Tekstil Ve Hazır Giyim Sektörü İkinci Baharını Yaşıyor

Tekstil ve Hazırgiyim Sektör Kurulları'nın Denizli'de yapılan ortak toplantısında, zarar etme pahasına pazarlarını koruyan sektörün, bu özeverisinin meyvelerini bugün yemeye başladığı ve tekstil ve hazır giyimin ikinci baharını yaşadığı belirtildi

Tekstil Ve Hazır Giyim Sektörü İkinci Baharını Yaşıyor
Tekstil ve Hazırgiyim Sektör Kurulları'nın Denizli'de yapılan ortak toplantısında, zarar etme pahasına pazarlarını koruyan sektörün, bu özeverisinin meyvelerini bugün yemeye başladığı ve tekstil ve hazır giyimin ikinci baharını yaşadığı belirtildi.
Türkiye'nin ihracat ve istihdamda lokomotif sektörü tekstil ve hazır giyim sektörünün çatı kuruluşu Hazırgiyim Sektör Kurulu ve Tekstil Sektör Kurulu, Denizli İhracatçılar Birliği'nin (DENİB) ev sahipliğinde toplandı. DENİB Başkanı Süleyman Kocasert'in ev sahipliği yaptığı toplantıya, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkan Vekili ve Hazırgiyim Sektör Kurulu Başkanı Ahmet Akbalık, İstanbul Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanı Hikmet Tanrıverdi, İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri
İhracatçıları Birliği Başkanı İsmail Gülle, Uludağ Tekstil İhracatçıları Birliği Başkanı İbrahim Burkay, Uludağ Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birlii Başkanı Şenol Şenkaya, Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği Başkanı Sabri Ünlütürk, Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanı Emre Kızılgüneşler ve Akdeniz Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanı Tarık Bozbey'in yanı sıra işadamları ve davetliler katıldı. DENİB Binasında yaklaşık 3 saat süren sektör
toplantısının ardından ortak açıklama okundu. DENİB Başkanı Süleyman Kocasert, Denizli'nin ekonomik verileriyle ilgili yaptığı sunumun ardından ortak basın toplantısına geçildi. Toplantının ilk konuşmasını yapan DENİB Başkanı Süleyman Kocasert, yaptıkları özverinin meyvelerini toplamaya başladıklarını belirterek, "Tüm tekstil ve hazır giyim sektörü ikinci baharını yaşıyor. Türkiye'ye ciddi bir dönüş var. Dünya ticaretinin gerilediği bir dönemde Türk tekstil ve hazır giyim sektörü yüzde 20'lik talep
patlamasıyla karşı karşıyadır. İhracatını yüzde 12 arttırması bunu delillendiriyor" dedi.
Tekstil sektörünün kriz öncesine göre 3 puanlık artışla yüzde 18 rakamını yakaladığını ve ihracatın yüzde 85'ini euro bölgesine gerçekleştirdiğini belirten Kocasert, "Euro bölgesindeki daralma, üzerimizdeki kur baskısı ve enflasyona rağmen yüzde 10'luk büyüme gerçekleştirdik. Rekabetçiliğimizi sürdürebilmemiz için rehavete kapılmadan doğru adımlar atılması gerekiyor. İkinci baharını yaşayan sektör için sürdürülebilir rekabet iklimi şart" dedi.

'MADE IN CHINA' DÖNEMİ BİTTİ
Çin başta olmak üzere Uzak Doğu ülkelerinin ucuz iş gücünün sağladığı avantajlarda son noktaya geldiğini belirten DENİB Başkanı Süleyman Kocasert, "Bu ülkelerin iç pazarı ciddi bir tüketici haline geldi. Düşünün, son 10 yılda 2 haneli büyüme kaydeden bir ülkenin vatandaşlarının refah seviyesinde de asgari ücrette de artış var. İç piyasada canlanma var. Uzak Doğu'da belli bir nüfus var ki 'Made In Chına' etiketli ürün almak istemiyor. Üzerinde Made In Turkey yazan dünya markalarını tercih ediyorlar. Çin
ürünlerine hiç talep gelmemesi üzerine markalar Türkiye'ye geri dönüp üretimlerini Türkiye'de devam ettiriyor. Bizden yana esen bu rüzgarın ekonomik kazanca dönüşmesi için Made In Turkey algısını güçlendirecek projeleri hayata geçirmemiz gerekiyor" dedi. Tekstil ve hazır giyim sektörü olarak Türkiye dışında üretim yapmak istemediklerini ifade eden Kocasert, "Tüm istihdamımızı bu ülkede yapmak istiyoruz. Bunun için de rekabetçiliğin arttırılmasını istiyoruz. Sürdürülebilir rekabetin sağlanması için
gerekli altyapının oluşturularak rakip ülkelerle rekabeti sağlayacak düzenlemeler yapılmasını istiyoruz. Biz pamukta ve dolayısıyla iplikte yaşanan fiyat artışını avantaj haline getirebiliriz. Özellikle Denizli için önemli olan dünyanın en büyük ev tekstili fuarı Heimteks Fuarı öncesi firmalarımız ortak bir fiyat stratejisi ortaya koyabilirlerse, büyük bir avantaj ve fırsat yakalarız. Kriz öncesi 2008 rakamlarını yakalayan ilk sektörlerden biri de hazırgiyim ve tekstil sektörü olarak bundan gurur duyuyoruz"
dedi.
İstanbul Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanı Hikmet Tanrıverdi, birlik ve beraberlik içerisinde çalışmalarını sürdürdüklerini belirterek, "Bundan sonra da birlik ve beraberlik içinde çalışmalarımızı sürdürmeliyiz. Türkiye'de tekstil ve hazır giyim sektörü hala birinci sektör. İhracat içerisinde, diğer sektörlerle aramızda fark var. 24 milyar dolarlık bir ihracatımız var. Hep birlikte bu ihracatı daha yukarıya taşımalıyız. Bu konuda büyük hedefler koyduk" dedi.
Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanvekili ve Hazırgiyim Sektör Kurulu Başkanı Ahmet Akbalık ise şu andaki konjonktürün tamamen kendilerine dönmüş durumda olduğunu kaydederek, "Özellikle Avrupa'daki alıcıların Uzak Doğu'dan kaçıp Türkiye'ye gelmeleri bizim için büyük avantaj" dedi.
İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği Başkanı İsmail Gülle, Türkiye'deki bu olumlu tabloya herkesin sahip çıkması gerektiğini belirterek, "Sektöre verilmeyen desteğin bundan sonra verilmesi gerekir. Türkiye şu anda çok popüler. İnanıyorum ki aynı performansı gösterecek olsak bile önümüzdeki yıl ihracatımız yüzde 20 daha artacak. Hammadde artışları fiyatlara yansıyacak, aynı malı daha yüksekten satma imkanı yakalayacağız. Bunun üzerine bir de yüzde 15'lik artış yakaladığımız zaman 25-26
milyar dolarlık ihracat tablosunu görebiliriz. Bu da bu sektörün hala büyük enerjisi olduğunu gösteriyor" dedi.
Uludağ Tekstil İhracatçıları Birliği Başkanı İbrahim Burkay, şu anda sektör olarak ikinci baharı yaşadıklarını belirterek, "Önümüzdeki dönemlerde de bunun güçlenerek devam edeceğine inanıyoruz. Bu çok önemli. Denizli'nin ev tekstil sektöründeki bu güc-
Çin başta olmak ü, Türkiye'nin ev tekstili sektörünün dünyada ilk 3 ülke içinde yer almasında çok etkili" dedi.
Toplantının ardından sektör temsilcileri hatıra fotoğrafı çektirdiler.