40 ayrı sektörde faaliyet gösteren 40 firma ve toplam 130 işadamıyla birlikte Mersin'in tüm yönlerini ortaya koymaya çalıştıklarını belirten Aşut, organizasyonun da Türkiye kanadında; 'Mersin'in, Suriye çıkartması' olarak yorumlandığını anlattı. Mersinli işadamlarıyla birlikte Suriye'de nasıl iş yapılabileceğini tüm Türkiye'ye gösterdiklerini savunan Aşut, artık topun işadamlarında olduğunun altını çizdi.

"SURİYE'YE ALTIN İHRACATI ÖNÜNDEKİ ENGELLER AŞILACAK"

Türkiye ile Suriye arasında imzalanan; 'Serbest Ticaret Anlaşması'nın ardından bu ülkeye gerçekleştirilen ihracatta artış yaşandığına dikkat çeken Aşut, buna rağmen Suriye'ye altın ihraç edemediklerini vurguladı. Aşut, iki ülke arasındaki ikili anlaşmalarda altın ihracatı konusunda herhangi bir sıkıntı olmamasına karşın, Suriye'ye altın ihracatı yapılamadığını, Mersin'de altın üreten ve işleyen firmaların da, ürünlerini ilk olarak Duabi'ye ötürüp, burada pazarladığını, Suriyeli firmaların da Türk firmalarının ürünlerini Dubai'den alıp, kendi ülkelerinde pazarladıklarını dile getirdi.

Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracat Genel Müdürlüğü ile daha önce yapmış oldukları görüşmelerde, Mersin'deki altın üretme ve işleme sektörünün, Suriye'de ürünlerini pazarlayabilmesi yönünde çalışmalarda bulunduklarını hatırlatan Aşut, bakanlar nezdinde yapılan görüşmelerde sorun ve sıkıntıların ele alınarak, Türkiye'nin Suriye'ye altın ihraç edebilmesi konusunda önemli mesafeler alındığını belirtti.

Şerafettin Aşut, "Suriye'nin altın ithalatı yapabilmesi için Suriyeli yetkililer gerekli kanuni düzenlemeleri yaptıklarını dile getirdi. Çok kısa bir zaman diliminde Türkiye'den yapılması öngörülen; mücevherat, altın ve gümüş gibi ürünlerin ihracatı önündeki engellerin de aşılacağı tarafımıza iletildi. Bu bizim için, bir başka ifadeyle de Mersin için önemli bir kazanımdır. Ama her şeyden önce Türkiye olarak bundan faydalanacağız. Altın üretiminde sektörel anlamda Mersin açısından oldukça iyi bir noktadayız ancak Tarsus, Adana, Kahramanmaraş, Gaziantep gibi kentlerimiz de bu alanda ileri seviyede. Pazarımızı birlikte paylaşabiliriz" dedi.

"SURİYE'YE YATIRIM YAPMAZ, BİRLİKTE HAREKET ETMEZSEK ÇOK ŞEY KAYBEDERİZ"

Dönem dönem müteahhitlerin Suriye'ye giriş ve çıkışlarında bir takım sorunlar yaşandığını hatırlatan Aşut, yapılan yazışmalarla birlikte gerekli adımların atıldığını Suriye kanadında 'Konut Kanunu' adı altında bir kanunun yürürlüğe gireceğini, böylelikle ülkede konut alanında yatırım yapmak isteyen firmanın kendisine Suriyeli bir ortak bulma zorunluluğunun da ortadan kaldırılacağını söyledi. Bu durumun Türkiye açısından oldukça önemli bir kazanım olduğunun altını çizen Aşut, Suriye'deki arazilerin büyükbir çoğunlunun devlet arazisi olduğuna dikkat çekerek, kanunun da burada yapılacak çalışmalara katkı sunacağını kaydetti.

Aşut, "Eğer Suriye'de yatırım yapamaz ve bölgede birlikte hareket edemezsek işte o zaman kaybımız çok büyük olacak. Şu anda Suriyelilerin, gümrük vergilerinin düşürülmesine bağlı olarak Türkiye'nin bölgeyi sömürge haline getireceği yönünde bir önyargıya sahipler. Bizzat bakanlık yetkilileri de bu konuyu bize aktarıyorlar. Tüm bu önyargıları ortadan kaldırabilmemiz için Türk işadamları olarak mutlaka Suriye'de yatırım yapmak zorundayız. Bunu biz de doğru bir strateji olarak değerlendiriyoruz. Tıpkı Avrupa Birliği (AB) burada da Arap Birliği var. Suriye'de yapılacak olan herhangi bir yatırım Libya'da, Mısır'da, Ürdün'de bizim önümüzü açacaktır" diye konuştu.

"TÜRKİYE İLE SURİYE ARASINDA ORTAK BİR SİNERJİ OLUŞTURULMALI"

Türkiye'nin eksikliğini hissettiği şeylerin Suriye'de, Suriye'nin de aradığının Türkiye'de olduğuna işaret eden Aşut, Türkiye ile Suriye arasında kaynaşmanın sağlanıp, ortak bir sinerji oluşturulması halinde de her iki tarafın oldukça önemli kazanımlar elde edebileceğini savundu. Aşut, 'Mersin Tanıtım Günleri' ile birlikte gerçekleştirilen ikili görüşmelerde başta sağlık olmak üzere e turizm, hazır giyim ve konfeksiyon, tarım-gıda sektörlerinde de yapılan ikili görüşmelerde de önemli adımlar atıldığı bilgisini de verdi. Özellikle Suriye'ye gerçekleştirilen su ihracatında çok yüksek vergi oranları olduğunu, bu oranların düşürülmesi için üst düzey yetkililerle çok önemli temaslarda bulunduklarını anlatan Aşut, yapılan görüşmelere bağlı olarak da Suriye'de gerekli adımların atılmasını beklediklerini söyledi. Aşut, konuşmasını şöyle sürdürdü; "Böyle büyük bir organizasyonda; bakanlar ve milletvekilleri düzeyinde Mersin güçbirliği oluşturarak Suriye'ye geldiği zaman diğer kentlerin de bizi desteklediğini gördük. Bu bizim için çok önemliydi ve biz bunu gerçekleştirdik."